23 NİSAN MESAJI: “23 NİSAN’I ANLAMAK” ÜZERİNE…

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…

“Milli” bayramlarımızdan…

Kutlu olsun.

Peki, 23 Nisan’ı niye kutluyoruz, hiç düşündünüz mü?

1914-1918 yılları arasında yaşanmış Birinci Dünya Savaşı’ndan galibiyetle çıkmış olan devletler, Osmanlı Devleti’ni uçurumun kenarına getirmişlerdi, Türk Milletini tarihten silmek istiyorlardı. Osmanlı Devleti durmadan toprak kaybediyordu, kaybettiği topraklarda yeni devletler ortaya çıkıyordu. En son Anadolu kalmıştı. Anadolu da işgal edilmiş, o da bölünüp parçalanmak; Türk Milleti, Anadolu’nun orta yerinde, sadece Karadeniz’e çıkışı olan, çok küçük bir toprak parçası üzerinde yaşamaya mahkûm edilmek isteniyordu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları; Türk Milletini, “millet bilinci-milli bilinç” etrafında toplayarak, bu suretle birlikteliği sağlayarak, Birinci Dünya Savaşı’nın galiplerinden, Anadolu’daki işgalci devletlerin karşısına çıkmış, onları yenmiş, işgalcileri Anadolu’dan çıkarmış, Anadolu’yu küçük parçalara bölünmekten kurtarmış, böylece bugünkü Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurmuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşunun üzerinden 97 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, maalesef, bin yıldan fazla bir süredir Türk Milletine vatan olmuş Anadolu’yu bugün de parçalama, bu kez Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni küçültme ve Anadolu’dan bugün de yeni devletler çıkarma peşinde olanlar vardır. PKK terör örgütü ile bağlantılı bölücü/ayrılıkçı Kürt hareketi ve Doğu Anadolu’ya göz dikmiş Ermeniler bunlardandır. Bir de, Osmanlı Devleti’nin son döneminde olduğu gibi, bunların içeride yerli işbirlikçileri vardır.

Yani dün olduğu gibi, bugün de, “millet bilinci-milli bilinç” ışığında toplanmaya, bir araya gelmeye, milli birliği ve beraberliği sağlamlaştırmaya ihtiyaç vardır. Ülkenin savunma ve güvenlik kuvvetlerinin güçlü olması, Anadolu’yu parçalama ve Anadolu’dan yeni devletler çıkarma peşinde olanları engelleme açısından bir yere kadar işe yarayabilir. Asıl engelleyici güç, milli bilince dayalı, milli bilinç ışığında oluşmuş, milli birlik ve beraberliktir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin asıl güç kaynağı, budur. Onun içindir ki, milli bilinç ve bu bilince dayalı milli birlik ve beraberlik ile bunların derecesi son derece önemlidir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “bütünlüğünü” ve “varlığını” koruması ile doğrudan bağlantılı bir konudur.

Bugün Türk vatanını hedef alan tehlike bu kadar büyük, konu bu kadar önemlidir.

Bu büyüklük, bu önem, yetişen çocuklarımıza, gelecek nesillerimize Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nereden, hangi acıların ve ızdırapların içerisinden geçerek bugünlere nasıl geldiğinin anlatılmasını gerektiriyor. Geçen süre içerisinde devlet tarafından yapılmış bazı yanlışlıklar olabilir, bunlar eleştirilebilir ancak, bunlar için faturayı hukuk ve demokrasi içerisinde yanlışları yapan siyaset adamlarının önüne koymak yerine devletin önüne koyup, devleti milletin gözünde küçük düşürmek, milleti devletinden soğutmak kabul edilemez. Böyle bir yaklaşım, doğru değildir, maksatlı olur, kötü emel sahiplerine hizmet eder. Çünkü “millet bilincine-milli bilince”, dolayısıyla milli birlik ve beraberliğe zarar verir, bunu (yani devletin asıl güç unsurunu) zayıflatır.

