RUSYA, TÜRKİYE’YE AFRİN KONUSUNDA YEŞİL IŞIK YAKMIŞ!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Türkiye’de günlük olarak yayınlanan Sözcü Gazetesi’nin bugünkü (13 Aralık 2017) nüshasının 11. sayfasında, “Putin yeşil ışık yaktı, Afrin operasyonu an meselesi” başlıklı bir haber var. Konu, bana göre çok önemli. Bundan şüphe duyulmamalı. Haberi okuyunca hemen aklıma gelen altı husus şunlar oldu.

Birincisi, Fırat Kalkanı Operasyonu üzerinden Türkiye’nin “kontrolüne” girmiş bölge varken, Afrin’e operasyon ne kadar doğrudur? Güneydeki bir kısım hariç, Afrin zaten Türkiye ile çevrilidir.  Hala niye buna ihtiyaç duyuluyor anlamış değilim. Afrin operasyonu, Ankara’nın Afrin’den algıladığı tehdidi savuşturur mu; savuşturur ise, acaba ne kadar savuşturur; yoksa Türkiye’nin başına yeni gaileler mi açar?

İkincisi, Ankara-Moskova ilişkileri o kadar yakın ise, Putin, niçin Suriye’den asker çekmeden önce Türkiye’ye Afrin konusunda “yeşil ışık” yakmamıştır? Putin’in Suriye’den çekilme kararının Orta Doğu’daki muhtemel yeni ve büyük karmaşa ile ilişkilendirildiği de dikkate alındığında, bunu sorgulamak ve şimdi yakılan “yeşil ışıktan” şüphe duymak gerekmez mi? Niçin şimdi? Arakasında ne olabilir?

Üçüncüsü, Orta Doğu’da İran üzerindeki baskı artarken, ABD’nin Kudüs konusundaki kararı Orta Doğu’yu germiş iken, Türkiye’nin “hedef alındığı” konuşulur iken,  Orta Doğu’da muhtemel yeni ve büyük bir karmaşa beklenirken, Afrin operasyonu ne kadar doğrudur?

Dördüncüsü, acaba Türkiye “krizi fırsata çevirme” düşüncesi ile, Afrin operasyonu üzerinden Orta Doğu’daki yangına benzin dökmeyi düşünüyor olabilir mi? Eğer böyle bir düşünce var ise, içinde bulunduğu durum nedeniyle, bu, Türkiye için ne kadara gerçekçi ve rasyonel bir düşünce olarak görülebilir?

Beşincisi, Ankara Yönetimi, acaba Afrin operasyonuna, içerideki ve dışarıdaki “malum” gelişmelerin yol açtığı üzerindeki baskıyı savuşturmak ya da hafifletmek işlevini yüklemiş olabilir mi? Bu da, aklıma geliyor ve eğer öyle ise, buna söylenecek çok şey olur ama, ben burada bir şey söylemeyeceğim…

Altıncısı, belki de en dikkat çekici olan, dolaylı olarak Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma ilişkin cari algıya işaret eden, haberin başlığındaki ifadedir.  Türkiye, Afrin’e operasyon yapmak için Rusya’nın “yeşil ışığına” (yani iznine ya da onayına) ihtiyaç duyan bir ülke midir? Nerede kaldı Türkiye’nin egemenliği, gücü, büyüklüğü? Böyle bir durumda, hele son günlerde Rusya’nın PYD/YPG yaklaşımının ABD’yi çağrıştırdığı bir durumda,  Afrin’e yapacağı operasyonda Türkiye hedefine ulaşabilir mi? Bu yöndeki bir beklenti gerçekçi olabilir mi? Doğrusu,  şüpheci yaklaşıp, “acaba Türkiye bir oyuna mı getirilmek isteniyor” diye düşünmek değil midir?

Bölgesel ve küresel ölçekte ciddi belirsizlik söz konusu iken, ciddi bir karmaşanın ayak sesleri algılanıyor iken, Afrin’e operasyon konusunun bir kez daha tezekkür edilmesinde fayda mülahaza etmekteyim.  Özellikle buna dikkat çekmek için yazdım.

Son söz: “Yazıktır bu ülkeye. Yazıktır bu vatana. Yazıktır, günahtır, ayıptır bu millete.”[i]

[i] MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, 05 Aralık 2017 tarihli TBMM Grup Toplantısı konuşmasından alınmıştır.

 


GÜÇLÜ LİDER-GÜÇLÜ ÜLKE ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Her siyasal lider, yönettiği ülkenin güçlü olmasını ister. Ancak bir ülkenin güçlü olması, içeriden bakıldığında görülen güçten çok farklı bir şeydir. İçeriden bakıldığında görülen güç, görecelidir, subjektiftir, gerçekçi bakış ile fazla bir anlam taşımaz. Asıl güç, ülke, uluslararası ilişkiler sistemi ile birlikte mütalaa edildiğinde görülen güçtür. Siyasal liderler, bu son

ANKARA İÇİN SURİYE YAKLAŞIMINI GÖZDEN GEÇİRME VAKTİ GELMİŞTİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Şarku’l Avsat’a dayandırılan bir habere göre; Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin siyasi kanadı Suriye Demokratik Meclisi’nin Yürütme Kurulu Başkanı İlham Ahmed, geçtiğimiz günlerde, Rusya’nın Suriye’deki Humeymim askeri üssünde, Rus heyeti ile görüşmüş.[i] SDG temsilcisi, bu görüşmenin ertesi gün de, Şam’a geçerek, Şam’da Suriye Ulusal Güvenlik (İstihbarat) Bürosu Başkanı Ali

İDLİB ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Geriye dönülüp 2011’de Suriye’de ortaya çıkan iç savaşın bugüne kadar olan seyri bir film şeridi gibi gözden geçirildiğinde, arkasındaki asıl amacın Kürtleri denize çıkışı olan müstakil bir devlete kavuşturmak olduğu görülebiliyor. İdlib, bu amaca ulaşılması bağlamında kritik önemi haiz, Suriye’nin kuzey batısında, Türkiye’nin Hatay iline komşu Suriye’ye ait

2019’DA TÜRK DIŞ POLİTİKASI VE DIŞ POLİTİKADA 2020 ÖNGÖRÜSÜ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Türkiye, 2019 yılında, dış politikada, çözümlerin değil, sorunların bir parçası oldu. Sergilenen dış politika anlayışı ve uygulaması ile, daha sorunlu, soru işaretlerinin daha çok olduğu bir dış politika görünümü ortaya çıktı.

KANAL İSTANBUL: GERÇEĞİ YANSITMAYAN KOMİK BENZETMELER VE GERÇEKLER

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Kanal İstanbul konusundaki tartışma giderek, hem “ciddiyet kaybediyor”, hem de “ciddiyet kazanıyor”. Ciddiyet kaybediyor. Çünkü deniliyor ki, Kanal İstanbul ne ise, Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı da odur. Ciddiyet kazanıyor. Çünkü kamuoyunun haberler, yorumlar ve değerlendirmeler üzerinden konu hakkında bilgi sahibi olması, tartışmayı siyasal iktidarın monologu olmaktan çıkarıp ciddi bir

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.