RUSYA VE ASYA’NIN DOĞUSUNDAKİ MİLİTARİZASYON SÜRECİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Rusya, Japonya yakınlarındaki anlaşmazlık konusu Kuril Adalarından Etorofu’ya savaş uçağı konuşlandırıyor.[i] Karar, Japonya’nın K.Kore nedeniyle, ülkesini ABD’ye açmasının ve Rusya’nın doğudaki Primorski Krayı’nın tam karşısına denk gelen Japonya’nın Akita ve Yagamata eyaletlerine ABD füze sistemlerinin yerleştirildiğinin konuşulduğu bir sırada gelmesi dikkati çekmektedir. Rusya’nın Etorofu’ya savaş uçağı konuşlandırmasının kalıcı olup olmadığı henüz netlik kazanmış değil.

Bu, oldukça geniş bir bakış açısı ile görülmesi gereken, önemli bir gelişme…

Rusya, Ukrayna (Kırım) krizi üzerinden batıda ABD (ve AB) ile karşı karşıyadır ve çok büyük bir ülkeye sahiptir. Asya’nın doğusundaki Japon Denizi üzerinden Japonya’ya komşudur. Onun içindir ki, Japonya’nın ülkesindeki ABD askeri varlığını artırması, Rusya’ya yönelik ABD tehdidini doğrudan ağırlaştıran bir sonucu da beraberinde getirmektedir.

K.Kore Çin’e ve Rusya’ya komşu olduğu için, ABD’nin K.Kore’ye yönelik atacağı askeri adımların Çin’e ve Rusya’ya kaçınılmaz yansımaları olacaktır. ABD’nin K.Kore’yi hedef alması sonrasında, müteakip hedefin Rusya’nın büyük ülkesinin olması, mevcut koşullar ışığında zayıf bir ihtimal olarak görülmemektedir.

Enerjinin ve ABD’nin izlediği politikanın etkisinde Rusya-Çin ilişkileri yakın gözükse de, Çin’in kalabalık nüfusu ile Rusya’nın büyük ülkesi birlikte mütalaa edildiğinde, yükselen Çin, bugün olmasa bile orta ve uzun vadede Rusya için potansiyel tehdit niteliğini taşımaktadır diye değerlendirilmektedir.

Küresel ısınma (iklim değişikliği) Arktika’yı ve Arktik Okyanusunu (kıyılarını) öne çıkarmıştır. Rusya, Arktik Okyanusunda en uzun kıyı şeridine sahip ülkedir. Bu da, Arktik Okyanusu kıyıları üzerinden işleyecek yeni “kuzey deniz ticaret yolu” ve Arktika’nın öne çıkacak yer altı zenginlikleri düşünüldüğünde, Rusya için bir fırsat olduğu kadar risk de demektir. Buradan çıkarılan husus, Rusya’nın, sahip olduklarını, hak ve menfaatlerini, avantajlarını koruma ve bunları özellikle ekonomik ve politik fırsata dönüştürme gereği ile karşı karşıya olduğudur.

Yukarıda tek tek sıralanan hususlar ışığında; genelde Kuril Adalarının, özelde ise bu adalardan biri olan Etorofu’nun Rusya için ne anlama geldiği anlaşılabilmektedir. Etorofu’ya savaş uçağı konuşlandırması, bu anlama işaret eden bir gelişmedir ve konuşlandırmanın kalıcı olmasını beklemek gerekir diye değerlendirilmektedir. Yukarıda tek tek sıralanan hususlardan önce, söz konusu adalar ve ada her şeyden önce Rusya’nın Asya’nın doğusundaki topraklarının ileriden savunulması açısından önemlidir ve bu, ifade edilen değerlendirmeyi ayrıca beslemektedir.

Söz konusu adaların bir kısmının, İkinci Dünya Savaşının son yıllarından başlayarak bugüne kadar Rusya ile Japonya arasında anlaşmazlık konusu olduğu ve Moskova ile Japonya’nın bu anlaşmazlığı çözmek için görüşmeler yaptıkları doğrudur. Ancak görüşmelerin mecrası konusunda ortaya çıkmış algı nedeniyle, Rusya’nın savaş uçağı konuşlandırmasının, görüşmelere ciddi zarar vermesi beklenmemektedir.

