SAYIN BİNALİ YILDIRIM’IN SON AÇIKLAMASI VE NEDEN OLDUĞU ÇAĞRIŞIMLAR

Hafta sonunda İstanbul’da Kasımpaşa Lisesi’nde düzenlenen “pilav gününde”, 31 Mart’taki seçimlerde Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan ve YSK’nın henüz kesinleşmemiş sonuçlarına göre seçimi kaybetmiş gözüken, AKP’li Sayın Binali Yıldırım önemli açıklamalarda bulunmuş… Demiş ki; “Bu seçimin kendi sosyolojisi var, kendi şartları var. Onun içinde değerlendirilmesi lazım. Seçimde adaylar yarışmadı, bunu hepimiz biliyoruz. Dolayısıyla adaylardan biri kaybetti, biri kazandı diye değerlendirmek çok sağlıklı olmaz. Ben kaybedilmiş bir seçimi kazanmak için uğraşacak bir insan değilim[i].”

Bu açıklamayı, samimi olarak, Türk siyasetinin bugünü ve geleceği açısından dikkat çekici ve önemli buluyorum.

Sayın Binali Yıldırım, “seçimde adaylar yarışmadı” demiş… Bu ifadeye “AKP açısından” baktığımda ve seçimin kampanya dönemini hatırladığımda, hem AKP Genel Başkanı, hem de Cumhurbaşkanı “şapkalarını” birlikte taşıyan Sayın Recep Tayyip Erdoğan aklıma geliyor. Kendisinin kampanya döneminde 57 ile giderek 53 bin km. yol kat ettiğine ve İstanbul’da bir güne 8 ilçe mitingini sığdırdığına dair haberleri[ii] hatırlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı “şapkası” ile, her gün televizyon haberlerindeydi. Sıkça televizyonların özel haber programlarına konu oluyor, röportajlar veriyordu. Cumhur İttifakı’nın AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Binali Yıldırım ise, rakibi Sayın Ekrem İmamoğlu ile kıyaslandığında, “bildik” medyada onun kadar bile yer almıyordu. Öyle ki, hem medya, zaman zaman nerede diye Sayın Binali Yıldırım’ı merak ediyordu; hem de, medyada bu durum yorumlara konu oluyordu[iii]. Bu durumdan hareketle; Sayın Binali Yıldırım’ın “seçimde adaylar yarışmadı” ifadesinden şunu anlıyorum: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışında, Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Sayın Ekrem İmamoğlu, Sayın Binali Yıldırım ile değil, Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile yarışmıştır. Söz konusu ifade, bende bunu çağrıştırıyor, bu algıya yol açıyor.

Sayın Binali Yıldırım’ın açıklamasından özellikle dikkatimi çeken ikinci ifade ise, “Ben kaybedilmiş bir seçimi kazanmak için uğraşacak bir insan değilim.” İfadesidir. Bu ifade de, yine bende iki çağrışıma yol açmıştır. Birincisi, AKP’li kimliği ile, Sayın Binali Yıldırım’ın bu ifadesinin, AKP’yi ilzam edici bir şekilde seçimin kaybedildiğinin adeta  “itirafını” çağrıştırmasıdır. Çünkü Sayın Binali Yıldırım; AKP iktidarında, bugüne kadar Bakanlık, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı gibi gerçekten önemli görevleri yerine getirmiştir. Hatta AKP’nin bir önceki Genel Başkanı’dır. Bunları hatırladığımda, kendisinin bu açıklamasının, AKP’yi bağlayıcı bir etkiye  (en azından böyle bir algıya) yol açacağını düşünmeden edemiyorum. Buna bağlı olarak; YSK halen seçim itirazlarını görüşmekte olduğu için, bu açıklamanın YSK üzerinde bir etkiye yol açıp açmayacağı sorusu da aklıma geliyor. İkinci çağrışım da,  Sayın Binali Yıldırım’ın bu ifadesinin, bir önceki paragrafta belirtilenler ışığında, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı çağrıştırması; bunun da, Sayın Recep Tayyip Erdoğan hakkında  “kaybedilmiş bir seçimi kazanmak için uğraşan” kişi algısına yol açmasıdır. Bu noktada, “kaybedilmiş seçimi kazanma” ifadesinin de, bende, hukuk ile örtüşmeyen bir çaba içine girilmesini çağrıştırdığını ayrıca ifade etmeliyim. Tabiatıyla, burada da, Sayın Binali Yıldırım’ın bu ifadesinin de YSK üzerinde bir etkiye yol açıp açmayacağı sorusu yine aklıma gelmektedir.

Sayın Binali Yıldırım’ın Kasımpaşa Lisesi’nde düzenlenen “pilav” gününde yaptığı medyaya yansıyan açıklamasından aldığım iki ifadenin bende yol açtığı çağrışımlar, aklıma getirdikleri, özetle bu şekildedir.

