IŞİD’IN SRİ LANKA’DA NE İŞİ VAR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

I. WPR (World Politics Review) tarafından yapılmış kısa bir analizde, geçtiğimiz günlerde Sri Lanka’da Kiliselere ve Batılı turistlerin tercih ettiği lükse otellere yapılan, 321 kişinin hayatını kaybettiği, 500’den fazla kişinin yaralandığı ve IŞİD’ın üstlendiği terörist saldırılar için, terörizmin yeni bir türü olduğu ifadesi kullanılmış[i]

Ancak analize bakıldığında, bu saldırılardan nasıl bir terörizm tiplemesine ulaşıldığı çok açık değil… Sri Lanka’nın çok dilli, çok ırklı, çok dilli yapısı biliniyor. Keza bu ülkenin, şimdi hız kesmiş olsa da, çok ciddi ve çok kanlı (toplamda yaklaşık 100 bin kişinin hayatını kaybettiği) bir terörizm sorununu yaşadığı da bilinmektedir. Jeopolitiğinin, Çin ile birlikte, çok değer kazandığı da görülmektedir.

Analizde, nüfusun % 10’na yakın kısmını teşkil eden Müslümanlara karşı bir süredir Sri Lanka’da yürütülen karşı politikaya işaret ediliyor. Bu işaret, saldırıyı IŞİD’ın üstlenmesi ile birlikte mütalaa edildiğinde, adeta doğal bir şekilde, hem Sri Lanka’da, hem de Dünya da İslam karşı cephenin güçleneceği sonucuna ulaşılmaktadır.

II. Bunu, öncelikle ABD’nin Ramazan ayından sonra açıklayacağı, yeni Ortadoğu planı ile ilişkilendirmek mümkündür diye düşünülmektedir. Daha açıklanmamış olmasına rağmen, ABD’nin bu planının İsrail lehine olduğu anlaşılmaktadır. Buna dair işaretler vardır. ABD’nin Kudüs ve Golan konularındaki son tasarrufları bu işaretlerdendir. Yani planın açıklanmasının, bölgedeki Müslüman/Arap ülkelerin ciddi tepkisine yol açması beklenmektedir. Türkiye de, kuvvetle muhtemel bu plana ciddi tepki veren bölge ülkelerinden biri olacaktır. Ayrıca Türk-Amerikan ilişkilerinin içinde bulunduğu oldukça sıkıntılı durum nedeniyle, son yıllarda “İslami görüntüsü” dış politikada çok üst seviyeye çıkmış Türkiye’den, bu aralar, ABD’ye karşı beklenmedik bir hamlenin gelmesi ve bunun taraflar arasındaki ilişkileri çok kritik bir noktaya getirmesi ihtimali de vardır. Bu ihtimal dışlanamamaktadır.

Sri Lanka’daki vahim/kanlı saldırılar üzerinden yeniden İslam karşıtlığının (yani “İslami terörizm” nitelemesinin) öne çıkarılması; bu belirtilenler ışığında, hem ABD’nin Ortadoğu’ya ilişkin yeni planına yönelik olarak bölgeden gelecek tepkinin kontrol altında tutulması, hem de Türk-Amerikan ilişkilerinde ortaya çıkabilecek çok ciddi bir olumsuzlukta Türkiye’nin ABD karşısında destekten yoksun bırakılması bağlamında görülebilecektir. Yan, Sri Lanka’daki IŞİD saldırısı, belirtildiği şekilde Ortadoğu ve Türkiye ile ilişkilendirilebilir.

III. IŞİD’ın üstlendiği Sri Lanka’daki saldırılara küresel ölçekte bakıldığında; akla, Hindistan, Çin, ABD ve Sri Lanka’nın jeopolitiği gelmektedir.

Hindistan ve Çin, “militan İslami aşırıcılık” ile mücadele eden ülkeler; ABD ise, hem görünürde IŞID ile mücadele eden, hem de IŞİD ile ilişkilendirilen bir ülkedir. Bu noktada, ABD’nin uluslararası terörizmi istismar ettiğini; terörizmle mücadelenin, ABD’ye istediği coğrafyalara müdahale etme (erişim) imkânı sağladığının artık açık hale geldiğinin hatırlanması gerekir.

Keza Hindistan’ın hemen güneyinde yer alan ve bir ada ülkesi olan Sri Lanka’daki söz konusu terör olaylarına bakarken, şu iki hususu da görmek gerekir: Birincisi, Sri Lanka’nın jeopolitiğinin Çin, Hindistan ve ABD için son derece değerlidir. İkincisi de, bir taraftan Çin- Hindistan ilişkilerinin ciddi sorunlu olduğu, diğer taraftan da ABD ile Çin’in rekabet içinde olduğu görülmelidir.

