ZAFER BAYRAMI VE ATATÜRK…

İçinde bulunduğumuz günlerde, Kerkük konusunda çok ciddi gelişmeler yaşanıyor.  Bu konuda yazmak için kütüphaneme ve arşivime bakarken, 20 Nisan 2004 tarihinde yazdığım, “Atatürk, Milli Egemenlik ve Türk Dış Politikası” başlıklı makalem/tebliğim ile karşılaştım.

Zafer Bayramı bağlamında anlamlı bulduğum, bu çalışmamdan bazı bölümleri aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

“Hatırlayalım: Atatürk diyor ki, ‘Bir yurdun en değerli varlığı, yurttaşları arasındaki, milli birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve kabiliyetlerinin olgunluğudur. Milletin varlığını korumak için, bütün yurttaşların canlarını ve her şeylerini derhal ortaya koymaya karar vermiş olmaları, bir milletin en yenilmez silahı ve korunma vasıtasıdır. Bu sebeple, Türk milletinin idaresinde ve korunmasında, milli birlik, milli duygu, milli kültür, en yüksek göz diktiğimiz idealdir.’

Yine Atatürk diyor ki, ‘Bir milletin başarısı, mutlaka bütün milli güçlerin bir istikamette oluşması ile mümkündür. Bu nedenle bilelim ki, elde ettiğimiz başarı, milletin güç birliği etmesinden, ortak hareket etmesinden ileri gelmiştir. Eğer aynı başarı ve zaferleri gelecekte de tekrarlamak istiyorsak, aynı esasa dayanalım ve aynı şekilde yürüyelim.’

Milli egemenliğin, milli birlik ve beraberliği içerdiği; bunun da, devletin milli hedeflere ulaşmasına imkân verdiği[2] bir vakıa iken, Türk milli egemenliğini aşındıran ve Türk Milliyetçiliğini aşağılayan, hor gören ve tu-kaka yapan yaklaşımlar kabul edilemez. Türk milli egemenliğini ve Atatürkçü Türk Milliyetçiliğini hedef alanların, Batıda ve kendi ülkelerinde yükselen milliyetçiliği görmeleri gerekir.

Türk Milliyetçiliği, Türk Milletinin bir ferdi ve Türk Devletinin bir vatandaşı olmaktan gurur duymayı; Türk Milletinin ve Türk Devletinin güçlü olması, bilim ve teknikte ilerlemesi ve dünyaya örnek olması, bütün insanlığın yararına işleyecek işler yapması için çok çalışmayı; iyi ahlak sahibi olmayı, her işte örnek olmayı ve elden gelenin en iyisini yapmayı öngörür. Türk milli egemenliğinin korunması, sürdürülmesi ve geliştirilmesi, bunu gerektirmektedir. Türk milli egemenliğini hedef alan mevcut olumsuz koşullar karşısında, bizlere düşen görev, yılgınlığa düşmeden, Türk milliyetçiliğinin gereklerini yerine getirmektir.”

Bir kere daha Zafer Ayınız, Zafer Haftanız ve Zafer Bayramınız kutlu olsun.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, O’nun silah ve yol arkadaşlarının mekânları cennet, ruhları şad olsun.

Selam, sevgi ve saygı ile.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Ankara, 30 Ağustos 2017.

[1] Atatürk’ün bu sözleri için şu kaynağa bakılabilir: Ahmet Mumcu, “Atatürkçü Düşünce Sistemi’nde Milli Birliğin Yeri”, Atatürkçü Düşünce, Ankara, 1992, s. 554.

[2] Hamza Eroğlu, “Milli Birlik ve Beraberlik”, Atatürkçü Düşünce, Ankara, 1992, s. 546.


SURİYELİ SIĞINMACILAR ARTIK “SIĞINMACI” OLMAKTAN ÇIKMADI MI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Epeyi bir süredir değinmek istediğim bir husus var. O da, Türkiye’deki (tamamına yakını Arap) Suriyeli sığınmacıların dini bayramlarda ve tatil-akraba ziyareti için ülkelerine gidip gelmeleridir. Bu konuya, İP’ten Sayın Ümit Özdağ daha önce değinmişti. Ancak aradan geçen sure içerisinde konuya ilişkin durumda bir değişiklik olmamasından, konu önemli olmasına rağmen, gereken

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.