TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Türkiye ile Azerbaycan, imzaladıkları Mutabakat Muhtırası[i] ile, medya alanında stratejik işbirliğine gitmiş, “Ortak Medya Platformu” oluşturmaya karar vermişler…

Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Ermenilerin başlattığı sınır çatışması olarak kendisini gösteren, daha sonra Azerbaycan’ın Ermenilerin işgalindeki Karabağ’ı bu işgalden kurtarmak içi giriştikleri Eylül-Kasım aylarındaki “cephe savaşına” dönüşen “Karabağ Savaşı”nda Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği açık ve net destekten sonra, öyle anlaşılıyor ki taraflar arasındaki stratejik işbirliği derinleşiyor.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik işbirliği, hiç şüphesiz yeni değildir. Yeni ya da dikkat çekici bulunan, bu işbirliğinin anlamlı ve teknik bir derinlik kazandığının düşünülmesidir.

Niye böyle düşünüldüğü, bu gelişmenin yol açtığı çağrışımlar ile ilgilidir. Bu çağrışımlar şunlardır:

i. Kullanılan tabir belki tam oturmamış olabilir ama, Ankara’yı, Bakü’yü “marke etme” peşinde görüyorum. Buna bağlı olarak da akla iki soru geliyor. Birinci soru, Kafkasya’yı acaba ne bekliyor sorusu; ikinci soru da, Ankara, Kafkasya bağlamında 3. aktörler ile örtülü bir çaba içinde olabilir mi sorusudur.

ii. Azerbaycan’ın jeopolitiği ve bölgesel sorunlar hatırlandığında, bir önceki paragraf ile bağlantılı olarak, haliyle akla İran ve Rusya geliyor.

iii. Yine ilk paragraf ile ilgili olarak, ABD Başkanı Biden’ın medyada “Türkiye taviz vermeye açık” şeklinde yer alan ifadesi ve bu nedenle AB’nin Türkiye’ye yönelik yaptırımları askıya aldığı-alacağı, yeni yaptırımların olmayacağı haberi de akla geliyor.

iv. Bu belirtilenlere bağlı olarak da, acaba, Ankara ve Bakü, iktidarlarını sürdürme için ABD’ye (Avrupa’ya) yanaşma ve desteğini kazanma peşinde olabilir mi sorusu akla geliyor. Çünkü her ikisi de çok uzun yıllardır ülkelerini yöneten AKP/Sayın Erdoğan iktidarı ile YAP/Sayın Aliyev iktidarı, ülkelerinde sıkıntı içindedirler.

Söz konusu gelişme ışığında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik işbirliğinin derinleşmekte olduğuna bakarken ayrıca şunlar da zihinde canlanıyor, şunları da görmek gerekir:

i. Sayın Erdoğan da, Sayın Aliyev de, hem Cumhurbaşkanı, hem de partilerinin Genel Başkanlarıdır. Ancak Sayın Erdoğan’dan farklı olarak, Sayın Aliyev’in muhterem eşleri Sayın Mihriban Aliyeva, hem Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı, hem de YAP’nin Genel Başkan Vekili’dir.

ii. AKP/Sayın Erdoğan iktidarı, bugüne kadar genelde, hangi ülke ile yakınlaşma içine girmişse, bunun sonu iyi olmamış, yakın oldukları ile sonra karşı karşıya gelmiştir. Dolayısıyla, ister istemez insanın aklına, acaba bugün aralarındaki stratejik işbirliğini derinleştiren Türkiye ile Azerbaycan da, yarın biri birlerinden uzaklaşır, araya soğukluk girer mi sorusu geliyor.

iii. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik işbirliğinin derinleşmekte olması uluslararası politika bağlamında yukarıdaki çağrışımlara yol açarken; Sayın İlham Aliyev’in, Cumhurbaşkanı 1. Yardımcısı ve partide Genel Başkan Vekili olan muhterem eşleri ve muhterem kızı ile birlikte, Karabağ’da işgalden kurtarılan yerlerdeki yerinde “inceleme” haberleri ve bu haberlere dair görüntüler, siyaset ve diplomasi bağlamında düşündürücü bulunuyor.

