FENERBAHÇE YENİ BİR KUMPASLA KARŞI KARŞIYA OLABİLİR Mİ?

Fenerbahçe, sahasında, renktaşı Ankaragücü’ne 3-1 yenildi…

Ankaragücü’nü tebrik ediyorum.

Ve Fenerbahçe ile ilgili olarak, Sözcü’nün bugünkü (29.10.2018) nüshasının spor sayfasında (s. 33), Lemi Çelik’in, “Teknik Analiz” köşesinde geçen şu ifadeleri paylaşmak istiyorum. Sayın Lemi Çelik diyor ki; “Maalesef Ali Koç üzerinde bazı oyunlar oynanıyor. … Hem eski başkan Yıldırım’ın hem de Yıldırım Demirören’in Ali Koç’a operasyonu devam ediyor.”

Beşiktaşlıyım. Fenerbahçeli değilim.

Ancak Sayın Ali Koç’un Fenerbahçe’ye Başkan olmasına sevinmiştim. Sevinmemin nedeni; Sayın Ali Koç’un, Fenerbahçe üzerinden, Türk futbolunun kurumsallaşmasına ve dolayısıyla gelişmesine katkı sağlayacağına samimi olarak inanmamdır. Fakat Sayın Ali Koç’un Başkan olmasından sonra Fenerbahçe’ye “bir şeyler oluyor, olmakta”… Durumu iyi değil.

Ali Koç’lu Fenerbahçe’de “olanlar”, ben de, epeyidir, Sayın Lemi Çelik’in söylediklerini çağrıştırıyordu: “Acaba Sayın Ali Koç’u sabote mi ediyorlar?” diye kendi kendime soruyordum. Kendime sorduğum bu soruyu, Sayın Lemi Çelik, sanki cevaplamış, hissiyatıma tercüman olmuş…

Fenerbahçe, hiç şüphesiz, tarihi ve taraftarları ile, büyük bir camia…

Sayın Lemi Çelik’in ifadesinden, Fenerbahçe’nin yeni bir kumpas ile karşı karşıya olduğu anlamı çıkarılabiliyor. Eğer öyle ise, bakalım, dünkü kumpası boşa çıkarmış Fenerbahçe camiası, büyüklüğünü bir kere daha gösterip, bugünkü kumpası da boşa çıkarabilecek mi?

Sanırım çoğu kimse şu iki algıya sahip: Birincisi, büyük kulüplerin başkanlığı üzerinden, “köşe dönülüyor.” İkincisi de, futbol üzerinden siyaset yapılıyor. Gördüğüm: Bu algıların son dönemde güçlendiği, Sayın Ali Koç’un bu iki algının dışına çıkan bir örnek olduğu ve bunun da rahatsızlığa yol açtığı, bu değişime direnenlerin bulunduğudur.

Tıpkı ekonomideki “kötü para iyi parayı dolaşımdan kovar” kuralı gibi… Sanırım, Fenerbahçe’nin ve Başkanı Ali Koç’un bugünkü durumu da böyle bir şey… Sayın Ali Koç’u ve Ali Koç’lu Fenerbahçe’yi “mevcut dolaşımın” dışına çıkarmak isteyenler var gibi geliyor.

Niye? Şunun için olabilir: Fenerbahçe, önceki kumpası bozmak suretiyle, futbol üzerinden siyaset yapmak isteyenlerin oyununu boşa çıkardı… Sayın Ali Koç da, Fenerbahçe üzerinden, Türk futbolunu kurumsallaştırmak suretiyle, adeta bu tür oyunların önünü temelli kapatmaya soyundu…

Mevcut işleyişten, siyaseten ve ekonomik olarak “nemalananlar”, bir taraftan Fenerbahçe’den önceki kumpasın boşa çıkarılmasının adeta intikamını alıyorlar, diğer taraftan da Sayın Ali Koç’a “çarkımıza çomak sokma” diyor olabilirler diye düşünüyorum. Yaşananları böyle görüyorum.

Yani futbolu günlük siyasetin sıradan bir parçası yapmak isteyenler ile, futbol kulüplerinin yönetimi üzerinden “daha da zengin olmak” isteyenler, kol kola girmiş olabilirler… Her iki kesimin de amaçları örtüşüyor: futbolseverlerin sevgisini istismar etmek. Ve Ali Koç’lu Fenerbahçe, önlerinde engel…

Bu mülahazalar ışığında; bir Beşiktaşlı olarak, Sayın Ali Koç’a, Fenerbahçe’nin kurumsallaşması yolunda başarılar diliyorum. İnanıyorum ki, mevcut durum geçicidir. Fenerbahçe, Sayın Ali Koç ile, kurumsallaşarak Türk futbolundaki tarihi yerine yaraşır bir düzeye en kısa zamanda gelecek ve bu düzeyin ilerisine geçecektir.

Ve yine inanıyorum ki, Fenerbahçe’nin Sayın Ali Koç’un Başkanlığında bu suretle geleceği yer, bütün takımlara örnek olacak ve Türk futbolu olması gereken kurumsal yapıya kavuşacak, yurt içinde ve dışında iyi bir yere gelecek, başarıdan başarıya koşacaktır.

Onun içindir ki; takımları ne olursa olsun, bütün futbol seveler, Türk Futbol Federasyonu’nun mevcut yönetimini sorgulamalı ve ellerini vicdanlarına koyup Fenerbahçe Başkanı Sayın Ali Koç’un yanında olmalı diye düşünüyorum.

Bu görüşlerimi yazıya döküp paylaşmama vesile olduğu için, Sayın Lemi Çelik’e teşekkür ediyorum.

Fenerbahçe, Sayın Ali Koç ile başarıyı yakalayacaktır. Buna inanıyorum.

Ve Türk futbolunun kurumsallaşması yolunda, Sayın Ali Koç’a ve Fenerbahçe’ye güveniyorum.

Başarılar diliyorum.

Bu vesileyle bir kere daha bütün Türk vatandaşlarının ve kendilerini Türk hissedebilen herkesin Cumhuriyet Bayramlarını kutluyorum.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara/Türkiye, 29 Ekim 2018.

 


YENİ YIL MESAJI

Küresel, bölgesel ve ülkesel koşulların iyiye gitmediği bir yılı geride bırakıyoruz. Bugünden görünen, yeni yılda da bu gidişatın devam edeceği… Bu görünene rağmen; umarız, 2019 yılı; Dünya, bölge, ülke, aile ve birey olarak, 2018 yılını aramayacağımız; barış, dostluk, kardeşlik, sağlık, mutluluk, huzur, iyilik ve güzellik dolu iyi bir yıl olur; biz yanılmış oluruz… Bu düşünce

ABD’Yİ KINAMA VE ÇAĞRI

ABD Savunma Bakanı açıklama yapmış[i]…Diyor ki; Türkiye ile Suriye arasındaki sınırın Suriye tarafında, Türkiye ve (IŞİD ile mücadele eden) Washington’un Kürt müttefikleri (YPG) arasındaki gerginliği azaltmak için, Türk tarafının gece-gündüz çok net olarak görebileceği, (askeri) gözlem noktaları kuracağız… Bir düşünün lütfen!… ABD Savunma Bakanının bu ifadesinden neler çıkıyor? YPG, ABD’nin müttefiki… ABD, YPG’yi Türkiye’yi aynı

ANMA MESAJI

Ömrünü Türk Dünyası’na adamış, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın Kurucu Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan hocamı, ebediyete intikal edişinin altıncı yılında rahmetle ve şükranla anıyorum. Ruhu şad olsun. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ASCMER Başkanı Ankara, 21 Kasım 2012.

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.