AKP’nin, 31 Mart’taki yerel seçimlerin sonuçlarının değerlendirilmesi için düzenlediği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da AKP Genel Başkanı sıfatıyla katıldığı, Ankara/Kızılcahamam’daki hafta sonu etkinliğine Sayın Binali Yıldırım katılmamıştır. Bu, doğal olarak, medyada sorgulanmıştır, sorgulanmaktadır. Ve yukarıda belirttiğim çağrışımlar ve algılar ile birlikte soru işaretlerine yol açmaktadır. Sayın Binali Yıldırım’ın “Kızılcahamam Kampı’na davet bile edilmemiş” olmasının[iv] ileri sürülmesi, soru işaretlerini yoğunlaştırmaktadır. Sayın Binali Yıldırım’ın Kasımpaşa Lisesi’nde yaptığı açıklamalarına “açıklık” getiren yeni açıklamaları, bana göre, belirtilen çağrışımlar ve algılar ile ortaya çıkan soru işaretlerini değiştirmemektedir.

Bunları yazarken, geçtiğimiz günlerde 23 Nisan etkinlikleri bağlamında TBMM’de düzenlenen özel oturumda Genel Kurul Salonu’na girerken Sayın Binali Yıldırım’ın bazı AKP’liler tarafından ayakta alkışlanmasına dair televizyon görüntüleri de aklıma geldi… Bunu da, yine konu bağlamında görüyorum.

AKP’nin bugün Türkiye’yi etkin bir şekilde kontrolü altında tuttuğunu çıkış noktası aldığımda, Türkiye’nin dış politikadaki ve iç politikadaki güncel durumu ile küresel ve bölgesel konjonktürü hatırladığımda, bunların hepsini birlikte mütalaa ettiğimde; AKP’ye ilişkin olarak Sayın Binali Yıldırım üzerinden ortaya çıkmış yukarıda belirtilen görüntülerin, Türk siyasetinin bugünü ve geleceği açısından oldukça önemli olabileceği sonucuna ulaşmaktayım.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 29 Nisan 2019.

[i] Türkgün, 29 Nisan 2019, s. 1-8.

[ii] Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim mesaisinde rekor kırdı!”,   https://www.internethaber.com/cumhurbaskani-erdogan-secim-mesaisinde-rekor-kirdi-2011197h.htm, 29.4.2019.

[iii] https://t24.com.tr/haber/kulis-nedeni-binali-yildirim-mi-akpde-ankara-istanbul-izmir-adaylari-neden-aciklanmadi,756242, 29.4.2019.

[iv] Sevilay Yılman, “Binali Yıldırım Kızılcahamam’da neden yoktu?”, https://www.haberturk.com/yazarlar/sevilay-yilman-2383/2445769-binali-yildirim-kizilcahamamda-neden-yoktu, 29.4.2019.


KAYYUM ATAMALARINI DOĞRU BULMUYORUM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Diyarbakır, Mardin ve Van’ın HDP’li Büyükşehir Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmasını, yerlerine söz konusu illerin Valilerinin “kayyum” olarak atanmasını, aşağıda izah edeceğim nedenler ile, doğru bulmuyorum.

KURBAN BAYRAMI MESAJI

Sitemiz üzerinden bizleri izleyenlerin Kurban Bayramlarını kutluyor, kendilerine esenlik dolu günler diliyoruz. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ASCMER Başkanı Ankara, 09 Ağustos 2019

SİYASET YAPMA ANLAYIŞINDA BATI İLE MAKAS AÇILMAYA DEVAM EDİYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Almanya’da Angela Merkel, Aralık 2018’deki Hristiyan Demokrat Parti (CDU) Kongresinde parti liderliğinı bıraktı, Başbakan olarak 2021’deki genel seçime kadar görevini sürdürecek, sonra kenara çekilecek. Halefleri az-çok belli: Ursula von der Leyen (AB Komisyonu Başkanı) ve Annegret Kramp Karrenbauer (Almanya Savunma Bakanı). İngiltere’de Theresa May, geçtiğimiz Haziran ayının başında,

BU ÜLKÜ OCAKLILAR ALKIŞLANMAZ MI?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ataları, kendilerini de O’nun evlatları olarak gören, vatan, millet ve bayrak sevdalısı gençlerin buluştuğu Ülkü Ocaklarının son dönemde neler yaptığını bilen var mı? Ben medya üzerinden biliyorum. Ve bunu, yüreğinde ülkesinin ve insanlarının ayrı bir yeri olan herkes ile paylaşıyorum. Bakın bu gençler son 45 gün içinde neler yapmış: i. Türkiye’nin

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 45. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak bu harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.