Bununla beraber konu, sadece Rusya ve Japonya ile ilişkilendirilebilecek bir konu olma özelliğini yansıtmamaktadır. Asya’nın doğusundaki tablo ile birlikte mütalaa edilmesi gereken bir gelişmedir. Asya’nın doğusunda bir süredir adeta “militarizasyon süreci” yaşanmaktadır. Bölgede çok sayıda sorun vardır. Güney Çin Denizi, Doğu Çin Denizi, K.Kore, Çin tarafından notamlama konusu yapılmış hava sahası, ABD’nin bölgeye (G.Kore’ye) yüksek irtifa füze savunma sistemi konuşlandırması sorunları öne çıkmıştır. Ayrıca geçmişi İkinci Dünya Savaşı öncesine giden Japon işgal yıllarının acı hatıralarına bağlı ciddi bir anlaşmazlık belirmiştir. Bölge ülkelerinde, uluslararası bir boyuta da sahip, kimisi etnik ve dinsel bir mahiyet arz eden, bazı iç sorunlar da vardır. Bu sorunlar var ve bunlara bağlı olarak bölgede zaten bir militarizasyon süreci yaşanır iken, Rusya’nın Etorofu’ya savaş uçağı konuşlandırması durumu, bu süreci daha da ağırlaştıracaktır.

Asya’nın doğusundaki militarizasyon sürecinin ağırlaşması, ilk bakışta sıcak çatışma riskini artıracağını düşündürtse de, tam aksine sıcak çatışma riskinde “eşiği” yükseltme gibi bir işlevi de yerine getirebilecektir diye düşünülmektedir.

Bakalım gelecek günlerde bunlardan hangisi galebe çalacak…

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 03 Şubat 2018.

[i] https://uk.reuters.com/article/uk-japan-russia-islands-military/russia-approves-warplane-deployment-on-disputed-island-near-japan-idUKKBN1FM179, 03.02.2018.


PAKİSTAN’DAN İDLİB’E BİR DİZİ ÇAĞRIŞIM…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı ABD’li “The National İnterest”den, Çin’in Pakistan’ı aşağıladığına (sömürge muamelesi yaptığına) değinen ve Pakistan Başbakanı İmran Han’ı Pakistan halkı ile karşı karşıya getirme amacının güdüldüğü algısına yol açan (içeridiğinden böyle bir algı potansiyeli çıkarılabilen) ilginç bir makale[i]… ABD’nin, yeniden Pakistan ile yakınlaşma çabası içinde olduğu çağrışımına da yol açıyor…

GÜÇLÜ LİDER-GÜÇLÜ ÜLKE ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Her siyasal lider, yönettiği ülkenin güçlü olmasını ister. Ancak bir ülkenin güçlü olması, içeriden bakıldığında görülen güçten çok farklı bir şeydir. İçeriden bakıldığında görülen güç, görecelidir, subjektiftir, gerçekçi bakış ile fazla bir anlam taşımaz. Asıl güç, ülke, uluslararası ilişkiler sistemi ile birlikte mütalaa edildiğinde görülen güçtür. Siyasal liderler, bu son

ANKARA İÇİN SURİYE YAKLAŞIMINI GÖZDEN GEÇİRME VAKTİ GELMİŞTİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Şarku’l Avsat’a dayandırılan bir habere göre; Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin siyasi kanadı Suriye Demokratik Meclisi’nin Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed, geçtiğimiz günlerde, Rusya’nın Suriye’deki Humeymim askeri üssünde, Rus heyeti ile görüşmüş.[i] SDG temsilcisi, bu görüşmenin ertesi gün de, Şam’a geçerek, Şam’da Suriye Ulusal Güvenlik (İstihbarat) Bürosu Başkanı Ali

İDLİB ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Geriye dönülüp 2011’de Suriye’de ortaya çıkan iç savaşın bugüne kadar olan seyri bir film şeridi gibi gözden geçirildiğinde, arkasındaki asıl amacın Kürtleri denize çıkışı olan müstakil bir devlete kavuşturmak olduğu görülebiliyor. İdlib, bu amaca ulaşılması bağlamında kritik önemi haiz, Suriye’nin kuzey batısında, Türkiye’nin Hatay iline komşu Suriye’ye ait

2019’DA TÜRK DIŞ POLİTİKASI VE DIŞ POLİTİKADA 2020 ÖNGÖRÜSÜ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Türkiye, 2019 yılında, dış politikada, çözümlerin değil, sorunların bir parçası oldu. Sergilenen dış politika anlayışı ve uygulaması ile, daha sorunlu, soru işaretlerinin daha çok olduğu bir dış politika görünümü ortaya çıktı.

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.