YENİ SİSTEMDE HUKUKSAL AÇIDAN ASKERİ HAREKÂTIN SEVK VE İDARESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İdlib’de 33 Türk askerinin şehit düştüğü günlerde televizyon ekranlarındaki bazı görüntüler nedeniyle, “yeni sistemde” Milli Savunma Bakanı’nın Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile olan ilişkilerine değinme ihtiyacı duymuş ancak, acının dorukta olduğu bir sırada yanlış anlaşılabilirim endişesiyle o günlerde bunu yapmamıştım.

Televizyon ekranlarındaki o görüntüler, bana göre, bir anlamda, yeni sistemde Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanı’na “ayrı ayrı bağlı ve sorumlu” olmasının nasıl anlaşıldığına işaret ediyordu. Konu hakkında kitaplar dâhil akademik çalışmaları olan bir uzman olarak, Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanı’na “ayrı ayrı bağlı ve sorumlu” olmasının bu görüntülerde ifadesini bulduğunu düşündüğüm uygulamasının hukuken yanlış olduğunu düşünüyorum.

Çünkü bir makama “bağlı ve sorumlu” olmak, hukuken, o makamın kendisine bağlı daha alt makamın yerine geçip onun yapması gerekeni yapma hakkını doğurmadığı gibi, üst makama böyle bir sorumluluğu da yüklemez.

Daha anlaşılır kılmak için, vali-kaymakam ilişkisini örnek vermek isterim. Kaymakam, valiye bağlıdır. Ancak vali, kendisine bağlı diye, kaymakamın yerine geçip kaymakamın yapması gereken işleri yapmaz, yapamaz, alması gereken kararları almaz, alamaz.

Konuya ilişkin olarak ayrıca şu iki hususa da dikkat çekmek isterim. Birincisi, Milli Savunma Bakanı koltuğunda emekli bir Genelkurmay Başkanı’nın değil de sivil bir siyasetçinin oturabileceğidir. İkincisi de, Anayasa’nın 117/2 maddesi uyarınca, milli güvenliğin sağlanması sorumluluğunun Cumhurbaşkanı’na verilmiş bir görev olduğudur. Bu noktada, “bağlı ve sorumlu olmadan” hareketle;  sivil bir siyasetçi, Milli Savunma Bakanı diye, askeri bir harekâtı bizzat sevk ve idare edebilir mi? Ya da milli güvenliğin sağlanması sorumluluğu kendisine verildi diye, Cumhurbaşkanı’ndan bir askeri harekâtı bizzat sevk ve idare etmesi beklenebilir mi?

Kaldı ki,  bir de Anayasa’nın 117. maddesinin son fıkrası vardır ki; buna göre de, savaş (çatışma) durumunda Silahlı Kuvvetlerin sevk ve idaresi Genelkurmay Başkanı’na bırakılmıştır.

Yukarıdaki mülahazalar ışığında, değerlendirmem odur ki; “bağlı ve sorumlu olma”, münhasıran “idari vesayet” bağlamında öngörülmüş, böyle görülmesi gereken bir husustur. Dolayısıyla temsil, önceden izin alma, yapılanı denetleme gibi şekillerde uygulanması icap eder. Daha açık bir ifadeyle de, Milli Savunma Bakanı’nın, askeri harekâtların sevk ve idaresini kendisine bağlı ve sorumlu Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlıklarına bırakmasıdır. Bakan, öngörülen kapsam ve sınırlar ile verilen yetki içinde icrasına nezaret etmekle yetinmelidir. Hukuken doğrusunun bu olduğuna inanıyorum.

Öyle anlaşılıyor ki, konu, “yeni sistem” bağlamında gözden geçirmeye ciddi şekilde muhtaç bir konudur. Yapılacak gözden geçirmenin sonucunda, anayasal, yasal ve/veya idari düzenlemelere ihtiyaç olacağı şimdiden çok açık olarak görülebilmektedir.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 07 Mart 2020.


NATO LİDERLER ZİRVESİ YAKLAŞIRKEN

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk 14 Haziran’da Belçika/Brüksel’de NATO Liderler Zirvesi var. Bu zirve, Türkiye için olduğu kadar, NATO, AB ve ABD için de önemli. Ancak zirveye, Türkiye’de münhasıran, muhtemel Erdoğan-Biden ilk yüz yüze görüşmesi ve Türkiye’nin Biden Yönetimine yaklaşması açılarından bakılıyor. Türk medyasında, böyle bir genel görüntü var. Elbette ki, zirvenin bir resmi gündemi

ABD ARTIK TÜRKİYE’DEN HAK ETTİĞİ CEVABI ALMALIDIR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Gün geçmiyor ki, ABD’nin Türkiye karşıtlığına işaret eden bir haber ile karşılaşılmasın… İnsan gayri ihtiyari “yetti artık” diyor. Biden Yönetimi, daha yeni Ermenilerin asılsız iddialarına, Amerikan iç hukukuna ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde Türkiye’nin aleyhine olarak itibar etmişti. Geçen her gün, ABD’nin Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü hedef alan

ÜLKE İÇİNDE ASKERİ ÜSSE SALDIRI GİRİŞİMİ VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünkü medyada, Diyarbakır’daki 8 nci Ana Jet Üssü’ne, bomba yüklü maket uçakla saldırı girişiminde bulunulduğuna dair haberler var. (20.5.21, Sözcü, s.15, Cumhuriyet, s.12) Bomba yüklü maket uçak düşürülmüş, can ve mal kaybı/zayiat yokmuş… Türkiye için, çok üzücü ve düşündürücü bir gelişme… Niye böyle gördüğümü, yol açtığı çağrışımları, anlatayım.

ORTADOĞU KAYNIYOR: FİLİSTİN, KÜRTLER VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Ortadoğu, bir süredir, ilginç, “ne/neler oluyor” dedirtecek gelişmelere sahne oluyor. Yakın zamana kadar, biri birlerini hasım/rakip gören, biri birleri aleyhine çalışan ve biri birleri hakkında çok ağır sözler sarf eden bölge ülkeleri arasında, içinde bulunduğumuz günlerde bir yakınlaşma-yaklaşma süreci yaşanıyor. Bu, İran-Suudi Arabistan ilişkilerinde, Katar-Suudi Arabistan ilişkilerinde, Türkiye’nin Mısır, Suudi

ABD’DE BORU HATTI SİSTEMİNE SİBER SALDIRI VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. ABD’de, Doğu kıyıları boyunca, 5.500 milden fazla bir alanı kapsayan ve günde 100 milyon galondan fazla benzin, dizel, jet yakıtı ve ev tipi ısıtma yağı taşınmasına boru hatlarıyla aracılık eden sisteme siber saldırı olmuş[i]… Saldırıyı yapan da, saldırı ile ne istendiği de henüz bilinmiyor. Ancak saldırının gerçek boyutunu öğrenmek-anlamak

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.