“SURİYE ULUSAL ORDUSU”NUN BAŞINDAKİ İSİM NE YAPMAK İSTİYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Özgür Suriye Ordusu (ÖSO)’nun yeniden yapılanmasıyla ortaya çıktığı ifade edilen “Suriye Ulusal Ordusu”nun başındaki Albay Haitham Afisi, Londra merkezli Reuters’e bakın ne demiş: “Ulusal Ordu’ya tüm destek yalnızca Türkiye’den geliyor. Başka ortak devlet yok. Türkiye savaşçıların maaşlarının ödemesini yapıyor. Lojistik destek ve gerekli görülmesi durumunda silah yardımında bulunuyor.”[i]

Uluslararası hukuk, uluslararası politika ve Türkiye’nin yaşamakta olduğu “ekonomik (ve politik) saldırı” ışığında böyle bir açıklamayı, “iyi niyetle” yapılmış göremiyorum, “ihbar” ve “ifşa” gibi geliyor bana, maksatlı buluyorum. “Suriye Ulusal Ordusu”nun başındaki isim, kime hizmet ediyor demekten kendimi alamıyorum. Eğer Ankara Suriye krizinde bu “tip” kesimlerle çalışıyorsa, mevcut konjonktür ile bağlantılı olarak, önümüzdeki günlerde, “ihbar” ve “ifşa” gibi görülebilecek benzeri başka açıklamaların da medyaya yansıması benim için sürpriz olmayacaktır.

Uzun yıllar uluslararası hukuk işlerinde çalışmış bürokrasiden gelen bir akademisyen olarak, bu ve benzeri açıklamalar nedeniyle, bugün olmasa bile ileride, Türkiye’nin çok ciddi hukuksal ve siyasal sorunlarla ile karşı karşıya kalabileceğini düşünüyorum.

Devletlerin, hak ve menfaatlerini korumaları esastır. Bunu söylemeye gerek yoktur, çünkü eşyanın tabiatındandır. Ancak bazen bunların korunması çeşitli nedenlerle “açıktan” mümkün olamaz; uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin yerleşik temel değerleri buna izin-imkân vermez. Bu engel, “örtülü faaliyetler” ile aşılır; ülkenin hak ve menfaatleri ancak bu suretle korunabilir.

Buradan hareketle, “Suriye Ulusal Ordusu”nun başındaki ismin Reuters’e yaptığı yukarıda “aynen aktardığım” açıklamayı, Ankara’nın Suriye’deki “örtülü faaliyetlerini” açığa vurma olarak görüyorum. Buna bağlı olarak da, bu ve benzeri açıklamaların Türkiye için çok ciddi hukuksal ve siyasal sonuçlarının olabileceğini değerlendiriyorum.

Türkiye, “bu kabil” işler için hızla durumunu gözden geçirip, gereken tedbirleri almak durumundadır. Örtemeyeceği ya da örtülü tutamayacağı faaliyetlerden uzak durmalı, yapılmış-yapılmakta olanlar üzerindeki örtüyü de kalınlaştırmalıdır.

Türkiye, oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmektedir, “şimdilik” politik ve ekonomik saldırı altındadır. Hal böyle iken, Türkiye’nin destek verdiği Suriye’de “cephe hattında” sorumlu mevkide bulunan bir Suriyeliden gelen böyle bir açıklama karşısında, benim aklıma, Türkiye’nin her tarafına dağılmış, özgürce yaşayan, seyahat edebilen ve “tatil”(!) ya da “bayram” (!) için Suriye’ye gidip gelebilen milyonlarca “sığınmacı” Suriyeli geliyor…

Türkiye’ye “ekonomik (ve politik) bir savaş” açılmış deniliyor ve mevcut konjonktürün Türkiye için daha da ağırlaşabileceği varsayılıyor ise, Ankara, hem cephe gerisini, hem de proxy unsurlarını “sağlama” almak durumundadır.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 12 Ağustos 2018.

[i] https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201808121034711314-ulusal-ordu-komutani-yalniz-turkiye-yardim-ediyor-maas-silah/, 12 Ağustos 2018.


BEKA SORUNU, “ULUS İNŞASI” VE GÜVENLİ BÖLGE UYGULAMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Türkiye’nin bir beka sorunu ile karşı karşıya bulunduğu doğrudur. Bu sorun, ayrılıkçı Kürtler ile ilgilidir. Ve sorunun arkasında, “şimdilik” Irak Kürtlerinin geldiği nokta ve Suriye Kürtleri ile ilgili mevcut gelişmeler vardır. Türkiye’nin beka sorunu ya da milli ve coğrafi bütünlüğüne yönelik yakın ve ciddi tehdit niçin ayrılıkçı Kürtler ile

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI NE SÖYLÜYOR, DUYAN VAR MI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Newsmax haber sitesine bir demeç veriyor. O demecinde, “ABD, Türklerin Suriye’de Kürtleri kıyıma uğratmamasını güvence altına almaya çalışıyor” ifadesi var.[i] Demeçte kullanılan kelime, “slaughter”… Kelimenin Türkçe karşılığı, “kıyım”, “katliam”…

ABD’DE “POWELL DOKTRİNİ” TARTIŞILIRKEN TÜRKİYE’DE NE KONUŞULUYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD’de, Suriye’ye ve Afganistan’a ilişkin olarak açıklanan çekilme kararları sonrasında, ABD’nin uluslararası uyuşmazlıklara askeri açıdan angaje olması tartışılıyor ve bu tartışma bağlamında “Powell Doktrini” hatırlanmış, bu doktrin öne çıkmış gözüküyor.[i]

İDDİA: TÜRKİYE ORTADOĞU’DA SUUDİ ARABİSTAN’IN YERİNİ ALMAYA SOYUNMUŞ…

Prof. Dr. Osman metin Öztürk ABD Başkanı Donald Trump: “Suudi Arabistan olmasaydı İsrail’in başı dertte olurdu” demiş[i]… Haberi görünce, twitter’da ve linkedin’de, habere yer vermiş ancak “yorum yapmayacağım” notunu düşmüştüm… Nedeni, haberin bendeki ilk çağrışımının, “bildiğim”(!) Suudi Arabistan algısı olması idi… Fakat sonra… Bir süredir, olaylardan-gelişmelerden hareketle, artık enerji satıcısı olan ABD’nin, Suudi Arabistan’ın enerji

ABD: TÜRK DIŞ POLİTİKASINDAKİ BÜYÜK SIKINTI…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu açıklama yapıyor, diyor ki; “ABD ile aramızda iki sorun var. FETÖ elebaşının iade edilmemesi ve terör örgütü YPG/PKK’ya destek verilmesi[i]”… Sayın Bakan’ın bu açıklamasına konu dört aktör var. ABD ve üç terör örgütü… Ancak üç terör örgütünün ABD ile olan bağı-bağlantıları dikkate alındığında ortaya sadece

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.