ABD’DE BORU HATTI SİSTEMİNE SİBER SALDIRI VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

I. ABD’de, Doğu kıyıları boyunca, 5.500 milden fazla bir alanı kapsayan ve günde 100 milyon galondan fazla benzin, dizel, jet yakıtı ve ev tipi ısıtma yağı taşınmasına boru hatlarıyla aracılık eden sisteme siber saldırı olmuş[i]… Saldırıyı yapan da, saldırı ile ne istendiği de henüz bilinmiyor. Ancak saldırının gerçek boyutunu öğrenmek-anlamak (ve muhtemel bazı riskleri önlemek) adına, ilgili şirketler olan Colonial Pipeline ve Alpharetta, operasyonları (ürün dağıtımını) durdurmuş… Normal dağıtım düzenine geçişin uzun sürmeyeceği belirtiliyor. Fakat tüm Doğu kıyısının toplam yakıt ihtiyacının yaklaşık % 45’ni karşılayan bir boru hatları sistemi söz konusu olduğu için, geçiş uzun sürerse, durdurmanın ciddi sonuçları olabileceği belirtiliyor.

II. ABD’ye yönelik terörist saldırıları, artık 11 Eylül saldırıları gibi düşünülmemeli… Uluslararası boyuta sahip, devlet destekli, siber terörizm öne çıkmış gözüküyor. Siber saldırılar, artık bir ülkenin savunma ve güvenliği hedef alan, hatta devletin varlığını derinden etkileyen, çok daha ciddi bir tehdide dönüşmüştür. ABD, bir süredir, bu tür tehditlerle uğraşıyor. Onun içindir ki, ABD ve bir kısım ülkeler, kendi ölçeklerinde ve kendi tehdit algılamaları ışığında, askeri yapılanmaları içinde, değişik derecelerde siber güvenlik komutanlıkları/yapılanmaları oluşturma yoluna gitmişlerdir.

ABD’de, Pentagon da dâhil, Hazine Bakanlığı ve bankacılık sistemi gibi önemli kurumlara yönelik, medyaya yansıyan, çok sayıda, bazıları çok ciddi, siber saldırılar olduğu biliniyor. Fakat bu son saldırı, nitelik olarak öncekilerden biraz farklı gözüküyor. Bu son saldırıda, Amerikan yönetimini kendi halkı ile karşı karşıya getirme ve halkın devlete olan güvenini sarsma amacını güdüldüğü algısı ediniliyor ki; bu, bu saldırının öncekilerden daha sinsi, daha tehlikeli bir siber saldırı olduğu anlamına geliyor. Trump döneminde Amerikan toplumunda baş gösteren ayrışma ve kutuplaşma, ABD’deki eyalet sistemi ve bazı eyaletlerde esasen daha önce görülen “birlikten” ayrılma isteği, bu saldırının tehlike boyutunu ve ciddiyetini besleyen diğer unsurlardan bazıları olarak ifade edilebilir.

Amerikan halkını Amerikan devleti ile karşı karşıya getirme sonucunu doğurabilecek bu tür siber saldırıların ABD’yi (ABD’nin gücünü) derinden olumsuz olarak etkileme potansiyeli oldukça yüksek gözükmektedir. ABD’nin içeride bu tür saldırılar ile meşgul edilmesi, haliyle Amerikan Yönetiminin dış politikada harekât alanını daraltacak ve ilgisi her zamankinden daha çok içeriye kaydıracaktır. Ancak şunu da görmek gerekir: ABD Yönetiminin güvenilir istihbarata dayalı, beklenmedik, ağır, cezalandırıcı askeri operasyonlara girişme ihtimali, siber saldırılar arttığına göre, daha çok öne çıkacaktır. Fakat siber saldırılar ile “açık” ilişkilendirmeye dayalı cezalandırıcı askeri karşılık verme operasyonlarının maliyet-fayda analizi, proxy unsurlar üzerinden örtülü cezalandırma operasyonlarını daha çok tercih edilebilir kılabilir. ABD’ye böyle bakınca (ister doğrudan, ister dolaylı (örtülü) karşılık versin) siber saldırıların, küresel ve bölgesel ölçekte gerginliği besleyici bir etkiye yol açma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu açktır. Gerginliğin giderek öne çıkacağı bir küresel süreç bizleri beklemektedir denilebilir.

