İRAN “BAHANE”, SUUDİ ARABİSTAN “ŞAHANE”!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Körfez bölgesindeki gerginlik yeniden tırmanıyor görünüyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı geçen İngiliz bayraklı bir petrol tankerinden sonra, Liberya bayraklı bir petrol tankerini daha ele geçirmiş[i]

Bu gelişmeleri, öncesindeki şu iki olay ile birlikte değerlendirmek gerekir. Birincisi, İngiltere’nin, ABD’nin Körfez bölgesinde deniz ulaşım güvenliğini sağlamak için çok uluslu deniz görev gücü oluşturma çağrısına, önce olumsuz cevap vermesi, sonra isteksiz olarak (ve bunun İran’a yönelik olmadığını belirterek) sadece bir gemiyle cevap vermesidir. İkincisi de, İran’a ait bir petrol tankerinin Temmuz ayı başında, Cebelitarık Boğazı’ndan geçerken, Suriye’ye yönelik ambargoyu ihlal ettiği gerekçesiyle, İngiltere’ye bağlı Cebelitarık Özerk Bölgesi yetkililerince limana çekilmesidir. Bu arada, bir Afrika ülkesi olan Liberya’nın Afrika asıllı Amerikalıların ülkesi olarak bilindiği de hatırlanmalıdır.

Bunlar ışığında akla gelen sorular: Bu yaşananlar, güçlü şekilde bir “oyunun sahnelendiğine işaret etmiyor mu? Gelinen noktada, Başkan Trump’ı küçümsemek ne kadar doğru olur? Gelişmeler, İran-ABD derin örtülü ilişki şüphesine güç katmıyor mu? Bölgede yaşananlar, ABD’nin enerjipolitik merkezli güncel dış politika yaklaşımı giderek belirginleşmiyor mu? Asıl hedefin Suudi Arabistan olabileceği akla gelmiyor mu?

Varsayım: Suudi Arabistan’a ilişkin hazırlığını Riyad ile “mezhepsel” rekabet içindeki İran ile ilişkilendirerek yürüten (ve gizleyen) ABD, şimdi İngiltere’yi Körfez bölgesine çekmek için yine İran’ı kullanıyor!… İngiltere gelirse, Avrupa ülkelerinden de gelen olacaktır. Niye? Çünkü ABD, Suudi enerji pazarını ele geçirme, Avrupa’nın tek enerji tedarikçisi olma, üstelik bu işin maliyetine Avrupa’yı ortak etme peşindedir.

Bu noktada, ABD’ye ve Suudi Arabistan’a bakıldığında, konu bağlamında dikkati çeken, anlamlı bulunan başka gelişmeler de vardır. ABD, son birkaç ayda arka arkaya Suudi Arabistan’a asker sevk etmiş, asker sevk etmeye de devam ediyor. Kongre, Trump Yönetiminin Suudi Arabistan’a silah satmasını ısrarla engelliyor ama, Trump Yönetimi Suudi Arabistan’a Amerikan askeri göndermeye devam ediyor!… Suudi Arabistan’da ise, son birkaç yıldır görülen ve Arap Baharını çağrıştıran işaretlere yenileri eklenmiştir. Suudi kadınlarının tek başlarına ülke dışına çıkmalarına imkan veren ve işyerlerinin namaz vakitleri de dâhil 24 saat açık olmasını öngören düzenlemelere gidilmiştir.

Suudi Arabistan için “balon” geçen her gün biraz daha şişiyor. Bakalım, balon ne zaman patlayacak, Rusya ve Çin buna seyirci kalacak mı?

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 20 Temmuz 2019.

[i] The Hill, Overnight Defense, https://mail.yahoo.com/d/folders/1/messages/33891?guce_referrer=aHR0cHM6Ly9sb2dpbi55YWhvby5jb20v&guce_referrer_sig=AQAAACJMHnIAmquElW_wLo9eP8_8t-67ZgS3cni7H1DEOpmlVw9IN8xAlHt8KryeMxMUIMgp4GjBdtreeEy4TuRDI0eLzwrPkcboWwJAjXSihPD44uQ9oPW5BtUPkBqIyHas1KSCinc9K2HhXOHpjDbUSs-_SW03AaJIcu2jBm8yw7bQ, 20.7.2019.


ABD’NİN GİRİT’TE VE BATI TRAKYA’DA ARTAN ASKERİ VARLIĞI ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Yunanistan’ın, NATO üyesi olarak ülkesini zaten ABD’ye açmış iken, son dönemde bu işi daha da ileriye taşımasını, ABD’ye Girit’te ve Batı Trakya’da daha ileri konuşlanma imkânı tanımasını, burada biraz farklı ele almaya çalışacağım. Elbette ki, Yunanistan’ın bu yaptıkları, Yunan emeli ve ABD’nin güncel Türkiye yaklaşımı ile birlikte mütalaa edildiğinde, Türkiye

TÜRKİYE CİDDİ TEHDİT/TEHLİKE ALTINDA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu 30 Ağustos’ta aklıma gelenler…. Lütfen hatırlayınız… 1821’de Osmanlı’ya isyan eden ve bu isyan neticesinde 1832’de Osmanlı’dan koparak ayrı bir devlete sahip olan Yunanlılar, Mayıs 1919’da Anadolu’yu işgale başlıyor… Yaklaşık 100 yıl önce (1821) emperyalist Batının desteği ile Osmanlı’dan kopan isyancılar, yaklaşık 100 yıl sonra (1919) yine emperyalist Batının desteği

UKRAYNA’DAKİ ÇATIŞMANIN TRANSDİNYESTER CUMHURİYETİ’NE YANSIMA İHTİMALİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Moldova’nın doğusunda, fazla derinliği olmayan kuzeyden güneye doğru ince bir şerit halinde uzanan 1990’da Moldova’dan kopup tek taraflı bağımsızlık ilan eden, Ukrayna’nın batısından Ukrayna’ya komşu, Rusya himayesindeki, bugüne kadar Rusya dışında kimsenin bağımsızlığını tanımadığı Transdinyester Cumhuriyeti’nde dikkat çekici üç ayrı terör saldırısı yaşanıyor.[i] Bu çalışma, bu saldırıları çıkış noktası

PENÇE KİLİT OPERASYONU, “ERBİL GAZI” VE KÜRTLERE “ULUS İNŞASI”…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Linkedin’de Sayın Erkan Ayan’ın “AB-D neden Kuzey Irak’ta Pençe Kilidi Operasyonuna sessiz?” sorusu ile başlayan, benim bağlantı ağıma dâhil Sayın Murat Sekmen üzerinden muttali olduğum bir paylaşım ile karşılaştım. Bu paylaşımda, Türkiye’nin PKK terör örgütüne yönelik olarak Irak’ın kuzeyinde icra ettiği Pençe Kilit Operasyonu, (Erbil’in kontrolündeki) bölgenin petrol ve doğal

TACİKİSTAN SAVUNMA BAKANI’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Geçtiğimiz günlerde (20-21 Nisan’da) Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar’ın önemli bir ziyaretçisi vardı. Tacikistan Savunma Bakanı Orgeneral Sherali Mirzo, Sayın Akar’ın “resmi davetlisi” olarak Türkiye’deydi. Sayın Akar, Sayın Mirzo’yu Milli Savunma Bakanlığı’na gelişinde askeri törenle ve görüntülerde ifadesini bulan dikkat çekici bir samimiyet ile karşılamış. Milli Savunma Bakanlığı tarafından

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.