Posts tagged as: Rusya



TALİBAN’DAN KAÇAN AFGAN ASKERLERİNİN TACİKİSTAN’A SIĞINMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Batılı ülkeler askerlerini Afganistan’dan çeker ve diplomatik temsilciliklerini kapatır ya da küçültür iken, Afganistan’ın kuzeyinde, Bedahşan’da da, Taliban’dan kaçan Afgan askerlerinin komşu Tacikistan’a sığındığı, bu suretle Tacikistan’a sığınan Afgan asker sayısının bini aştığı ifade ediliyor[i].

Bedahşah’ın konumu çok stratejik, çok değerli. Çünkü Çin’in Sincan-Uygur Özerk bölgesine komşu; Afganistan, Wakhan koridoru üzerinden Çin’in “sorunlu” bu bölgesine açılıyor. Devamı…



NATO LİDERLER ZİRVESİ YAKLAŞIRKEN

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

14 Haziran’da Belçika/Brüksel’de NATO Liderler Zirvesi var. Bu zirve, Türkiye için olduğu kadar, NATO, AB ve ABD için de önemli. Ancak zirveye, Türkiye’de münhasıran, muhtemel Erdoğan-Biden ilk yüz yüze görüşmesi ve Türkiye’nin Biden Yönetimine yaklaşması açılarından bakılıyor. Türk medyasında, böyle bir genel görüntü var.

Elbette ki, zirvenin bir resmi gündemi var ve bu gündemde çok önemli konuların bulunduğu tahmin edilebiliyor, gelişmelerden çıkarabiliyor: NATO’nun yeni stratejik konsepti, Afganistan, İran, Ukrayna, Çin, Rusya, küresel ısınmanın küresel savunma ve güvenliğe etkisi, bütün bu konular ışığında NATO içinde mali yük paylaşımının gözden geçirilmesi, yeni askeri yapılanmalar ve yeni kuvvet konuşlandırmaları/kuvvet takviyeleri… Bunlar zirvenin muhtemel gündem maddeleri olarak akla gelen konular. Devamı…



ABD’NİN “ASILSIZ” ERMENİ İDDİALARINA İTİBAR ETMESİNİ ANLAMA, ABD’Yİ VE BAŞKAN BİDEN’I KINAMA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

I. Ermenilerin tarihi gerçekler ile bağdaşmayan ve uluslararası hukuk açısından dayanaktan yoksun, “asılsız” soykırım iddiaları, her 24 Nisan’da gündeme gelir, tartışılır, acaba ABD bu asılsız iddialara itibar eder mi diye merak edilirdi. En sonunda, bu 24 Nisan (2021)’da, ABD Başkanı Joe Biden, Ermenilerin asılsız iddialarına itibar etti. Hem de, Ermenilerin atalarının hikayelerini Amerikan topraklarına getirdiğine vurgu yaparak!… Yani Başkan Biden, karşı tezleri araştırmadan, yakın tarihteki Hocalı katliamını (soykırımını) görmeden, Ermenilerin atalarının ABD’ye getirdiği “hikâyelere” itibar etmeyi uygun görmüş (!) ve Osmanlı döneminde, 1915’de yaşanmış, olaylar için “soykırım” ifadesini kullanmış…

Başkan Biden, açıklamasında kullandığı “soykırım” ifadesi ile, “sözümona” Osmanlı dönemindeki sözde Ermeni soykırımında ölenleri anıyormuş!… Peki, sormazlar mı, madem öyle, ABD’nin önceki Başkanları niçin bu ifadeyi kullanmamıştı, Türkiye niye bu ifadenin kullanılmasına bugüne kadar şiddetle karşı çıkmıştı!… Demek ki, açıklama, Osmanlı döneminde sözde yaşananları anmakla ile sınırlı kalmıyor, kalmayacak… Devamı…



UKRAYNA GERGİNLİĞİ

Prof. Dr. Dr. Osman Metin Öztürk

Karadeniz’deki Rusya-Ukrayna gerginliğinde tansiyon yükseliyor gözüküyor.