Akıl ve, bilim de dâhil somut, elle tutulur, gözle görülür güç, elbette ki çok önemlidir. Ancak bunların yetmediği, yetemediği yerler, durumlar, koşullar, zamanlar vardır. İşte bu durumlarda devreye hisler, hamasi duygular (hamaset) girer ve açık-eksiklik bu suretle tamamlanır. Yani açığı-eksiği tamamlamak bizim elimizdedir. Kolaydır, üstelik maliyetli de değildir. Tarihin sayfalarına altın harflerle geçmiş, yabancıların imrenerek baktığı ve saygı duyduğu bir geçmişimiz var. Bunlar, bizim güç ve ilham kaynağımızdır. Güç ve ilham alarak, bir taraftan güncel tehdit ve riskler ile mücadele etmek için, diğer taraftan daha büyük işler yapmak için, bunları yaşatmaya ihtiyacımız var.

Yani, millet bilinci, milli bilinç, milli ruh şart…

Üstelik bu şart, hukukun üstünlüğüne dayalı çağdaş demokratik yönetimlerde bütün kurumların ve kuralların “olması gerektiği gibi” yaşatılabilmesi ve işletilebilmesi için de gerekli ve değerlidir. Yürürlükteki Anayasada ifadesini bulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin “milli karakteri”, esasen bundan ileri gelir.

Peki, egemenlik ne demek, onu biliyor muyuz?

Egemenlik, çok genel olarak, başka birinin denetimi ya da güdümü altında olmama, bağımsız olma demektir. Milletin, kendi seçtiği yöneticiler eliyle ve hukukun üstünlüğüne dayalı çağdaş demokratik yönetimlerde diğer yollarla yönetime katılması durumunu ifade eder. Milletin, kendi geleceği ile ilgili kararların alınmasına bu suretle katılmasıdır. Bu, kamuoyunda sıkça duyduğumuz, “milli iradeye saygı”dır ya da “milli iradeyi esas alma”dır. Ya da resmi-anayasal ifadesi ile, egemenliğin kayıtsız-şartsız millete ait olması durumudur.

“Milli irade” ya da “millete ait egemenlik”, hiçbir şekil ve hiçbir surette “ortak-ortaklık” kabul etmez. Dolayısıyla, hukukun üstünlüğüne saygılı çağdaş demokratik yönetimlerde, her kuvvet, hem milletin ortak isteğinin ürünü, hem de milli iradenin ve millet egemenliğinin tezahürü, kabul edilir. Ülkede özgürlüğün, eşitlik ve adaletin istikrar içinde sağlanması, korunması ve geliştirilmesi, her şeyden önce “milli irade”ye samimi saygıya, millet egemenliğinin layıkıyla hayata geçmiş olmasına bağlıdır. Barış, huzur ve güven içinde, bir arada, “kardeşçe” yaşamanın temel dayanak noktası budur, “milli irade”ye, “millet egemenliği”ne saygıdır. “Milli irade”ye ve “millet egemenliği”ne saygı; millet bilincinin, milli bilincin, milli ruhun tezahürü ve ürünü olduğu kadar, aynı zamanda bunları da besler. Dolayısıyla, milli birliğe ve beraberliğe gerçeklik kazandırır ve, milli birliği ve beraberliği ciddi bir ulusal güce dönüştürür.

Çocuk, yetişen nesil, gelecek nesiller…

Çocuklar-torunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin güvencesi ve geleceği…

Yaşama sevincimiz…

Çocuk demek, insan sevgisi demek, çok büyük bir sevgi demek…

23 Nisan bağlamında ve yukarında arz edilen hususlar ışığında, her şey çocukta başlıyor ve bitiyor…

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sonsuza kadar varlığını koruması, daha çok gelişip, daha çok güçlenebilmesi, yükselebilmesi, her şeyden çok çocuklarımıza verilecek değere, milli bilince, milli ruha bağlıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin nereden, hangi acıların ve ızdırapların içerisinden geçerek bugünlere nasıl geldiğinin çocuklara anlatılması, geçmişten güç ve ilham almaya, dersler çıkarmaya imkân verir. Bu ise, bugünkü mevcut ve muhtemel tehditleri savuşturmak bakımından son derece önemli olduğu gibi, çocuklarımızın ve torunlarımızın, dolayısıyla ülkemizin aydınlık ve güzel günlere uzanabilmesi bakımından da son derece önemlidir.

