NATO İÇİN KINAMA MESAJI

NATO’nun Norveç’teki Komuta Kontrol Tatbikatında, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının “düşman liderler biyografisi” içinde yer almasını; Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın isminin de “düşman ülke liderleriyle ‘yakın ilişki’ içinde” diye geçmesini, şiddetle kınıyorum.

Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadelede karşı karşıya gelmesine rağmen, tercihini Batı’dan yana yapmış bir asker, siyaset ve devlet adımıdır. Türk Milleti, Mustafa Kemal’i “atası” kabul eder.  Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının gönlünde Mustafa Kemal Atatürk’ün ayrı ve özel bir yeri vardır. Son dönemde bazı “aykırı” sesler çıksa da, Türkiye’deki “kahır ekseriyet” için, Mustafa Kemal Atatürk bir “ışık”, bir “yol göstericidir”; her görüşten vatandaşın üzerinde birleştiği, bir “ortak değerdir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, halen NATO üyesi bir ülkenin Cumhurbaşkanı’dır. Sayın Cumhurbaşkanı’na Türkiye’de tevcih edilen eleştiriler, Türk kamuoyundaki tartışmalar, bu gerçeği değiştirmediği gibi, uluslararası ilişkilerdeki yerleşik kurallar da kendisine gereken nezaketin gösterilmesini amirdir.

Hiç tartışmasız NATO; Batılı değerleri korumak için ortaya çıkmış, bu değerler üzerinden işleyen uluslararası bir örgüttür.

Siyasal bağımsızlığa, ülkelerin milli değerlerine ve seçimler üzerinden “karar verici” olma noktasına gelmiş siyasal iradeye saygı, sadece Batılı değerlerin bir parçası değildir. Bu, aynı zamanda, siyasal ve hukuksal açılardan tarafları bağlayan NATO’ya dair mevcut uluslararası düzenlemelerin lafzından ve ruhundan da kaynaklanan bir gerektir.

Yukarıdaki mülahazalar ışığında, Türk Milleti’nin bir ferdi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir vatandaşı olarak, NATO tatbikatında yer alan bahse konu olumsuz gelişmelerden ciddi şekilde rahatsız olduğumun, bunu kabullenemeyeceğimin bilinmesini isterim.

Yaşananları, “doğru”,”akılcı” da bulmuyorum.

Yaşananların, “NATO dayanışması” ve bu yolda işletilen “kamu diplomasisi” ile bağdaştırılması güçtür. Bu tür olaylar, Türkiye’nin Batı’dan ve NATO’dan kopması için çaba sarf edenlerin, adeta  “ekmeğine yağ sürmektedir” ki; bunun sonucu, NATO’nun önemli bir müttefikini kaybetmesi, güçlü bir müttefikin desteğinden yoksun kalmasıdır.

Küresel ve bölgesel belirsizliğin geçen her gün arttığı, silahlanma yarışının yeniden başladığı ve bu durumun görünür gelecek itibarıyla yoğunlaşarak devam edeceğinin tahmin edildiği mevcut ortamda, “İttifak dayanışmasına” zarar veren bu tür gelişmeler, ne NATO için, ne de Türkiye için, iyi bir gelişmedir. Eğer savunma ve güvenliğe ilişkin belirsizlik artıyor ise, yarın kimin kime ihtiyaç duyacağı da belirsizlik arz ediyor demektir. Onun içindir ki; bugün, bir ölçü olmamalıdır. Yarına bakılmalıdır. NATO ve Türkiye, yarın, biri birlerine ihtiyaç duyacakları durumlar ile karşılaşabilirler.

O itibarla, NATO, bir daha bu tür olumsuz durumlar ile karşılaşılmaması için gereken tedbirleri almalıdır. Türkiye de, bir taraftan NATO Karargâhı nezdinde daimi olarak görev yapan sivil ve askeri personelini daha “uyanık” tutmalı, diğer taraftan da NATO’nun desteğine ihtiyaç duyulan günler olabileceği ihtimaline binaen Türk kamuoyu nezdinde NATO’nun daha fazla yıpranmasına imkân ve fırsat vermemelidir diye düşünüyorum.

Ayrıca, bahse konu olumsuz gelişmenin, savunma alanında AB içinde daha sıkı işbirliğini ve yakın koordinasyonu öngören, PESCO olarak da anılan, Kalıcı Yapılandırılmış İşbirliği Savunma Anlaşması’nın imzalanmasından hemen sonra yaşanmasının bana oldukça anlamlı geldiğini de, belirtmeliyim.

Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarım.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Ankara, 18 Kasım 2017

www.ascmer.org


ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir. Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, Büyük Taarruz’a işaret etmez. Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde, Ağustos ayı içinde kazanılmış,

KURBAN BAYRAMI MESAJI

ASCMER olarak, takipçilerimizin Kurban Bayramlarını en iyi dileklerimizle kutluyor, kendilerine esenlik dolu günler diliyoruz. 16 Ağustos 2018. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Başkan

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak, harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mukavemet

BU MÜNHASIRAN BİR “8 TEMMUZ” YAZISIDIR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.