JAPONYA’NIN VE GÜNEY KORE’NİN ÇİN YAKLAŞIMLARI VE ABD

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Savunma Bakanı Lloyd Austin’in, geçtiğimiz günlerde, Japonya’yı ve Güney Kore’yi ziyaret ettiği; bu ziyarette, Tokyo ile Seul’un Çin’e ilişkin yaklaşımları arasında farklar olduğunun görüldüğü; Japonya Çin’e karşı sert bir yaklaşım içinde gözükürken, G. Kore’nin Çin karşısında uzlaştırıcı bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Ayrıca Japonya-Çin ve Japonya-G. Kore ilişkilerinin, Çin’i ve G. Kore’yi biri birine ittiği de ifade ediliyor[i].

Eğer Asya’nın doğusuna eğilinirse, belirtilen hususların gerçeğin ifadesi olduğu görülür.

Niye? Çünkü bölgede şunlar vardır:

i. Japonya, hem ABD’nin Japonya’dan başlayıp Hindistan’a kadar uzanan bir hat üzerinden Çin’i kontrol etmeye yönelik çabasına dahildir, hem de Çin ile aralarında (karşılıklı egemenlik iddialarını da içeren) ciddi sorunlar vardır. Japonya, Asya’nın Doğusunda, ABD’nin Çin’e yönelik hemen hemen bütün faaliyetlerinde, önde olarak, ABD’nin yanındadır.

ii. G. Kore, hem ABD’nin bölgede Çin’e yönelik çabasında yüksek bir profil ile yer almamaktadır, hem de Çin ile olan sorunları Japonya kadar kapsamlı değildir, katı/kemikleşmiş değildir.

iii. G. Kore ile Japonya arasında, Japon işgal yıllarında yaşanmış insanlık dışı acılara dayalı, bundan ileri gelen ve artma eğilimi gösteren ciddi bir gerginlik yaşanmaktadır.

İşaret edilen bu hususlar, tabiatıyla G. Kore-Çin ilişkilerini etkiliyor, Japonya karşısında G. Kore’yi Çin’e itiyor. Haliyle, bundan, Asya’nın doğusundaki dengeler de etkileniyor.

Bilindiği üzere, Biden Yönetimi Çin’e odaklanacağını açıklamıştır. Hâlihazırda, Alaska’da, ABD ve Çin heyetleri, sadece ikili ilişkileri değil, küresel konuları konuşuyorlar. Ancak bu görüşmelerden kısa vadede ikili ilişkilere dair olumlu bir sonuç beklenmiyor. Hong Kong, Tayvan ve Uygurlar konularında Çin’in duruşunu muhafaza edeceği öngörülüyor.

Durum böyle olunca, ABD’nin Çin üzerindeki baskısını artırması beklenecektir. Çin’e komşu Afganistan’daki ve Myanmar’daki güncel durum bellidir. Ve her iki ülkedeki kaos ortamının, aksi ileri sürülse, bu duruma son vermek için çaba gösterilse ve çağrı yapılsa da, Çin karşısında ABD’ye imkan ve fırsatlar sunduğu ret edilemez.

Asya’nın doğusunda ise, Çin’e denizden komşu (karşı karşıya) Japonya ve G. Kore bağlamında, ABD için, durum sıkıntılıdır.

Japonya ve G. Kore, ABD’nin müttefikleridir. Her iki ülkede de, ciddi büyüklükte ABD askeri varlığı bulunmaktadır. Üstelik bu iki ülke, ABD’ye, ülkelerinde bulundurduğu askeri varlığın masraflarına artık ciddi mali katkıda da bulunmaktadırlar. Bunlardan hareketle, ABD’nin Asya’nın doğusunda Çin karşısındaki duruşunun oldukça güçlü olduğu ileri sürülebilir. Ancak durum öyle görülmüyor. Bunun nedeni de, ABD’nin bu iki müttefikinin Çin’e ilişkin yaklaşımları arasındaki farklılıktır. Japonya’nın ve G. Kore’nin Çin’e ilişkin yaklaşımlarındaki farklılık, Çin karşısında ABD’nin duruşunu zayıflatmakta, en azından gölgelemektedir.

Japonya da, G. Kore de, Çin karşısında ABD’nin desteğine ihtiyaç duyan ülkelerdir. Ancak ABD de, Çin nedeniyle, artık daha önce olmadığı kadar, Japonya’ya ve G. Kore’ye ihtiyaç duymaktadır. Öyle ki, ABD’nin küresel hegemonyasını tazelemesini, bu ihtiyacın karşılanması ile de ilişkilendirmek mümkündür. Küresel hegemonyayı tazeleme ve Çin’i kontrol açısından son derece önemli olan ve küresel ısınmanın etkisinde geçen her gün biraz daha öne çıkan yeni “kuzey deniz ticaret yolu” hatırlandığında; ABD’nin Japonya’ya ve G. Kore’ye olan ihtiyacı daha iyi görülecektir.

