Posts tagged as: enerji pazarı



HİNDİSTAN-ABD TİCARET SAVAŞI VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ABD, Çin’den sonra Hindistan ile de ticaret savaşında.. ABD-Çin ticaret savaşı inişli-çıkışlı bir seyir içinde devam ederken bunun yanına ABD-Hindistan ticaret savaşı da eklenmiş gözüküyor. Ticaret savaşında ABD’nin karşısındaki cephe genişliyor. Devamı…



IRAK ORDUSUNUN BEKLENMEDİK IŞİD OPERASYONU ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Irak Ordusu, Haşdi Şabi güçleri ve yerel aşiret güçleri ile birlikte, Irak’ın Selahaddin, Musul ve Anbar vilayetlerinden başlayıp Irak-Suriye sınırına kadar uzanan geniş bir alanda, IŞİD’e karşı operasyon başlatmış[i]… Bölgedeki mevcut durum ışığında, bu gelişmeyi önemli buluyorum. Devamı…



SUUDİ VELİAHT PRENSİ SALMAN’IN ASYA TURUNUN “DOLAYLI” HEDEFİ ABD OLABİLİR Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Suudi Veliaht Prensi Salman, Pakistan’dan Hindistan’a, oradan da Çin’e geçti. Çin ziyaretinde, taraflar, toplam değeri 28 milyar dolar olan 30’un üzerinde ekonomik işbirliği anlaşması imzalamış… Anlaşmalar arasında, ortak rafinaj ve petro-kimya kompleksi de yer alıyormuş[i]

Çin ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret hacmi, 2018 yılında % 32 oranında artış göstermiş ve Prens Salman, ülkesinin “Bir Yol Bir Kuşak” projesini desteklediğini ifade etmiş…

Eğer ABD, Çin ile ciddi bir rekabet içinde ise, devam eden bir Çin-ABD ticaret savaşı var ise, acaba bu belirtilenlerden ABD bağlamında ne çıkarılabilir diye sorulamaz mı? Ve ABD açısından bakılırken, ayrıca şunları da görmek gerekir diye düşünülmektedir: (i) Çin, hem Dünyanın en büyük enerji tüketicisi, hem de enerji yönünden dışa bağımlı bir ülkedir. (ii) ABD, bugün itibarıyla Dünyanın en büyük enerji üreticisi konumuna gelmiştir ve enerji zenginliğine pazar yaratma peşindedir. (iii) Suudi Arabistan’ın jeopolitiği, Çin (ve ABD) için, bugün ve görünür gelecek itibarıyla son derece önemlidir. Bu önem, “Bir Yol Bir Kuşak” projesi” nedeniyle, Çin için ayrıca belirgindir. Devamı…



KAŞIKÇI OLAYI: ARAP BAHARI SUUDİ ARABİSTAN İLE DEVAM MI EDECEK?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Kaşıkçı olayında gelinen nokta, Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldüğü (öldürüldüğü) ve Riyad’ın bunu açıklamaya hazırlandığı yönünde… Başkan Trump, böyle bir durumda, ABD’nin Suudi Arabistan’a “cezai” yaptırımlar uygulayacağını açıkladı. ABD ve Batı medyasında da, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile “balayı” döneminin sona erdiğine dair haber ve yorumlar yer alıyor.

Kaşıkçı olayında bugün itibarıyla görünen tablo, Suudi Arabistan’ın insan haklarını açıkça ve ağır bir şekilde ihlal ettiği, diplomatik ilişkilerin yürütülmesine dair uluslararası hukuk düzenlemelerini bu ihlalde istismar ettiği şeklinde ele alınıyor, takdim ediliyor. Batı, bir bütün olarak, Kaşıkçı olayı üzerinden Suudi Arabistan konusunda adeta ayağa kalkmış gibidir. Bu, dikkat çekici bulunmaktadır. Niye? Çünkü Suudi Arabistan’ın insan hakları ve uluslararası hukuk karşısındaki durumu/duruşu Kaşıkçı olayı üzerinden yeni ortaya çıkmış ya da yeni fark edilmiş değildir. Hemen herkes, “dinden çıkmış Sünni cihatçıları” Suudi Arabistan ile ilişkilendirirken, bu cihatçılar “kafir” diye nitelediklerinin kafalarını din adına keserken, ABD’deki 11 Eylül saldırıları Suudi Arabistan ile ilişkilendirilirken, hatta 11 Eylül saldırılarından mağdur olmuş Amerikalılara Suudi Arabistan’a karşı dava açma yolunu açan bir kanun Kongre’de kabul edilirken, Suudi Arabistan’ın insan haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuku açıkça çiğnediği görülmüyor, şimdi Kaşıkçı olayı üzerinden görülüyor ve gündeme getiriliyor!… Bu durum, dikkat çekici değil midir? Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.