Posts tagged as: İran



ABD İLE İRAN ARASINDA SICAK ÇATIŞMA İHTİMALİ VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, daha yeni ifade etmiş; yaşananlara rağmen, ABD ile İran arasında çatışma olmayacağı görüşündeyim demiş. Bu ifade, elbette ki, değerlidir. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de, İran’ın “mantıklı” olduğu ve iyi bir “müzakereci” olduğunu açıklamış.  Rusya Devlet Başkanı Putin, Soçi’de ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yu kabul etmesi sonrasına denk gelen açıklamasında,  dikkat çekici bir ifade kullanmış, Rusya’nın “itfaiyeci” olmadığını belirtmişti. Putin’in kullandığı bu ifade, Rusya’nın ABD karşısında İran’a destek vermeyeceği, İran’ı ABD karşısında yalnız bıraktığı şeklinde yorumlara yol açmıştı. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’, ilginçtir, Putin’in bu açıklaması sonrasında, beklenmedik bir şekilde Pekin’i ziyaret etmişti. Bundan anlaşılıyor ki, Tahran, ABD karşısında Moskova’da bulamadığı desteği, Pekin’de aramaya yönelmiştir. O zaman, “madem ABD ile sıcak çatışma ihtimali yok, Tahran’ın bu destek arayışı niye” diye sormak gerekmez mi? İran Cumhurbaşkanı’nın, İran “mantıklıdır”, “iyi müzakerecidir” sözünden, ABD ile savaş ihtimalinin güçlendiği, Tahran’ın bunu gördüğü ve ABD’ye müzakereye açık olduğu mesajını verdiği anlamı çıkarılmaz mı? Devamı…



ABD KATAR’DA TALİBAN İLE “NİYE” VE “NEYİ” GÖRÜŞÜYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bu hafta Katar’da gerçekleşmesi beklenen Afganistan konusundaki ABD-Taliban görüşmesi yapılamamış, ertelenmiş… Bu gelişme, “yalpalama” olarak yorumlanıyor[i]. Ancak ertelemenin, görüşmenin katılımcı listesi ve gündemi ile ilgili bir anlaşmazlıktan ileri gelmediği; sorunun, barışı sağlamaya dair bu girişimin zamanlaması olduğu ifade ediliyor.

Deniliyor ki, tarafların Afganistan’da barışı sağalama isteğinden şüphe duyulmamaktadır. Bu görüşe belki Taliban açısından iştirak edilebilir. Fakat ABD açısından aynı şeyi söylemek bana güç gelmektedir. Çünkü Afganistan’a barış gelmesi demek, ABD’nin Afganistan’daki varlığına ihtiyaç duyulmaması, dolayısıyla Afganistan’ı terk etmek zorunda kalması demektir. Peki, ABD, bugün ve görünür gelecek itibarıyla, Afganistan’ı terk edebilir mi? Devamı…



KAZAKİSTAN’DA NAZARBAYEV’İN GÖREVİNDEN AYRILMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Kazakistan’ı Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte bağımsızlığını ilan ettiği 10 Aralık 1991 tarihinden 20 Mart 2019 tarihine kadar Cumhurbaşkanı olarak yöneten Nursultan Nazarbayev, bu tarih itibarıyla görevini bıraktı. Aralıksız 28 yıla yakın bir süre Kazakistan’ı yöneten Nazarbayev’in ayrılışı, bütün Dünyada fazla gündeme gelmedi; Türkiye’de de devam eden yerel seçim sürecinin gölgesinde kaldı. Nazarbayev’in görevini bırakmasını konu edinen yazılar, ya kısa yorum yazıları idi ya da Nazarbayev’e adeta “methiye” idi.

Oysa bu gelişme uluslararası politika bağlamında önemliydi, Türkiye için, çok daha önemliydi. Ve objektif/gerçekçi olarak değerlendirmeyi gerektiriyordu. İşbu yazı, gördüğüm bu gereğin ürünüdür. Devamı…



ABD’NİN SUUDİ ARABİSTAN’I NÜKLEER GÜÇ SAHİBİ YAPMASI…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD’de Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin dünkü (02 Nisan 2019) oturumunda, biri Cumhuriyetçi, diğeri Demokrat, kıdemli iki Senatör; hassas nükleer enerji teknolojilerini Suudi Arabistan ile paylaşmak isteyen Amerikalı şirketler için onay verilmesi konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulunuyor[i].

İki senatör; açıklamalarında, Riyad’ın ABD’yi derinden rahatsız edici eylem ve açıklamada bulunduğu; Riyad’ın, Kongre’yi ciddi şekilde rahatsız ederek ABD-Suudi Arabistan ilişkilerini ve bölgedeki uzun vadeli istikrarı ve Amerikan çıkarlarını yeniden değerlendirmesine yol açtığını belirtiyor. Ve belirttikleri ortak nedenlerle, ABD’nin şu aşamada, Suudi Arabistan’a nükleer teknoloji veya bilgi sağlamaması gerektiğine inandıklarını ifade ediyorlar. Washington’un, Amerikalı şirketlerin Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirmesine ve plütonyum üretmek için kullanılmış yakıtı yeniden işlenmesine imkân verecek “özel” anlaşmalarına izin verilmesine karşı çıkıyorlar. Devamı…



ORTADOĞU: ABD BÖLGEDE HALA GÜÇLÜ MÜ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Brookings Institute tarafından yayınlanan, ekip çalışmasının ürünü, Ortadoğu’ya ilişkin güncel bir değerlendirmede gerçekçi tespitlerde bulunulmuştur.[i] Değerlendirmede; Soğuk Savaşın sona ermesinden (1991) bu yana yaşananların Ortadoğu’nun jeopolitiğini değiştirdiği ve ABD’nin artık Ortadoğu’nun tartışmasız ve egemen tek dış gücü olmadığı ifade ediliyor. Ayrıca ABD’nin Ortadoğu’dan çekildiği algısının gerçeği yansıtmadığına, ABD’nin Ortadoğu’da mevcut çatışmalar konusundaki diplomatik liderliğinin gerilediğine, bölgede İran’a odaklandığına ancak bu odaklanmanın da turtalı olmadığına, ABD’nin bölgedeki ortaklarını -gücünü hala koruduğu konusunda- ikna etmesi gerektiğine işaret ediliyor.

