ASYA: GÜNCEL GELİŞMELER VE ANALİZLER



VAY HALİMİZE… VAY Kİ VAY…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar, “YPG, PKK’nın tam da kendisidir” demiş[i]

Ne zaman diyor bunu?

İdlib’de Rusya’nın YPG ile müzakerelere başladığının ileri sürüldüğü bir sırada ve Soçi’deki Erdoğan-Putin görüşmesinin bir gün öncesinde…

Sayın Hulusi Akar’ın söz konusu ifadesi, Soçi’deki görüşmede, Putin karşısında, Sayın Erdoğan’ın elini güçlendirme amaçlı mı, yoksa Sayın Erdoğan’ı (görüşmeyi) dolaylı yönlendirme amacı mı güdülüyor, bilemiyorum ama, bu ihtimaller aklıma geliyor. Bu konu, Soçi’deki görüşmeden sonra belki açıklık kazanabilir.

Bu noktada, Sayın Hulusi Akar’ın Kara Kuvvetleri Komutanı iken, Ocak 2015’de ABD’de Pentagon’da “Liyakat Lejyonu” madalyası aldığını ve madalyanın Sayın Akar’ın “Suriye konusundaki tutumu ve Türkiye ile ABD askeri kuvvetlerinin işbirliğine katkılarından” dolayı verildiğini[ii], hatırlamak gerekir diye düşünüyorum. Devamı…



“TALİBANLI AFGANİSTAN”: “1 MART TEZKERESİ”, İRAN’IN “MOLLA DEVRİMİ” VE BAZI ÇAĞRIŞIMLAR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bugünlerde, Dünyada da, Türkiye’de de, ağırlıklı olarak, ABD’nin 20 yıl kaldığı Afganistan’dan çekilmesi ve Afganistan’ın Taliban’ın kontrolüne girmesi (“Talibanlı Afganistan”)konuşuluyor.

Bu bağlamda, değinme ihtiyacını duyduğum hususlar-çağrışımlar var.

“Talibanlı Afganistan”, bana, ilk olarak, 2003’teki “1 Mart Tezkeresi”ni çağrıştırıyor.

ABD’nin, 2001’de Afganistan’a ve 2003’te Irak’a müdahale gerekçeleri… Ve ABD’nin 20 yıl kaldığı Afganistan ile 18 yıldır bulunduğu ve çekildi-çekiliyor denildiği Irak’ın bugün içinde bulunduğu durum… Müteakip paragraftaki bu çağrışıma dair hususları okumadan önce bunları bir düşünmeli. Devamı…



HUDSON INSTITUTE: ABD’NİN AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Amerikan düşünce kuruluşu Hudson Enstıtute, Afganistan’da bugün yaşananlarla ilgili olarak, “Şimdi ne olacak? Afganistan’daki Amerikan Yenilgisinin Küresel Sonuçları”[i] başlıklı bir çalışma yayınlamış. Burada, bazı ufak eklemeler ile bu çalışmanın genel olarak tercümesine yer verilmiş ve sonlarda da kısa yorum ve değerlendirmede bulunulmuştur.

Hudson Instıtute uzmanları Nadia Schadlow, Robert Greenway, Michael Doran, Rebeccah L. Heinrichs, Brayn Clark, Jonn Lee ve Peter Rough, ABD’nin “aniden” Afganistan’dan çekilmesini ve müteakiben Taliban’ın Afganistan’da kontrolü ele geçirmesini değerlendirmiş. Uzmanlar, Çin ile rekabet, küresel cihatçılıkla mücadele ve nükleer silahların yayılması gibi alanlarda bekledikleri jeopolitik zincirleme reaksiyonu tartışmışlar. Afganistan’da ortaya çıkan durumun, acil güvenlik ve insani krizlerin çok ötesinde, ciddi sonuçlara yol açacağına işaret edilmiş. ABD’nin kaotik geri çekilmesinin, insani ve jeostratejik bir felaket yarattığı ifade edilmiş. İlginçtir, uzmanlar, Afganistan çekilmesini “yenilgi” olarak nitelemişler. Devamı…



İKİNCİ S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİN ALINMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bugünkü medyada, Türkiye’nin Rusya’dan ikinci bir S-400 hava savunma sistemi alacağı, buna dair pazarlıkların sürdüğü, tarafların anlaşmaya yakın olduğu yer alıyor.

Bu yazının kaleme alındığı an itibarıyla, bu habere Ankara’dan yalanlama gelmediğini biliyorum. Şahsen, haberin doğruluğunu teyit etme imkânım bulunmamaktadır. Eğer doğru ise, çok dikkat çekici ve düşündürücü bulunması gereken bir gelişme… Devamı…



AFGANİSTAN’IN KUZEYİ: TALİBAN, ABD, ÇİN VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Taliban’ın, Afganistan’ın kuzeyinde, Özbekistan’ın güneyinde kalan Şibirgan kenti ile, Tacikistan’ın güneyinde kalan Kunduz kentini ele geçirdiği, ABD’nin de B-52 bombardıman uçakları ile Şibirgan’daki Taliban mevzilerini bombaladığı ifade ediliyor[i]. Afganistan kuzeyinde, Taliban’ın ele geçirdiği Şibirgan ve Kunduz vilayetleri, bu nedenle ABD’nin B-52 uçakları ile bombaladığı ve “hayalet gambot uçakları”[ii] sevk ettiği bölge, Çin’in Sincan-Uygur Özerk Bölgesine açılan Wakhan koridorunu kontrol açısından, dolayısıyla Çin-ABD rekabeti bağlamında, son derece önemlidir.

