İSTANBUL’DAKİ YENİ HAVAALANI’NIN İSMİ ÜZERİNE

İstanbul’daki yeni havaalanının ismi üzerine kamuoyunda devam eden bir tartışma var. Bu tartışma bağlamında gözden kaçan ve/veya fazla üzerinde durulmayan bazı hususlar var.

Bir: “3. havaalanı” ifadesi, doğru bir ifade değildir. Çünkü mevcut Atatürk Havaalanı, yeni havaalanına “taşınıyor” ve geride kalan (eski) havaalanı, “havaalanı” olarak hizmet vermeyecek, “Millet Bahçesi” oluyor.

İki: Konu, mevcut Atatürk Havaalanı’nın “taşınmasıdır”. Taşıma, “ismi” de içeren “hukuksal” bir olgudur. Mevcut Atatürk Havaalanı “yerinde” varlığını korumuş olsaydı, yeni (yani 3.) havaalanına bir isim aranabilirdi ve bu eşyanın tabiatından olurdu. Ama böyle bir durum yok, sadece “taşıma” var.

Üç: Gerek kamuoyuna yapılan açıklamalarda, gerekse sivil havacılığa dair Türk makamları ve ICAO ile yapılan konuya ilişkin yazışmalarda “Atatürk Havaalanı’nın yeni yerine taşınması” ifadeleri kullanılmıştır.

Bu hususlar ışığında, Atatürk Havaalanı’nın yeni yerine taşınması münasebetiyle, “isim arayışına girilmesi”, hem hukuken, hem de teknik ve etik olarak doğru bulunmamaktadır. İlave olarak, “isim arayışının”, toplumda bir süredir zaten görülebilen ayrışmayı ya da kutuplaşmayı ayrıca besleyebileceği de değerlendirilmektedir.

Bu noktada ve konu bağlamında; hem yürürlükteki Anayasa’da ifadesini bulmuş olduğu üzere Atatürk’ün bu ülkenin ortak paydası olduğu, hem de yürürlükteki anayasanın “Türk Milletinin birliğini temsil etme” görevini tevdi etmek suretiyle Cumhurbaşkanı’na Türk Milleti’nin birliğini-beraberliğini-ortak değerlerini koruma sorumluluğunu verdiği de hatırlanmalıdır.

Sonuç: Atatürk Havaalanı, kapatılmamıştır, yeni yerine taşınmaktadır. Durum böyle iken, bir “isim arayışına” girişilmesi, yukarıdaki mülahazalar ışığında doğru değildir. Yeni havaalanının ismi, “taşıma” nedeniyle, zaten “Atatürk”tür.

Kamuoyunun bilgilerine saygı ile sunarım.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Ankara, 18 Eylül 2018.


SURİYELİ SIĞINMACILAR ARTIK “SIĞINMACI” OLMAKTAN ÇIKMADI MI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Epeyi bir süredir değinmek istediğim bir husus var. O da, Türkiye’deki (tamamına yakını Arap) Suriyeli sığınmacıların dini bayramlarda ve tatil-akraba ziyareti için ülkelerine gidip gelmeleridir. Bu konuya, İP’ten Sayın Ümit Özdağ daha önce değinmişti. Ancak aradan geçen sure içerisinde konuya ilişkin durumda bir değişiklik olmamasından, konu önemli olmasına rağmen, gereken

BU MÜNHASIRAN BİR “8 TEMMUZ” YAZISIDIR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.