Posts tagged as: Filistin



BM GENEL KURUL’UNDA ALINAN KUDÜS KARARI ABARTILMAMALI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD’nin İsrail nezdindeki Büyükelçiliği’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararı alması, dolaylı olarak, Kudüs’ün bütünüyle İsrail’e ait olduğunu kabul ve Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunu tanıma anlamına gelmesi nedeniyle yükselen tansiyon ışığında, konu, Türkiye’nin de çabasıyla, BM Genel Kurulu’na taşınmıştı. Genel Kurul’a,  özetle, Kudüs’ün karakterini, statüsünü ve demografik yapısını değiştiren herhangi bir kararın veya eylemin hukuki bir etkisinin olmayacağını, bunun geçersiz sayılacağını, iptal edilmesi gerektiğini öngören bir karar tasarısı sunulmuştu. Karar tasarısında, ayrıca, BM’ye üye ülkeler, Kudüs’te büyükelçilik açmamaya ve BM’nin Kudüs’ün statüsü hakkında daha önce almış olduğu karara aykırı herhangi bir işlemi tanımamaya çağrılıyordu. Geçtiğimiz Perşembe (21 Aralık 2017) günü BM Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, ABD’nin muhalefetine rağmen, 128 evet oyu ile karar tasarısı kabul edilmişti. Devamı…



KUDÜS KONUSUNDA İRAN’DAN FİLİSTİN’E GELEN DESTEK ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bir süredir Orta Doğu’da, küresel politikayı etkileme potansiyeli oldukça yüksek bulunan, ciddi/önemli gelişmeler yaşanmaktadır. İlk bakışta basit ve sıradan gibi gözüken bu gelişmeler, biraz üzerine eğilince “derinlik” kazanıyor. Şii İran’dan gelen Kudüs konusunda Sünni Filistin’e destek açıklaması da, bana göre, bu türden bir gelişme…

Haritaya lütfen bir bakın ve şunu düşünün; İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü unsurları ve/veya Tahran’ın kontrolündeki Şii milisler Filistin’e destek için Gazze Şeridi’nde!…   Devamı…



ASCMER BÜLTENİ: KISA YORUMLAR VE ANALİZLER İLE GEÇEN HAFTA ASYA’DA DİKKATİ ÇEKEN BAZI GELİŞMELER, Sayı 18, 20 Ekim 2014

1. Tayvan Cumhurbaşkanı Ma Ying-jeou, bir taraftan Çin’deki refah artışına dikkat çeken, diğer taraftan da Çin’in demokrasiye yönelmesi gerektiğine vurgu yapan bir açıklama yapmıştır. Bilindiği üzere, başkenti Pekin olan Çin Halk Cumhuriyeti ile, başkenti Taipei olan ve Tayvan olarak bilinen Çin Cumhuriyeti arasında, Mao liderliğindeki Komünist Parti’nin 1949 yılında Pekin Yönetimini ele geçirmesi ile başlayan ve bugüne kadar gelen ciddi bir sorun vardır. Çin, Tayvan’ı Çin’in bir parçası olarak görürken; Tayvan de kendisini Çin’den bağımsız olarak görmektedir. Gelinen noktada, Çin’in uluslararası politikada yükselmesi ve yeni bir kutup olarak algılanması, bir taraftan Tayvan üzerindeki Çin baskısını artırmış, diğer taraftan Tayvan’ın coğrafi konumunun cazibesini artırmıştır. Mevcut koşullarda, Hong Kong’daki “Şemsiye Hareketi”, Tayvan’ı da etkileyen bir boyuta sahiptir. Eğer “Şemsiye Hareketi” amacına ulaşır ve göstericiler isteklerini kabul ettirir ise, bu, Tayvan’da milliyetçiliği “ateşleyecektir” ve Taipei’nin Çin’den uzaklaşması gündeme gelebilecektir. Tabiatıyla “Şemsiye Hareketi” Pekin Yönetimi tarafından bastırılırsa da, tam tersi yönde, Taipei’nin Çin karşısındaki pozisyonu -en azından psikolojik olarak- zayıflayacaktır. Her iki durum da, başta Doğu Çin Denizi ve Güney Çin Denizi anlaşmazlıkları olmak üzere, bölgesel anlaşmazlıkların hemen hepsi üzerinde dolaylı ama, belirgin bir etkiye yol açacaktır. Tayvan Cumhurbaşkanının bahse konu açıklaması bunları çağrıştırmaktadır. Ancak, refah ile demokrasi arasında kurulan doğrudan ilişki dikkate alındığında; Tayvan Cumhurbaşkanının, “örtülü” bir şekilde ve Hong Kong üzerinden, kalabalık Çin halkını Pekin Yönetimine karşı kışkırtmayı düşünmüş olabileceği de akla gelmektedir. Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.