GÜVENLİK KONULARINDA RUSYA’YA DAİR DÖRT KISA DEĞERLENDİRME

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Center for Security Studies (CSS) ETH Zurich tarafından yeni yayınlanan ”No. 237: Security Issues” [i] belgesinde, “Russian Analytical Digest-RAD” olarak dört konu ele alınmış ve özetle şunlara yer verilmiştir:

1. Julian Cooper, “Prospects for Russia’s Defence Spending” başlıklı çalışmasında, özetle  son on yılda, Rusya’nın silahlı kuvvetlerini reforma tabi tuttuğunu ve silah stoklarını önemli ölçüde yenilediğini işlemiştir.

2. Pavel K. Baev, “Russia Builds Up and Cuts Down Its Naval Power” başlıklı çalışmasında, özetle şunlara yer vermiştir:  (i) Rusya, “büyük deniz gücü” hevesini hala korumakta ancak, 2027 yılına ilişkin Devlet Silahlanma Programı gemi yapımına dair fonlarda büyük kesintiyi öngörmektedir. (ii) Rusya, 8 adet Borei sınıfı stratejik denizaltı serisinin ve nükleer güdümlü bir su altı aracının geliştirilmesinin tamamlanmasına öncelik vermektedir. (iii) Rusya’nın Arktik Okyanusu’ndan, Baltık Denizi’nden, Karadeniz’den ve Pasifik Okyanusu’ndan algıladığı tehditlere karşı koymaya yönelik stratejik talepleri yüksek risk almayı gerektirmekte, bu da Rusya için kaza riskini artırmaktadır.

3. Stacy Closson, “Russia’s Recent Arctic Activities: Military Threat or Development Strategy?” başlıklı çalışmasında, özetle şunlara yer vermiştir: (i) “Arktik Çemberi”nin beşte biri Rusya’ya aittir ve Rusya, Kuzey Kutbu nüfusunun üçte ikisine ev sahipliği yapmaktadır. (ii) Rusya’nın Kuzey Kutbu’na dâhil toprakları ve büyük ölçüde Rusya’nın kontrolündeki kuzey deniz yolu, petrol, doğal gaz ve diğer mineraller bakımından zengin Kuzey Kutbu topraklarına Atlantik ve Pasifik Okyanuslarından kritik erişim sağlar. (iii) Rusya, son on yılda, Kuzey Kutbuna dâhil topraklarındaki varlığını güçlendirmiştir. Askeri üslerini, teçhizatını ve insan gücünü artırmıştır. (iv) Bu, Rusya’nın hidrokarbonlar ve deniz ulaşım koridorları üzerindeki egemen kontrolünü güçlendirmeyi öngören bir stratejiye sahip olduğunu yansıtmaktadır. Ancak Rusya’nın bu stratejisinin içerisinde, aynı zamanda bölgenin sosyoekonomik kalkınmasını sağlamak ve bu suretle Kuzey Kutbu’nda gereken nüfusa sahip olmak da vardır.

4. Mariya Omelicheva, “The Impact of Economic Crisis on Counterterrorism Measures in Russia” başlıklı çalışmasında, özetle; Rusya örneğinde, ekonomik gerileme tehdidi altında bulunan otoriter bir rejimin terörle mücadeleye yoğunlaşmasını, bu suretle halkın dikkatini güvenlik sorunlarına kaydırmasını ve bunlar üzerinden meşruiyetini güçlendirmeye yönelmesini işlemiş, tartışmıştır.

Yukarıda özetle verilen bu dört analizin ayrıntılarına (tam metnine) aşağıdaki internet adresi üzerinden ulaşmak mümkündür.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 02 Temmuz 2019.

[i] https://css.ethz.ch/content/dam/ethz/special-interest/gess/cis/center-for-securities-studies/pdfs/RAD237.pdf, 02.7.2019.


VAY HALİMİZE… VAY Kİ VAY…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Milli Savunma Bakanı Sayın Hulusi Akar, “YPG, PKK’nın tam da kendisidir” demiş[i]… Ne zaman diyor bunu? İdlib’de Rusya’nın YPG ile müzakerelere başladığının ileri sürüldüğü bir sırada ve Soçi’deki Erdoğan-Putin görüşmesinin bir gün öncesinde… Sayın Hulusi Akar’ın söz konusu ifadesi, Soçi’deki görüşmede, Putin karşısında, Sayın Erdoğan’ın elini güçlendirme amaçlı mı, yoksa

“TALİBANLI AFGANİSTAN”: “1 MART TEZKERESİ”, İRAN’IN “MOLLA DEVRİMİ” VE BAZI ÇAĞRIŞIMLAR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünlerde, Dünyada da, Türkiye’de de, ağırlıklı olarak, ABD’nin 20 yıl kaldığı Afganistan’dan çekilmesi ve Afganistan’ın Taliban’ın kontrolüne girmesi (“Talibanlı Afganistan”)konuşuluyor. Bu bağlamda, değinme ihtiyacını duyduğum hususlar-çağrışımlar var. “Talibanlı Afganistan”, bana, ilk olarak, 2003’teki “1 Mart Tezkeresi”ni çağrıştırıyor. ABD’nin, 2001’de Afganistan’a ve 2003’te Irak’a müdahale gerekçeleri… Ve ABD’nin 20 yıl kaldığı

HUDSON INSTITUTE: ABD’NİN AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Amerikan düşünce kuruluşu Hudson Enstıtute, Afganistan’da bugün yaşananlarla ilgili olarak, “Şimdi ne olacak? Afganistan’daki Amerikan Yenilgisinin Küresel Sonuçları”[i] başlıklı bir çalışma yayınlamış. Burada, bazı ufak eklemeler ile bu çalışmanın genel olarak tercümesine yer verilmiş ve sonlarda da kısa yorum ve değerlendirmede bulunulmuştur. Hudson Instıtute uzmanları Nadia Schadlow, Robert Greenway, Michael

İKİNCİ S-400 FÜZE SAVUNMA SİSTEMİNİN ALINMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugünkü medyada, Türkiye’nin Rusya’dan ikinci bir S-400 hava savunma sistemi alacağı, buna dair pazarlıkların sürdüğü, tarafların anlaşmaya yakın olduğu yer alıyor. Bu yazının kaleme alındığı an itibarıyla, bu habere Ankara’dan yalanlama gelmediğini biliyorum. Şahsen, haberin doğruluğunu teyit etme imkânım bulunmamaktadır. Eğer doğru ise, çok dikkat çekici ve düşündürücü bulunması gereken

AFGANİSTAN’IN KUZEYİ: TALİBAN, ABD, ÇİN VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Taliban’ın, Afganistan’ın kuzeyinde, Özbekistan’ın güneyinde kalan Şibirgan kenti ile, Tacikistan’ın güneyinde kalan Kunduz kentini ele geçirdiği, ABD’nin de B-52 bombardıman uçakları ile Şibirgan’daki Taliban mevzilerini bombaladığı ifade ediliyor[i]. Afganistan kuzeyinde, Taliban’ın ele geçirdiği Şibirgan ve Kunduz vilayetleri, bu nedenle ABD’nin B-52 uçakları ile bombaladığı ve “hayalet gambot uçakları”[ii] sevk ettiği

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.