Değerlendirme yazısında, Sovyetler Birliği’nin resmen dağıldığı 1991 yılının hemen öncesinde ve sonrasında, Ortadoğu’nun bölgesel güç dinamiklerinin nispeten istikrarlı ve ABD’nin de tartışmasız ve egemen bölge dış güç olduğu; fakat bugün, bu durumun değişmiş olduğu ifade ediliyor. Devamı…



EŞ ZAMANLI GELİŞMELERDEN TÜRKİYE İÇİN ÇIKARILABİLEN ANLAM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Türkgün’ün bugünkü (25.02.2019) nüshasında (s. 11), eş zamanlı gelişmeler ışığında, dikkatimi çeken bir haber var. Haberin başlığı: “ABD, Bulgaristan’da tatbikat yapacak”. Haberin başlığı fazla bir şey ifade etmiyor olabilir ama içeriği öyle değil. En önemlisi, tatbikatın, 8 ay sürecek, 19 Ekim 2019 tarihinde sona erecek olması. Bir de tatbikata dâhil askeri unsurlar var. ABD, Avrupa’da konuşlu ABD birliklerinden 400 askerin yanısıra, tam donanımlı M2A3 Bradley tankları, UH-60 Blackhawk ve HH-60 Pave Hawk helikopterleri, M1064 zırhlı araçları, kademeli bir şekilde Bulgaristan’a getirecekmiş. Tatbikatın yeri de, 2004’te NATO’ya katılmasından sonra, Bulgaristan’ın NATO kapsamında 2008 yılında ABD’nin istifadesine açtığı Novo Selo Askeri Üssü. Bu üs, Bulgaristan’ın, doğuda Romanya’ya, batıda Sırbistan’a komşu olan ve Sofya’nın kuzeyinde kalan Vidin ili sınırları içinde kalıyor. Devamı…



SUUDİ VELİAHT PRENS NEYİN PEŞİNDE?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Salman, Asya turu kapsamında Pakistan’a yaptığı ziyaretin ardından, 2 günlük ziyaret için Hindistan’a geçmiş, burada samimi bir şekilde karşılanmış.[i]

Hindistan, Keşmir’de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen, 44 Hindistan askerinin hayatını kaybettiği bombalı saldırı için Pakistan’ı suçlamıştı. Suudi Veliaht Prensin Pakistan ve Hindistan ziyaretleri bu olaydan sonra gerçekleşiyor.

Basın toplantısında, Hindistan ile Suudi Arabistan’ın, terörizmle mücadele, denizcilik ve siber güvenlik konularında işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştıkları; altyapı, konut sektörü ve turizm alanlarında yatırım anlaşmaları imzalandığı ifade ediliyor.

İstihbarat paylaşımı, mutabık kalınan konular arasında geçiyor. Suudi Veliaht Prensin, Hindistan için, 100 milyar dolarlık ciddi bir yatırımdan söz etmesi önemli.

Peki, bu gelişmelere/açıklamalara bakarak neler söylenebilir? Devamı…



ASILSIZ ERMENİ İDDİALARI ŞİMDİ DE MACRON ÜZERİNDEN SÜRÜMDE!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

2001 yılında asılsız Ermeni iddialarını kabul ederek “soykırımı” tanıyan Fransa’da, bu kez şimdiki Cumhurbaşkanı Macron, 1915 olaylarının yıldönümü olan 24 Nisan’ı “Ermeni soykırımını anma günü” ilan etmiş. Haberde, Macron’un konuya ilişkin kararı almadan önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bilgilendirdiği de ifade ediliyor.[i]

Sayın Macron’un Sayın Erdoğan’ı bilgilendirmesinin, daha yeni mi olduğunu, yoksa bilgilendirmenin çok önceden mi yapıldığını bilmiyorum. Devamı…



ABD İLE TALİBAN AFGANİSTAN’DA “OYUN” PEŞİNDE GİBİ…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Deniliyor ki; ABD ile Taliban arasındaki anlaşmanın temelinde şu karşılıklı taahhüt var: Taliban, Afganistan’ın ülkesinin uluslararası terör örgütleri tarafından kullanılmayacağını; ABD de, Afganistan’daki askeri güçlerini çekeceğini taahhüt ediyor[i]

Bu taahhütlerin gerçekleşmesi mümkün mü? Mümkün görülmüyor ise, o zaman ABD bu “oyunu” niye oynuyor, neyin peşinde olabilir?

Önce şunu sormak gerekir: Afganistan’ın meşru bir yönetimi ve meşru güvenlik güçleri var iken, Afganistan’ın ülkesinin yabancı teröristlerden uzak tutulmasını sağlama işinin Taliban’a havale edilmesi ne anlama geliyor? ABD’nin, bu “havale” işini yapma yetkisi var mı? ABD, ülkelerin iç işlerine karışmaya, müdahale etme alışkanlığını sürdürüyor. Koşullar değişmiş, bu alışkanlık değişmemiştir!…

Düşünebiliyor musunuz; ABD, hem Afganistan çekilecek, hem de Afganistan’ın ülkesinin yabancı teröristlerden temizlenmesi işini Taliban’a verecek!… Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.