Posts tagged as: Doğu Akdeniz



ABD-YUNANİSTAN YAKINLAŞMASI ÇOK DİKKAT ÇEKİCİ

Prof. Dr. Osman Metin öztürk, ASCMER Başkanı

Bugünkü yazılı Türk medyasında Yunanistan-ABD ilişkilerine dair dikkat çekici bir haber var. Yunanistan’da, daha yeni Trakya’daki Dedeağaç ve Atina civarındaki Elevsina limanlarında liman kolaylıklarına sahip olan ABD’nin, şimdi de yine Atina civarındaki Skaramanga limanının kullanımını elde etmeye yöneldiği ifade ediliyor. Haberde, ABD’nin, Yunanistan’daki bu liman kolaylıkları üzerinden, hem Amerikan Donanmasına katılacak 4 fırkateynin inşasını buradaki tersanede gerçekleştirmeyi düşündüğü, hem de buraları 6. Filo’nun bakım merkezi haline getirmeyi planladığı belirtiliyor.

Bu gelişmeyi, birçok açıdan önemli buluyorum. Devamı…



“İNCİRLİK İDDİASI” ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Haber şöyle: “Yunan haber sitesi Greek City Times, ABD’nin, Türkiye’nin Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nde depoladığı 50 nükleer savaş başlığını Yunanistan’a taşımaya hazırlandığı yönündeki söylemlerin son zamanlarda arttığını ileri sürdü.” Haberde, “Üs (TSK İncirlik Tesisi), Arap dünyasına kapı eşiğinde bulunması ve Sovyetler Birliği’ne yönelik Amerikan nükleer bombalarını depolamak için uygun bir yer olması nedeniyle NATO ittifakının en stratejik varlıklarından biridir.” ifadesi de var. (Türkgün, 16.9.20, s. 1-12) Devamı…



KIBRIS, EGE VE DOĞU AKDENİZ ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Kıbrıs konusunda, hem uluslararası politika bağlamında, hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin iç politikası bağlamında kritik/hassas günlerden geçiliyor.

Ege’de Yunanistan’ın uluslararası hukuku görmezden gelen ve oldu-bitti stratejisini yansıtan yaklaşımı artık Türkiye’nin tahammül sınırlarını zorlayan bir mahiyet arz etmektedir.

Doğu Akdeniz’de, bölge dışı ülkeleri de içine alan, ciddi bir gerginlik yaşanıyor. ABD ve Rusya açıktan, Çin dolaylı yollarla gerginlik ile bağlantılı. Türkiye ve KKTC, yaşanan gerginliğin önemli bir parçası ve gerginliği en üst seviyede hisseden ülkelerden. Türkiye’nin de, KKTC’nin de, uluslararası hukuktan kaynaklanan ve tarihten gelen hak ve menfaatleri çok açık tehdit altında; görülmüyor ya da görmezden geliniyor. Devamı…



BU ÜLKE BU DIŞ POLİTİKAYI DAHA FAZLA TAŞIYAMAZ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

KKTC Başbakanı Sayın Ersin Tatar, daha yeni Türkiye’yi ziyaret etti; döndükten sonra açıklama yapıyor, Ada’nın kuzeyinde 46 yıldır kapalı olan “Maraş”ın açılması gündemde… (Türkgün, 11.8.20, s.1-9)  KKTC Başbakanı, Maraş’ın açılmasının, Dünyaya, ilgililere ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi’ne anlatılacağını söylüyor. Bu anlatma işi, Maraş’ın açılmasının kolay bir iş olmadığına,  Lefkoşa’nın ve Ankara’nın karşı karşıya kalacağı sıkıntının büyüklüğüne işaret etmiyor mu?