Yukarıda belirtilen mülahazalar ışığında, ABD’nin, önümüzdeki dönemde, Japonya ile G. Kore arasındaki sorunların çözümüne ve bu suretle bu iki ülkenin Çin yaklaşımları arasındaki farkı aşağıya çekmeye odaklanması beklenebilir. Ancak bu, kolay bir konu değildir. Çünkü ABD’nin karşısındaki ülke Çin’dir. Ve bir de bölgede Kuzey Kore gerçeği vardır.

22 Mart 2021

[i] https://www.scmp.com/news/china/diplomacy/article/3126346/japan-south-korea-take-different-approaches-china-relations?utm_medium=email&utm_source=mailchimp&utm_campaign=enlz-scmp_today&utm_content=20210322&tpcc=enlz-scmp_today&MCUID=6453d665d8&MCCampaignID=51e96136a7&MCAccountID=3775521f5f542047246d9c827&tc=26


“TALİBANLI AFGANİSTAN”: “1 MART TEZKERESİ”, İRAN’IN “MOLLA DEVRİMİ” VE BAZI ÇAĞRIŞIMLAR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünlerde, Dünyada da, Türkiye’de de, ağırlıklı olarak, ABD’nin 20 yıl kaldığı Afganistan’dan çekilmesi ve Afganistan’ın Taliban’ın kontrolüne girmesi (“Talibanlı Afganistan”)konuşuluyor. Bu bağlamda, değinme ihtiyacını duyduğum hususlar-çağrışımlar var. “Talibanlı Afganistan”, bana, ilk olarak, 2003’teki “1 Mart Tezkeresi”ni çağrıştırıyor. ABD’nin, 2001’de Afganistan’a ve 2003’te Irak’a müdahale gerekçeleri… Ve ABD’nin 20 yıl kaldığı

HUDSON INSTITUTE: ABD’NİN AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Amerikan düşünce kuruluşu Hudson Enstıtute, Afganistan’da bugün yaşananlarla ilgili olarak, “Şimdi ne olacak? Afganistan’daki Amerikan Yenilgisinin Küresel Sonuçları”[i] başlıklı bir çalışma yayınlamış. Burada, bazı ufak eklemeler ile bu çalışmanın genel olarak tercümesine yer verilmiş ve sonlarda da kısa yorum ve değerlendirmede bulunulmuştur. Hudson Instıtute uzmanları Nadia Schadlow, Robert Greenway, Michael

İKİNCİ S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİN ALINMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünkü medyada, Türkiye’nin Rusya’dan ikinci bir S-400 hava savunma sistemi alacağı, buna dair pazarlıkların sürdüğü, tarafların anlaşmaya yakın olduğu yer alıyor. Bu yazının kaleme alındığı an itibarıyla, bu habere Ankara’dan yalanlama gelmediğini biliyorum. Şahsen, haberin doğruluğunu teyit etme imkânım bulunmamaktadır. Eğer doğru ise, çok dikkat çekici ve düşündürücü bulunması gereken

AFGANİSTAN’IN KUZEYİ: TALİBAN, ABD, ÇİN VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Taliban’ın, Afganistan’ın kuzeyinde, Özbekistan’ın güneyinde kalan Şibirgan kenti ile, Tacikistan’ın güneyinde kalan Kunduz kentini ele geçirdiği, ABD’nin de B-52 bombardıman uçakları ile Şibirgan’daki Taliban mevzilerini bombaladığı ifade ediliyor[i]. Afganistan kuzeyinde, Taliban’ın ele geçirdiği Şibirgan ve Kunduz vilayetleri, bu nedenle ABD’nin B-52 uçakları ile bombaladığı ve “hayalet gambot uçakları”[ii] sevk ettiği

SURİYE’DE NELER OLUYOR, RUSYA NEYİN PEŞİNDE OLABİLİR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk İsrail’in, Suriye’deki Hizbullah ve İran bağlantılı hedeflere yönelik olarak 19 Temmuz’da başlattığı füze saldırıları, İsrail ile Rusya’yı karşı karşıya getirmiş gözüküyor[i]. Rusya’nın Suriye’deki “Muhalif Tarafları Uzlaştırma Merkezi” Başkan Yardımcısı General Vadim Kulit, İsrail’in Halep yakınlarına fırlattığı sekiz füzeden yedisinin, Humus yakınlarına fırlattığı dört füzenin hepsinin, Rus füze savunma sistemi tarafından

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.