Gerginlik tırmanırken, önce Ukrayna’dan savaş istenmediği açıklaması gelmiş; daha sonra Rusya’dan da aynı yönde bir açıklama gelmişti.[i] Ancak Ukrayna’dan ve Rusya’dan bu açıklamalar gelmiş iken; ABD de, bir yandan durumdan endişeli olduğunu, gelişmeleri yakından izlediğini ve Dışişleri Bakanının Ukrayna konusunu Avrupalı ortaklarla görüşmek üzere Avrupa turuna çıkacağını açıklamış[ii], diğer yandan da Karadeniz’e iki savaş gemisi göndermişti. O gemilerin bugünlerde Karadeniz sularına girmesi bekleniyor.

Bu arada,  NATO Genel Sekreteri de, Rusya’ya, Ukrayna sınırına konuşlandırdığı askerleri geri çekmesi çağrısında bulunuyor ki; NATO’dan gelen bu resmi açıklamayı ABD’nin Ukrayna yaklaşımından ayrı düşünmek, eşyanın tabiatına aykırı olacaktır.

Gelinen noktada, gerginlikte, Ukrayna’nın ön plandan arka plana geçtiği, ABD’nin ön plan çıktığı gibi bir tablonun ortaya çıkması üzerine; Moskova, hem ABD’yi uyarıcı ciddi bir açıklama yapmış, hem de Hazar Donanması’ndan 15 kadar savaş gemisini Karadeniz’e sevk etmiştir. İşler bu noktaya gelmiş iken, Biden ile Putin, telefonda Ukrayna’yı konuşmuştur. Bu telefon görüşmesi, Ukrayna gerginliğinin kazandığı ciddiyetin bir işareti olarak görülebilir. Devamı…



“KİŞİSELLEŞMİŞ” DEVLETLER ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İsrail’de, Netanyahu’nun 12. yıla giren iktidarında, ideolojinin ve siyaset felsefesinin arkalara gittiği, sağ ve sol ayrımının kalmadığı, bunların yerini “Netanyahu taraftarlarının” ve “Netanyahu karşıtlarının” aldığı belirtiliyor.

İsrail’de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen erken genel seçimin sonuçları ışığında yapılmış kısa analizde[i] geçen bu tespit, acaba,

i. küresel ölçekte bu yönde bir siyasal eğilimin varlığının işareti olarak görülebilir mi?

ii. Türkiye için de anlamlı bulunabilir mi? Devamı…



İYİ PARTİ’DEKİ GELİŞMELERİN DIŞ POLİTİKAYA DAİR ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İç politika ile dış politika arasındaki karşılıklı bağımlı ilişkiyi bilmeyen yoktur. Bu karşılıklı bağımlılık, son 30 yılda (Sovyetlerin dağılmasından sonra) dış politikanın iç politika üzerindeki ağırlığının arttığı bir şekle dönüşmüştür. İç politikalar, artık daha çok dış politikalar üzerinden yürütülür olmuştur. Öyle ki, bir taraftan Rusya’nın, Çin’in, hatta İran’ın bile, ABD’de yapılan son Başkanlık seçimine nüfuz etmeye (seçimi etkilemeye) çalıştığı ileri sürülüyor. Diğer taraftan Başkan Trump’ın seçim kampanyası sırasındaki bazı dış politika tasarrufları, Başkanlık seçimini lehine etkileme amaçlı olarak görülebiliyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)/Sayın Erdoğan iktidarının, 2002’de nasıl iktidara geldiğini de biliyoruz, herkes hatırlıyordur.

Dünyada ve Türkiye’de durum böyle olunca, Türkiye’de iç politikaya ilişkin gelişmeleri, dış politikadan (uluslararası ilişkilerden) bağımsız olarak düşünmek ve değerlendirmek yanlış olacaktır. Çünkü bu, sağlıklı, isabetli sonuçlara ulaşılmasına, yani ileriyi isabetle öngörmeye manidir.

