Posts tagged as: Rusya



ABD ÇİN’İ UYARIYOR: ARKTİK OKYANUSU GÜNEY ÇİN DENİZİ’NE DÖNMESİN!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD Dışişleri Bakanı, Kuzey Kutbu’ndaki faaliyetleri nedeniyle, Çin’i, Kuzey Kutbu’nu (Arktik Okyanusu’nu) Güney Çin Denizi’ne çevirmek istemekle itham ediyor. Bu açıklamayı çıkış noktası alan makalede[i] deniliyor ki; Arktika’nın (Kuzey Kutbu bölgesinin) geleceği;  bölgeyi ve kaynaklarını kontrol etmek için rekabet içinde olan güçler tarafından değil, tüm insanlığın çıkarlarına göre belirlenmeli… Devamı…



SURİYE’DE ŞİMDİ DE “İRAN KORİDORU” VE RUSYA-İRAN AYRIŞMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

I. Suriye krizinde, ciddi mecra değişikliklerine işaret eden ve Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Şam’a iki günlük bir ziyarette bulunmuştu. Bu ziyaret sırasında, Suriye’nin yeniden imarı konusunda İran’ın Şam’ın yanında durmaya devam edeceğini açıklamış; İran’ın devlet ve özel şirketlerinin Suriye’de konut, enerji, ulaşım, bankacılık ve turizm sektörlerinde Suriye’de ortak iş yapmaya hazır olduklarına dikkat çekmişti. Suriye Başbakanı İmad Muhammed Dib Hamis de, belirtilenleri olumlu karşıladıklarını ifade etmişti.[i] Konu, medyada fazla yer bulmasa da önemliydi. Çünkü bu ziyarete ilişkin haberlerde dikkat çeken iki husus vardı. Bunlardan biri, İran Cumhurbaşkanı Yardımcısının, ticaretin geliştirilmesi bağlamında, ortak demiryolu projesi üzerinden Basra Körfezi’nin Doğu Akdeniz’e bağlanmasından söz etmesi idi; diğeri de, İran ile Suriye arasında uzun vadeli ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanmış olduğunun ileri sürülmesiydi.

Her iki husus da önemlidir ve birlikte mütalaa edilmesi gerekir. Çünkü ekonomik, politik ve askeri açılardan, biri birlerini tamamlayan içerikleri vardır. Devamı…



ABD İLE TALİBAN AFGANİSTAN’DA “OYUN” PEŞİNDE GİBİ…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Deniliyor ki; ABD ile Taliban arasındaki anlaşmanın temelinde şu karşılıklı taahhüt var: Taliban, Afganistan’ın ülkesinin uluslararası terör örgütleri tarafından kullanılmayacağını; ABD de, Afganistan’daki askeri güçlerini çekeceğini taahhüt ediyor[i]

Bu taahhütlerin gerçekleşmesi mümkün mü? Mümkün görülmüyor ise, o zaman ABD bu “oyunu” niye oynuyor, neyin peşinde olabilir?

Önce şunu sormak gerekir: Afganistan’ın meşru bir yönetimi ve meşru güvenlik güçleri var iken, Afganistan’ın ülkesinin yabancı teröristlerden uzak tutulmasını sağlama işinin Taliban’a havale edilmesi ne anlama geliyor? ABD’nin, bu “havale” işini yapma yetkisi var mı? ABD, ülkelerin iç işlerine karışmaya, müdahale etme alışkanlığını sürdürüyor. Koşullar değişmiş, bu alışkanlık değişmemiştir!…

Düşünebiliyor musunuz; ABD, hem Afganistan çekilecek, hem de Afganistan’ın ülkesinin yabancı teröristlerden temizlenmesi işini Taliban’a verecek!… Devamı…