Bu belirtilenler nedeniyle, Sri Lanka, bu üç aktörün (Hindistan, Çin ve ABD) de ilgi alanında dâhildir. Sri Lanka, Çin’in Bir Kuşak Bir Yol Projesine dâhildir ve bu kapsamda ciddi Çin yatırımlarına ev sahipliği yapmaktadır. Hindistan ve ABD de, politik, ekonomik ve askeri mülahazalar ile bundan rahatsızdır.

Sonuç olarak, iki hususa işaret edilebilir. Birincisi, 1990’lı yılların ilk yarısında ortaya çıkan ve o yıllarda çok konuşulan “Medeniyetler Çatışması” tezi tekrar, etnik/dinsel etmeli uluslararası terörizm şeklinde, ön plana çıkabilir. Küresel gidişatın kaosa doğru olması bu öngörüyü besliyor. İkincisi de, birinci husus bağlamında; daha yeni, “bitirildi, büyük zafer kazanıldı” denilen IŞİD’ın (Çin ve/veya enerji ile bağlantılı)başka birçok coğrafyada yeniden ortaya çıkabileceği ve ABD’nin de yeni bir IŞİD ile mücadele konseptine sahip olarak bu coğrafyalarda daha güçlü olarak kendisini gösterebileceğidir.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 28 Nisan 2019.

[i] https://www.worldpoliticsreview.com/articles/27785/with-easter-bombings-a-new-brand-of-terrorism-arrives-in-sri-lanka, 28.4 .2019.


ABD’NİN GİRİT’TE VE BATI TRAKYA’DA ARTAN ASKERİ VARLIĞI ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Yunanistan’ın, NATO üyesi olarak ülkesini zaten ABD’ye açmış iken, son dönemde bu işi daha da ileriye taşımasını, ABD’ye Girit’te ve Batı Trakya’da daha ileri konuşlanma imkânı tanımasını, burada biraz farklı ele almaya çalışacağım. Elbette ki, Yunanistan’ın bu yaptıkları, Yunan emeli ve ABD’nin güncel Türkiye yaklaşımı ile birlikte mütalaa edildiğinde, Türkiye

TÜRKİYE CİDDİ TEHDİT/TEHLİKE ALTINDA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu 30 Ağustos’ta aklıma gelenler…. Lütfen hatırlayınız… 1821’de Osmanlı’ya isyan eden ve bu isyan neticesinde 1832’de Osmanlı’dan koparak ayrı bir devlete sahip olan Yunanlılar, Mayıs 1919’da Anadolu’yu işgale başlıyor… Yaklaşık 100 yıl önce (1821) emperyalist Batının desteği ile Osmanlı’dan kopan isyancılar, yaklaşık 100 yıl sonra (1919) yine emperyalist Batının desteği

UKRAYNA’DAKİ ÇATIŞMANIN TRANSDİNYESTER CUMHURİYETİ’NE YANSIMA İHTİMALİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Moldova’nın doğusunda, fazla derinliği olmayan kuzeyden güneye doğru ince bir şerit halinde uzanan 1990’da Moldova’dan kopup tek taraflı bağımsızlık ilan eden, Ukrayna’nın batısından Ukrayna’ya komşu, Rusya himayesindeki, bugüne kadar Rusya dışında kimsenin bağımsızlığını tanımadığı Transdinyester Cumhuriyeti’nde dikkat çekici üç ayrı terör saldırısı yaşanıyor.[i] Bu çalışma, bu saldırıları çıkış noktası

PENÇE KİLİT OPERASYONU, “ERBİL GAZI” VE KÜRTLERE “ULUS İNŞASI”…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Linkedin’de Sayın Erkan Ayan’ın “AB-D neden Kuzey Irak’ta Pençe Kilidi Operasyonuna sessiz?” sorusu ile başlayan, benim bağlantı ağıma dâhil Sayın Murat Sekmen üzerinden muttali olduğum bir paylaşım ile karşılaştım. Bu paylaşımda, Türkiye’nin PKK terör örgütüne yönelik olarak Irak’ın kuzeyinde icra ettiği Pençe Kilit Operasyonu, (Erbil’in kontrolündeki) bölgenin petrol ve doğal

TACİKİSTAN SAVUNMA BAKANI’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Geçtiğimiz günlerde (20-21 Nisan’da) Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar’ın önemli bir ziyaretçisi vardı. Tacikistan Savunma Bakanı Orgeneral Sherali Mirzo, Sayın Akar’ın “resmi davetlisi” olarak Türkiye’deydi. Sayın Akar, Sayın Mirzo’yu Milli Savunma Bakanlığı’na gelişinde askeri törenle ve görüntülerde ifadesini bulan dikkat çekici bir samimiyet ile karşılamış. Milli Savunma Bakanlığı tarafından

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.