20 Mart 2021

[i] Bakınız: 20.3.2021 tarihli ve 31429 sayılı Resmi Gazete.


“TALİBANLI AFGANİSTAN”: “1 MART TEZKERESİ”, İRAN’IN “MOLLA DEVRİMİ” VE BAZI ÇAĞRIŞIMLAR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünlerde, Dünyada da, Türkiye’de de, ağırlıklı olarak, ABD’nin 20 yıl kaldığı Afganistan’dan çekilmesi ve Afganistan’ın Taliban’ın kontrolüne girmesi (“Talibanlı Afganistan”)konuşuluyor. Bu bağlamda, değinme ihtiyacını duyduğum hususlar-çağrışımlar var. “Talibanlı Afganistan”, bana, ilk olarak, 2003’teki “1 Mart Tezkeresi”ni çağrıştırıyor. ABD’nin, 2001’de Afganistan’a ve 2003’te Irak’a müdahale gerekçeleri… Ve ABD’nin 20 yıl kaldığı

HUDSON INSTITUTE: ABD’NİN AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Amerikan düşünce kuruluşu Hudson Enstıtute, Afganistan’da bugün yaşananlarla ilgili olarak, “Şimdi ne olacak? Afganistan’daki Amerikan Yenilgisinin Küresel Sonuçları”[i] başlıklı bir çalışma yayınlamış. Burada, bazı ufak eklemeler ile bu çalışmanın genel olarak tercümesine yer verilmiş ve sonlarda da kısa yorum ve değerlendirmede bulunulmuştur. Hudson Instıtute uzmanları Nadia Schadlow, Robert Greenway, Michael

İKİNCİ S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİN ALINMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünkü medyada, Türkiye’nin Rusya’dan ikinci bir S-400 hava savunma sistemi alacağı, buna dair pazarlıkların sürdüğü, tarafların anlaşmaya yakın olduğu yer alıyor. Bu yazının kaleme alındığı an itibarıyla, bu habere Ankara’dan yalanlama gelmediğini biliyorum. Şahsen, haberin doğruluğunu teyit etme imkânım bulunmamaktadır. Eğer doğru ise, çok dikkat çekici ve düşündürücü bulunması gereken

AFGANİSTAN’IN KUZEYİ: TALİBAN, ABD, ÇİN VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Taliban’ın, Afganistan’ın kuzeyinde, Özbekistan’ın güneyinde kalan Şibirgan kenti ile, Tacikistan’ın güneyinde kalan Kunduz kentini ele geçirdiği, ABD’nin de B-52 bombardıman uçakları ile Şibirgan’daki Taliban mevzilerini bombaladığı ifade ediliyor[i]. Afganistan kuzeyinde, Taliban’ın ele geçirdiği Şibirgan ve Kunduz vilayetleri, bu nedenle ABD’nin B-52 uçakları ile bombaladığı ve “hayalet gambot uçakları”[ii] sevk ettiği

SURİYE’DE NELER OLUYOR, RUSYA NEYİN PEŞİNDE OLABİLİR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk İsrail’in, Suriye’deki Hizbullah ve İran bağlantılı hedeflere yönelik olarak 19 Temmuz’da başlattığı füze saldırıları, İsrail ile Rusya’yı karşı karşıya getirmiş gözüküyor[i]. Rusya’nın Suriye’deki “Muhalif Tarafları Uzlaştırma Merkezi” Başkan Yardımcısı General Vadim Kulit, İsrail’in Halep yakınlarına fırlattığı sekiz füzeden yedisinin, Humus yakınlarına fırlattığı dört füzenin hepsinin, Rus füze savunma sistemi tarafından

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.