MENBİÇ’TEKi ORTAK DEVRİYE GÖREVİNİ NASIL GÖRÜYORUM YA DA ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Geçtiğimiz Haziran (2018) ayında Menbiç’te başlaması gereken Türk askerinin Amerikan askeri ile ortak devriye görevi daha yeni başlıyor. Ortak devriye görevinin gerektirdiği “ortak eğitim” daha yeni gerçekleşti. Türk topçuları Fırat’ın doğusunu bombaladı, Menbiç’te ortak devriye görevi ancak bundan sonra fiilen başladı!…

Önce “devriye” nedir, ona bakalım. Devriye, kelime anlamı olarak; bir yerde, güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan güvenlik güçlerini ve/veya bunların “dolaşma” eylemini ifade eder. Yani “devriye”, güvenlik sorununa bağlı, bundan kaynaklanan bir olgudur. Dolayısıyla, güvenlik sorununu ortadan kaldırmak için icra edilir.

Buradan Menbiç’teki “ortak devriye” görevine geçelim. Türkiye, PKK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG terör örgütünün Menbiç’teki (ve Fırat’ın doğusundaki) varlığını ve faaliyetlerini, kendisi için ciddi bir güvenlik sorunu olarak algılıyor. Ve “beka” derecesinde önemli gördüğü bu güvenlik sorununu ortadan kaldıracağını, Menbiç’i (ve Fırat’ın doğusunu) YPG terör örgütünden temizleyeceğini, bunda kararlı olduğunu açıkça ve defaatle söylüyor. Peki, Türkiye’nin bu durumu ortada iken, Menbiç’te “ortak devriye” ne anlama geliyor? Devamı…



İSTANBUL’DAKİ PATRİKHANE NEYİN KİMİN NESİ?

 Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

İstanbul’daki Patrikhane ile Yunan Ortodoks Kilisesi arasında kriz çıkmış… Nedeni, Yunan Danıştay’ının, üzerinde kiliseler olan anlaşmazlık konusu arazilerin ve bu durumdaki kiliselerde ayin düzenleme yetkisinin İstanbul’daki Patrikhane’ye ait olduğuna karar vermesi imiş[i]

Bu gelişme, önce hukuksal, sonra da siyasal açıdan son derece anlamlı ve önemli bir gelişmedir. Bilindiği üzere, Lozan Barış Antlaşması’na göre, Patrikhane’nin Türkiye’de kalmasına, Türkiye’de kalmayı tercih etmiş Rum azınlığın dinsel ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilmiştir. Patrikhane’nin, “Fener ‘Rum’ Patrikhanesi” olarak anılması da bundan ileri gelmektedir. Patrikhane’nin faaliyetlerine dair Türk mevzuatının muhtevası da, hukuksal açıdan İstanbul’daki Patrikhane’nin “olması gereken” bu statüsünü hiç tereddütsüz teyit etmektedir. Devamı…



GÜNEY PASİFİK: AVUSTRALYA ÇİN İLE KARŞI KARŞIYA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Çin’in bütün Dünyada artan varlığı dikkat çekiyor. Daha önce Latin Amerika’daki Çin varlığına işaret eden bir yazı kaleme almıştım. Birkaç gün sonra, Center for Security Studies (CSS, ETH Zurich)’de yer alan, Fergus Hanson’ın “Are We Being Played in the Pacific?”[i] başlıklı kısa analizi okuyunca, Çin’in Güney Pasifik’te de giderek artan bir varlığı sahip olduğunu gördüm. Bu çalışma, söz konusu analizden neşet etmiş, o analize dayalı bir çalışmadır. Devamı…



ÇİN, MONREO DOKTRİNİ’İNİ BOŞA ÇIKARIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Çin’in, son 10 yıl içinde, uzay diplomasisi üzerinden Latin Amerika ülkelerine açılımı öngören bir politika izlediği, bu nedenle gelecekte Latin Amerika siyasetinde Çin etkisinin ortaya çıkacağı ve bu durumun ABD’nin Monroe Doktrini’ni boşa çıkarma anlamına gelebileceği ifade ediliyor[i].