III. Hiç şüphesiz, siber terörizm, Türkiye için de önemli bir konudur. Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu iç ve dış koşullar, içeriden ve dışarıdan Türkiye’nin hedef alınmış olduğu algısını doğuran mevcut tablo dikkate alınırsa, bu önemin savunma ve güvenliğin ilerisine geçtiği, doğrudan devletin varlığı ve geleceği ile ilgili olduğu çok açıktır.

Onun içindir ki, Türkiye’nin, siber terörizmle mücadeleye dair imkân ve yeteneklerini geliştirmeye ihtiyacı vardır. Bunu, sadece uluslararası terörizmle mücadele açısından değil, ülkenin savunması ve güvenliği açısından, ülkenin bekası açısından görmek gerekir. Türkiye, mevcut savunma ve güvenlik yapılanmasını, artan siber saldırılar ve giderek büyüyen siber güvenlik ihtiyacını dikkate alarak, güncellemelidir. Bu bağlamda, mevcut-potansiyel siber tehdit ışığında, görünür geleceği de dikkate alarak, doktrin, donanım ve yapılanma olarak, ulusal ölçekte bir “siber yapılanma”ya gitmelidir. Bu, hem tehdide etkin cevap (karşılık) verme, hem de ulusal ihtiyaçlar ve hedefler istikametinde hasımları ve muarızları bir şeyi yapmaktan geri durmaya ya da onları bir şeyi yapmaya zorlama açısından değerli olacaktır.

9 Mayıs 2021

[i] https://www.yahoo.com/news/us-pipeline-company-halts-operations-130840526.html, 09.5.2021


MAKİNA VE KİMYA ENDÜSTRİSİ KURUMU (MKE) TÜRKİYE’NİN GÖZ BEBEĞİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Türkiye’nin 70 yıldan fazla bir geçmişe sahip “yerli” ve “milli” savunma sanayi kuruluşu Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE), medyada yer alan bir habere göre, kanunla anonim şirkete dönüştürülüyor[i]. Biraz araştırdım ve gördüm k; AKP milletvekilleri, “Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanunun Teklifi” başlığı ile TBMM Başkanlığına kanun

NATO LİDERLER ZİRVESİ YAKLAŞIRKEN

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk 14 Haziran’da Belçika/Brüksel’de NATO Liderler Zirvesi var. Bu zirve, Türkiye için olduğu kadar, NATO, AB ve ABD için de önemli. Ancak zirveye, Türkiye’de münhasıran, muhtemel Erdoğan-Biden ilk yüz yüze görüşmesi ve Türkiye’nin Biden Yönetimine yaklaşması açılarından bakılıyor. Türk medyasında, böyle bir genel görüntü var. Elbette ki, zirvenin bir resmi gündemi

ABD ARTIK TÜRKİYE’DEN HAK ETTİĞİ CEVABI ALMALIDIR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Gün geçmiyor ki, ABD’nin Türkiye karşıtlığına işaret eden bir haber ile karşılaşılmasın… İnsan gayri ihtiyari “yetti artık” diyor. Biden Yönetimi, daha yeni Ermenilerin asılsız iddialarına, Amerikan iç hukukuna ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Türkiye’nin aleyhine olarak itibar etmişti. Geçen her gün, ABD’nin Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü hedef alan

ÜLKE İÇİNDE ASKERİ ÜSSE SALDIRI GİRİŞİMİ VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünkü medyada, Diyarbakır’daki 8 nci Ana Jet Üssü’ne, bomba yüklü maket uçakla saldırı girişiminde bulunulduğuna dair haberler var. (20.5.21, Sözcü, s.15, Cumhuriyet, s.12) Bomba yüklü maket uçak düşürülmüş, can ve mal kaybı/zayiat yokmuş… Türkiye için, çok üzücü ve düşündürücü bir gelişme… Niye böyle gördüğümü, yol açtığı çağrışımları, anlatayım.

ORTADOĞU KAYNIYOR: FİLİSTİN, KÜRTLER VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Ortadoğu, bir süredir, ilginç, “ne/neler oluyor” dedirtecek gelişmelere sahne oluyor. Yakın zamana kadar, biri birlerini hasım/rakip gören, biri birleri aleyhine çalışan ve biri birleri hakkında çok ağır sözler sarf eden bölge ülkeleri arasında, içinde bulunduğumuz günlerde bir yakınlaşma-yaklaşma süreci yaşanıyor. Bu, İran-Suudi Arabistan ilişkilerinde, Katar-Suudi Arabistan ilişkilerinde, Türkiye’nin Mısır, Suudi

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.