ERMENİSTAN’I TELİN VE ULUSLARARASI TOPLUMU GÖREVE DAVET MESAJI

Şu bilinmelidir ki, azizi Türk Milleti’nin ülküsü, uygar, insani ve barışçıdır.

Türk Milleti’ne dair kötü emeller peşinde koşanlar, mevcut konjonktürden istifade etme düşüncesi ile adımlar atarken ya da atmaya hazırlanırken, aziz Türk Milleti’nin güç ve ilham kaynağı olan Türk Tarihini hatırlasalar iyi olur. Türkler, en olumsuz koşullarda büyük zaferler kazanmayı bilmiş, büyük bir millettir. Merak eden, tarihin sayfalarına bakabilir.

Aziz Türk Milleti, kimsenin düşmanı değildir.

Türk Milleti, sadece insanlığın düşmanı olanların düşmanıdır, zalimlerin düşmanıdır, vatanına/toprağına göz dikenlerin düşmanıdır. Bu tür düşmanlıkların sonunun nasıl bittiğini merak edenler de, yine tarihin sayfalarına bakabilirler.

Bu bağlamda, Karabağ da, aziz Türk Milleti’nin ata toprağıdır.

Ancak 1988 ve izleyen birkaç yılda, o günkü konjonktürü güne ve ileriye yönelik bir fırsat olarak görenlerce cepheye sürülmüş Ermenistan ve zalimler tarafından, Karabağ, haksız ve hukuka aykırı olarak işgal edilmiştir. İşgal, 30 yıldan fazla bir süredir devam etmektedir. Karabağ, Ermenistan’ın ve zalimlerin işgali altındadır. 30 yıldan fazla bir süredir, yüzbinlerce insan evlerinden, tarlalarından, bahçelerinden, işyerlerinden uzak, yokluk ve yoksulluk içinde, çok zor bir hayat sürmektedir. O insanları, ne gören var, ne de duyan…

Ermenistan’ın, işgal ürünü sözde Dağlık Karabağ yönetiminin ve zalimlerin gözleri doymamış olacak ki, aynı saldırganlık ve yayılmacılık, aradan 30 yıldan fazla bir süre geçmiş olmasına rağmen, bugün yine kendisini gösterebiliyor. Ermenistan, işgal ürünü sözde Dağlık Karabağ yönetimi ve zalimler, Azerbaycan’ın sivil yerleşim yerlerine ve Azerbaycan Ordusu’nun mevzilerine, büyük çaplı silahlar, toplar ve havanlarla yeni bir saldırı düzenlemiştir. Şu an itibarıyla, henüz net sayı açıklanmamış olsa da, saldırıda sivillerden ölenler ve yaralananlar vardır.

Türk Milleti olarak, şimdilik, tek tesellimiz, saldırıya verilen karşılık ile, Azerbaycan’ın işgal altındaki bazı Türk köylerini bu işgalden kurtarmış olmasıdır.

Geçtiğimiz Temmuz ayında, Azerbaycan’ın Tovuz bölgesinde, yine Ermenistan’ın ve zalimlerin başlattığı bir sınır çatışması yaşanmıştı. Kuzeyde bu çatışmaya dair gerginlik sürerken, bugün de güneyde Fuzuli ve Cebrayıl bölgelerinde söz konusu saldırı gerçekleşiyor.

Ermenistan’ın ve zalimlerin bu saldırılarının, arka arkaya ve kuzeyden güneye doğru uzanan bir hat üzerinde meydana gelmiş olması, tarafsız uluslararası kamuoyunun özellikle dikkat kesilmesi gereken bir husustur. Çünkü bu durum, bir taraftan barış çabalarından niçin bugüne kadar olumlu bir sonuç çıkmadığına, diğer taraftan da Ermenistan’ın, işgal ürünü sözde Dağlık Karabağ yönetiminin ve bu ikiliye güç/destek veren zalimlerin işgali ileriye taşıma niyetlerine işaret eden bir durumdur.

Uygarlık, insanlık ve barış peşinde koşan uluslararası toplum,  bu işareti görmek ve durum daha kötüye gitmeden üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek durumundadır.

Dağlık Karabağ’daki “işgal yönetimini” kimin nasıl ayakta tuttuğu hemen herkesin malumudur. Keza işgalden kaçan yüzbinlerce insanın yıllardır devam eden kötü hayat koşulları da herkesin malumudur.

Yukarında belirttiğim hususlar ışığında; Ermenistan’ı, işgal ürünü sözde Dağlık Karabağ yönetimini ve bu ikiliyi besleyip aziz Türk Milleti’nin karşısına saldırgan olarak çıkaran zalimleri lanetliyorum.

Uluslararası toplumu, durum daha kötüye gitmeden, bu saldırganlığa dur demeye davet ediyorum.

Şunu herkes iyi bilmeli ki; ufukta yükselen güneş, mazlumlara iyi ve güzel şeyler söylemektedir. Zalimler yaptıkları zulmün karşılığını alacak, mazlumların ahı yerde kalmayacaktır.

Aziz Türk Milleti, saldırganlara da, onları besleyen zalimlere de, onların anlayacağı dilden gereken uygun cevabı verecektir. Aziz Türk Milleti, bu cevabı verecek güce fazlasıyla sahiptir, kimsenin bundan şüphesi olmasın.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

www.ascmer.org

Ankara, 28 Eylül 2020.


MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞIMIZ NASIL OLMALI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Bugünkü Birleşmiş Milletler (BM)’in önceki adı, Milletler Cemiyeti (MC) idi… MC de, BM de, Dünyadaki milletlere işaret eder. Dünya, bir milletler ailesi gibidir. Her millet, önce varlığını koruma ve sürdürme, sonra da kendisini geliştirme ve güçlenme peşindedir. Bu, kolay değildir. Çünkü hem varlığı koruma ve sürdürme, hem de

ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir. Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, yani Büyük Taarruz’a işaret etmez. Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde Ağustos ayı içinde

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak bu harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk

TARİH YALAN SÖYLEMEZ. SAHİP ÇIKILIP İSTİFADE EDİLMELİ.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Tarih, çok boyutlu ve önemli bir disiplin… Demokratik-meşru seçimler üzerinden ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerilerine almış olan siyaset adamları için, tarih, ayrıca ve özellikle önemlidir. Niye? Çünkü tarih/tarihçi, ülke yöneticilerine ışık tutar. Tarihin/tarihçilerin tuttuğu ışık, onları, ya geçmişte yapılmış hatalara düşmekten korur ya da geçmişte elde edilmiş başarıların güne

MHP’DEKİ MEVCUT YÖNETİM VE HAS PARTİ/SAYIN NUMAN KURTULMUŞ ÖRNEĞİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Genel Başkan Sayın Bahçeli’nin ifadesiyle, MHP, “son kale”dir. Ne demek, “son kale”? Anladığım, AKP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerinin ve “milli” karakterinin korunmasına ve geleceğine dair artan bir endişe ortaya çıkmış; MHP diyor ki; “vatandaşlarımız endişe etmesin, MHP var, MHP ‘son kale’dir, buna geçit vermez.” Doğru. Niye?

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.