Monroe Doktrini, ABD Başkanı James Monroe’nun Aralık 1823’te Kongre’ye yolladığı, ABD’nin Amerika Kıtası’nda hâkimiyetini ve Avrupa’nın Amerika Kıtası’ndan uzaklaştırılmasını öngören mesajından ibarettir. Amerika Kıtası’nı bir bütün olarak ABD’nin ekonomik ve siyasal nüfuz alanı olarak gören söz konusu mesaj, daha sonra Monroe Doktrini olarak anılmaya başlanmıştır. Başlangıçta “Amerika, Amerikalılarındır” olarak ortaya çıkan bu yaklaşım, daha sonra ABD’nin uluslararası politikada geldiği noktaya bağlı olarak,  “Amerika, ABD’nindir” şekline dönüşmüş ve bugüne kadar gelmiştir. Devamı…



ABD HAZİNE BAKANI’NIN AÇIKLAMASININ KISA EKONOMİ POLİTİĞİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD Hazine Bakanı diyor ki, “ticaret savaşındaki” müzakerelerde ABD’nin önceliği Meksika, Kanada ve Avrupa; Çin ile ancak bunlardan sonra müzakereye geçilebilir[i]… Önce NAFTA, sonra AB, en sonunda da Çin…Bu açıklama, önemli ve anlamlı bulunmaktadır.

Her şeyden önce, müzakerelerin, dün başlayıp bugün (hemen) bitmediğini, zorlu bir süreç olduğunu, yani zaman alacağını görmek gerekir. Açıklamadan, müzakerelerin aynı “iskelet ekip” tarafından yürütüleceği anlamı çıkarılmaktadır. ABD, müzakerelere en yakınındaki Meksika ile başlayacak ve Kanada ile devam edecek, sonra Avrupa’ya geçecek, ancak bundan sonra Çin ile masaya oturabilecektir.

Müzakerelerdeki öncelik sıralaması ve geçecek zaman, anlamlı ve önemlidir. Devamı…



ABD MERKEZLİ MUHTEMEL İDLİB SALDIRISI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

İçinde bulunduğumuz günlerde, ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin, El Kaide’nin Suriye’deki son kalıntılarının bulunduğu İdlib’e yönelik bir saldırıyı başlatması konuşulmaktadır. Bununla eş zamanlı olarak da, Suriye ve Rusya tarafından, İdlib’te arkasında ABD’nin olabileceği bir “kimyasal saldırı” olayının yaşanabileceği ve bunun İdlib’e saldırı gerekçesi olarak kullanılabileceği iddia edilmektedir.

ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin, İdlib operasyonu ile, sözde, Suriye topraklarını El Kaide’den temizlemiş, Suriye’nin kurtuluşunu tamamlamış olacağı ileri sürülse de; Suriye’den ve Rusya’dan gelen (kuvvetle muhtemelen istihbarat bilgisine dayalı) kimyasal saldırı iddiası, Dünya kamuoyunun artık ABD’ye inanmadığına, ABD’nin de bunun farkında olarak, İdlib’e saldırı için Dünya kamuoyuna “anlaşılır” gelebilecek nedenler üretmeye çalıştığına (çalışabileceğine) işaret etmektedir. Devamı…



ÇİN’DE HOŞNUTSUZLUK MU!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Çin’de, bir “hoşnutsuzluk” dalgasının olduğu ifade ediliyor ve Çin Komünist Partisi’nin üniversitelerde ve araştırma enstitülerinde “vatanseverlik ruhunu” anlatması bununla ilişkilendiriliyor.[i]  Hemen aklıma geleni söyleyeceğim; tabirimi lütfen mazur görün ama, ya “öküzün altında buzağı aranıyor” ya da “Çin karıştırılmak isteniyor.” İkisinden biri…  Niye? Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.