Onun içindir ki, çocuklarımızın ve torunlarımızın yüreklerinde, vatan ve millet sevgisi ile birlikte, doğruya, iyiye ve güzele sevgi ve ilgi uyandırmaya gayret etmeliyiz.  Onlara, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığına,  bağımsızlığına, özgürlüğüne, değerlerine göz dikmiş, bunları hedef almış olanlarla mücadele etme gereğini anlatmalıyız.

23 Nisan deyince, aklıma bunlar geliyor. 23 Nisan’ın, yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım, bilinçli ve faydacı bir işlevi yerine getirdiğini düşünüyorum. Bunun için kutluyoruz diye kabul ediyorum.

Bu duygu ve düşünceler ile, başta çocuklar (ve torunlar) olmak üzere, herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını içtenlikle kutluyorum.

Yaşasın 23 Nisan…

Bu vesileyle, büyük Türk Milletinin bir ferdi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir vatandaşı olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kendisinin sivil-asker dava ve yol arkadaşlarını, bütün şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimizi, rahmetle, şükranla ve saygıyla anıyorum. Hepsinin ruhları şad olsun.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti…

Ne Mutlu Türk’üm diyene.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 21 Nisan 2021


VAN/BAHÇESARAY SEYAHATİ: GÖRDÜKLERİM VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Van’ın Bahçesaray ilçesi… Bilmiyorum, hiç gittiniz mi, yolunuz düştü mü ya da en azından merak ettiniz mi? Hemen her sene, doğuda kar yağışı başlayınca muhakkak haberlerde işitiriz: kar nedeniyle yollar kapandı, kar geçit vermiyor, Bahçesaray’ın Dünya ile ulaşım bağı yine koptu diye… Bu, bana olacak iş gibi gelmiyordu. Çünkü 21.

19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI

19 Mayıs 1919, büyük Türk Milleti’nin vatan topraklarını düşman çizmeleri altında çiğnenmekten kurtarma ve özgür- bağımsız yaşama iradesini dışa vurduğu, bugün vatandaşı olmakla iftihar ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması yolunda çok önemli bir kilometre taşıdır, bir başlangıç, bir işaret fişeğidir. 1919’da, ülke, emperyalistlerin işgali altındadır. İşgalciler, Anadolu’yu “teslim almak” için, kadın, yaşlı, çocuk, bebek demeden

KARA KARTAL SEN ÇOK YAŞA…

Beşiktaş Süper Lig şampiyonu… Hayırlı ve uğurlu olsun. Çok büyük bir başarı. Emeği geçen futbolcuları, teknik heyeti, yönetim heyetini ve elbette ki Beşiktaş’ın vefakâr taraftarlarını yürekten kutluyorum. Gençler bilemeyebilir, duymamış olabilir ama, – Galatasaray aristokrasinin, – Fenerbahçe burjuvazinin, – Beşiktaş da arabacıların (yani halkın), takımı olarak bilinir. Buradan hareketle, bu yıl Süper Ligde arabacılar (halk)

23 NİSAN, MİLLİ BAYRAMLAR VE MHP

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk 23 Nisan… Dün kutladık… Nasıl kutlandığına, hep birlikte bir kere daha televizyon ekranlarından şahit olduk… Lütfen şunu unutmayınız: 23 Nisan, sadece çocuklara armağan edilmiş bir bayram, çocukların bayramı değildir. Aynı zamanda “ulusal egemenlik” bayramıdır da… 23 Nisan, milletin egemenliği ele alışının, milli iradenin ne demek olduğunun hukuken ve fiilen gerçeklik

BU RESMİ VE BU İHTİMALİ BİR DÜŞÜNMELİ…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Türkiye, yaklaşık 40 yıldır, bölücü/ayrılıkçı terörizm ile, PKK terör örgütü ile, mücadele ediyor. Türkiye ile bir şekilde sorunları olan, Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsızlık duyan ya da Türkiye’yi bölgedeki çıkarlarının önünde bir engel olarak gören ülkeler de, Türkiye karşısında PKK terör örgütüne bir şekilde destek veriyorlar. ABD ve bazı Avrupa ülkeleri,

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.