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz ay (Temmuz) içinde, bir Taliban heyeti Çin’i ziyaret etmiş, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile bir araya gelmiş[iii] ve Taliban’dan, Çin’in Afganistan’ın yeniden inşası için yatırımlarını memnuniyetle karşılayacaklarını dair bir açıklama gelmişti[iv]. Pekin’den şu an itibarıyla bir açıklama gelmemiş olması, Çin’in, Taliban’ın Afganistan’ın kuzeyinde, Wakhan koridorunu yakından ilgilendiren söz konusu ilerleyişinden rahatsız olmadığı anlamına alınabilir. Bunlar, Taliban’ın Çin ile olan ilişkilerinin olumlu bir mecrada olduğuna işaret eden hususlar olarak görülüyor. Ve hiç şüphesiz, bunda, Sovyet işgali sırasında, Çin’in dolaylı yollardan İslami direnişçilere verdiği desteğin bugüne gelmiş hatırasının payı olduğu da ileri sürülebilir. Devamı…


ÖNCEKİ GELİŞMELER VE ANALİZLER


ABD’Yİ KINAMA, AKP/SAYIN ERDOĞAN İKTİDARINA DAVET YA DA ÇAĞRI

Bugünkü medyada, ABD Başkanı Biden’ın, Kongre’nin Temilciler Meclisi kanadına bir mektup göndererek, “Suriye’ye yönelik olağanüstü hal durumu”nun süresinin bir yıl daha uzatılmasını istediği yer alıyor. Bu bağlamda, mektupta Türkiye ile ilgili ifadelere de yer verilmiş….

Mektubu gönderen ABD Başkanı, mektuptaki ifadeler ABD Başkanı Biden’ın… ABD’nin en “tepesindeki” isminin mektubu ve ifadeleri… Yani ABD’nin Türkiye’ye güncel bakışının en yetkili ağızdan resmen ve somut olarak ortaya konulduğu bir mektup ve ifadeler…

Mektup, ABD’nin PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG’ye yapmakta olduğu desteğin bir yıl daha devam etmesini öngören bir mektup ama, bunun ötesinde Türkiye ile ilgili ağır ifadeler içeriyor.

ABD Başkanı Biden, mektubunda; Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde icra ettiği askeri faaliyetlerin, (i) ABD’nin Suriye’de IŞİD’a karşı yaptığı mücadeleyi sekteye düşürdüğü ve siviller için tehlike oluşturduğu, (ii) bölgedeki barış, güvenlik ve istikrarı tehdit etmeye devam ettiği ve (iii) ABD’nin ulusal güvenliğine ve dış politikasına karşı alışılmadık bir tehdit oluşturmayı sürdürdüğü ifade ediliyor. Başkan Biden, Türkiye için bu ifadeleri kullanmış…

ABD Başkanı Biden’ın Temsilciler Meclisi’ne gönderdiği bu mektupta yer alan Türkiye ile ilgili bu ifadeler, Türkiye için çok ağırdır, Türkiye’yi açıkça itham edicidir, dolayısıyla kabul edilemez. Devamı…



MHP’NİN “GÖVDEDEN”/”MERKEZDEN” UZAKLAŞMIŞ GÖRÜNTÜSÜ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Devamı…



ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir.

Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, Büyük Taarruz’a, işaret etmez. Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde, Ağustos ayı içinde kazanılmış, başka büyük zaferler de vardır. Malazgirt Zaferi (26 Ağustos 1071), Otlukbeli Zaferi (11 Ağustos 1473), Çaldıran Zaferi (23 Ağustos 1514), Mercidabık Zaferi (24 Ağustos 1516), Mohaç Zaferi (29 Ağustos 1521), Kıbrıs Zaferi (01 Ağustos 1571) ve Sakarya Zaferi (23 Ağustos 1921), Türk Milletinin Ağustos ayında kazanmış olduğu diğer büyük zaferlerdendir.

Bütün bu zaferler, Türk Tarihinin şan ve şerefle dolu olmasında Ağustos ayının ayrı/özel bir yeri olduğuna işaret eder.

Onun içindir ki, Zafer Bayramı’nda sadece Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonunda kazanılan zaferi değil, yaklaşık bir hafta süren Büyük Taarruz’un her aşamasında (cephelerde) kazanılmış zaferleri ve Türk Tarihinde Ağustos ayı içinde kazanılmış diğer bütün zaferleri de kutlarız.

Ağustos ayında kazanılmış ve altın harflerle yazılmış olarak Türk Tarihinde yerlerini almış olan bu zaferleri bizlere armağan eden ve bugün mensubiyet şuuru içinde bu zaferleri kutlamamıza vesile olan, bu zaferler üzerinden en olumsuz koşullarda bile gelecek konusundaki umudumuzu korumamızı sağlayan, atalarımızı, şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş gazilerimizi, “zafer ayı”, “zafer haftası” ve Zafer Bayramı” münasebetiyle, bir kere daha rahmetle, şükranla anıyorum.

Ruhları şad olsun.

Türk Milletinin milli ve manevi değerlerden beslenen yüksek karakterinin ürünü olan bu zaferler, bizlere ışık olmaya ve yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.

Zafer ayınız, zafer haftanız ve Zafer Bayramınız kutlu olsun.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Ankara, 22 Ağustos 2021 Devamı…

"DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ" ÖNCEKİ YAZILARI

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.