Bu açıklama ile, Oruç Reis sismik araştırma gemisinin, donanma unsurlarının eşliğinde “nawteks”lenmiş bölgede araştırma faaliyetlerine sevk edilmesi, eş zamanlı… Nawtekse konu bölge, Rodos ve Meis adaları ile Antalya körfezleri açıkları arasındaki bölge… Bölge sıkıntılı… Nitekim Yunan Silahlı Kuvvetleri hemen harekete geçmiş… Kuvvetle muhtemel, Libya konusuna olduğu gibi, AB bu konuya da müdahil olacaktır.

Lütfen bir düşününüz ve şunları hatırlayınız: Devamı…



İDLİB ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Geriye dönülüp 2011’de Suriye’de ortaya çıkan iç savaşın bugüne kadar olan seyri bir film şeridi gibi gözden geçirildiğinde, arkasındaki asıl amacın Kürtleri denize çıkışı olan müstakil bir devlete kavuşturmak olduğu görülebiliyor. İdlib, bu amaca ulaşılması bağlamında kritik önemi haiz, Suriye’nin kuzey batısında, Türkiye’nin Hatay iline komşu Suriye’ye ait bir yerleşim yeridir. Dikkat edilirse, Suriye krizi bugün adeta İdlib konusuna indirgenmiş bir görünüm arz etmektedir. Ne ABD’nin Suriye’deki Kürtler ile açıkça bağlantılı varlığı, ne Suriye Kürtlerinin Rusya ile olan ilişkileri, ne Suriye Kürtlerinin kantonal yönetimleri ve konfederal anayasa talepleri, ne Irak’ın, İran’ın ve Türkiye’nin Kürt kökenli “ayrılıkçı” insanlarının gözünün-kulağının genelde Suriye’de özelde İdlib’de olduğu konuşuluyor. Varsa-yoksa İdlib…

Suriye krizinde artık münhasıran İdlib konuşuluyor. Demek ki, İdlib konusu önemli. Demek ki, İdlib konusunda giderek artan gerginlik boşuna değil.

Türkiye, İdlib konusunda sadece Şam Yönetimi ile karşı karşıya değil; Şam yönetimi ile birlikte hareket eden Rusya ile de artık sıkça karşı karşıya geliyor. Bu süreçte, 03 Şubat 2020 günü, Şam Yönetimine dâhil askeri birliklerin açtığı topçu ateşi ile İdlib’de altı Türk askeri hayatını kaybediyor, yararlılar var. Devamı…



SURİYE’DE ŞİMDİ DE “İRAN KORİDORU” VE RUSYA-İRAN AYRIŞMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

I. Suriye krizinde, ciddi mecra değişikliklerine işaret eden ve Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Geçtiğimiz günlerde İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Şam’a iki günlük bir ziyarette bulunmuştu. Bu ziyaret sırasında, Suriye’nin yeniden imarı konusunda İran’ın Şam’ın yanında durmaya devam edeceğini açıklamış; İran’ın devlet ve özel şirketlerinin Suriye’de konut, enerji, ulaşım, bankacılık ve turizm sektörlerinde Suriye’de ortak iş yapmaya hazır olduklarına dikkat çekmişti. Suriye Başbakanı İmad Muhammed Dib Hamis de, belirtilenleri olumlu karşıladıklarını ifade etmişti.[i] Konu, medyada fazla yer bulmasa da önemliydi. Çünkü bu ziyarete ilişkin haberlerde dikkat çeken iki husus vardı. Bunlardan biri, İran Cumhurbaşkanı Yardımcısının, ticaretin geliştirilmesi bağlamında, ortak demiryolu projesi üzerinden Basra Körfezi’nin Doğu Akdeniz’e bağlanmasından söz etmesi idi; diğeri de, İran ile Suriye arasında uzun vadeli ekonomik işbirliği anlaşmasının imzalanmış olduğunun ileri sürülmesiydi.

Her iki husus da önemlidir ve birlikte mütalaa edilmesi gerekir. Çünkü ekonomik, politik ve askeri açılardan, biri birlerini tamamlayan içerikleri vardır. Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.