İşbu yazı, belirtilen çerçevede, İyi Parti (İP)’de, İstanbul Milletvekili Sayın Ümit Özdağ’ın İP’in İstanbul İl Başkanı Sayın Buğra Kavuncu ile ilgili açıklamaları/iddiaları ve bu açıklamaların/iddiaların kendisinin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)’nin liderliğine “oynaması” olarak gören haber/yorumlar[1] üzerine ortaya çıkmış, bunların çağrışımlarının ürünü olan bir yazıdır.

Şöyle başlayayım… Devamı…



RUSYA’NIN ATİNA BÜYÜKELÇİLİĞİ’NİN AÇIKLAMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Atina’daki Rusya Büyükelçiliği, twitter hesabından, 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin tüm devletlere karasularını 12 mile kadar çıkarma hakkını verdiğine dair bir mesajı kamuoyu ile paylaşılmış. (Sözcü, 16.10.20, s.14)

Rusya’nın Atina Büyükelçiliğinin bu paylaşımı, Türkiye açısından, çok anlamlıdır.

Evet, doğru. 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 3. maddesinde, her devletin karasularının genişliğini tespit etme hakkına sahip olduğu ve bu genişliğin 12 deniz milini geçemeyeceği öngörülmüştür ama, bu, bir genel hükümdür. Bu genel hükmün yanında, Sözleşme’nin 15. maddesinde bir de özel bir hüküm vardır ve burada da, sahilleri bitişik veya karşı karşıya olan devletlerin karasularının nasıl sınırlandırılacağı ayrıca öngörülmüş, hem karşılıklı anlaşmaya, hem de bu durumdaki devletler için “tarihi haklara” ve “diğer özel durumlara” işaret edilmiştir. Devamı…



NAHÇİVAN’IN AZERBAYCAN’A KATILMASI HUSUSU

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Cumhur İttifakı üzerinden AKP/Sayın Erdoğan iktidarının “ortağı”/”destekçisi” olan MHP’nin Genel Başkanı Sayın Dr. Devlet Bahçeli demiş ki; “Bu gelişmeler karşısında, Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’ne katılması şarttır, tarihi zorunluluktur, çok acil bir ihtiyaçtır, deyim yerindeyse hayat memat konusudur.” (Türkgün, 5.10.20, s.6)

Bunu okuyunca, durup bir düşündüm: Türkiye’deki güç/ilgi ufalanması/erimesi ortada… Politik, ekonomik ve güvenlik/askeri açılardan Türkiye’nin ne durumda olduğu, içeriden de, dışarıdan da görülebiliyor. Akıl, izan ve vicdan sahibi herkes Türkiye’nin mevcut durumunu görebiliyor.

Nahçivan, Azerbaycan’ın “koruyuculuğunda” (yani Azerbaycan’a bağlı) özerk bir cumhuriyet. Nahçivan’ın bu statüsünü belirleyen uluslararası anlaşmalar da yürürlükte (yani bağlayıcılığını koruyor), bu anlaşmaların tarafları da belli. Devamı…



“İNCİRLİK İDDİASI” ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Haber şöyle: “Yunan haber sitesi Greek City Times, ABD’nin, Türkiye’nin Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde depoladığı 50 nükleer savaş başlığını Yunanistan’a taşımaya hazırlandığı yönündeki söylemlerin son zamanlarda arttığını ileri sürdü.” Haberde, “Üs (TSK İncirlik Tesisi), Arap dünyasına kapı eşiğinde bulunması ve Sovyetler Birliği’ne yönelik Amerikan nükleer bombalarını depolamak için uygun bir yer olması nedeniyle NATO ittifakının en stratejik varlıklarından biridir.” ifadesi de var. (Türkgün, 16.9.20, s. 1-12) Devamı…



ABD İLE LİBYA PAZARLIĞI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

“ABD ile Sirte pazarlığı” başlığı ile verilen bir haberde geçen; “…Türkiye’nin Libya’da Rusya’ya karşı desteğini istediği ABD’nin…” ifadesini (Cumhuriyet, 14.8.20, s. 7) görünce, aklıma o kadar çok şey geldi ki… Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.