ENERJİDE PAZAR KAPMA PEŞİNDEKİ ABD POLONYA’DA BUNU BAŞARMIŞ GİBİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD’nin Polonya’ya sıvı doğal gaz satmasını öngören anlaşma taraflar arasında imzalanmış… ABD, bu suretle, Polonya’nın enerji açısından Rusya’ya bağımlılığı azaltacakmış… Bu, bir başlangıçmış; ABD, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin tamamını enerjide Rusya’ya bağımlı olmaktan kurtarmayı hedefliyormuş[i]

Polonya ile ilgili bu gelişme, ABD’nin kamuoyunda fazla gündeme gelmeyen “Üç Deniz Girişimi”ni çağrıştırıyor. Bu proje; Karadeniz’e, Adriyatik Denizi’ne ve Baltık Denizi’ne kıyısı olan toplam 12 ülkeyi (Avusturya, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya ve Slovenya) içeriyor. Ve kapsama dâhil ülkeler ile ABD arasında politika, ekonomi, enerji ve güvenlik alanlarında yakın işbirliğinin sağlanmasını öngörüyor.

Ancak “Üç Deniz Girişimi”nde asıl konunun enerji olduğu değerlendirilmektedir. Çünkü ABD, artık Dünyanın en büyük enerji üreticilerindendir, dolayısıyla pazara ihtiyacı vardır. Amerikan ekonomisinin içinde bulunduğu durum, Çin ile yürütülen rekabetin gerekleri, ABD için, enerji zenginliğinin değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Yani enerji zenginliğini değerlendirme, ABD’nin küresel ölçekteki hegemonik konumunu sürmesi için gereklidir.

Bu durum, ABD’nin uluslararası politikada son dönemdeki adımlarının, açık ve örtülü olarak, enerjide pazar sağlama ile ilgili olduğuna, sahip olduğu imkân ve yetenekleri bu yolda kullandığına işaret ediyor. Polonya, bu bağlamda, oldukça somut bir işarettir. Taşkömürü ve linyit üretiminde Türkiye’nin ilerisinde olan ve enerji ihtiyacını karşılamada kömüre ağırlık veren Polonya’dan, son bir yıl içinde hava kirliliğine ve yeni kömür santralleri kurulmayacağına dair haberler geliyordu. Diğer taraftan Polonya, ABD’nin “Üç Deniz Girişimi”ne konu Orta ve Doğu Avrupa’daki diğer ülkeler gibi, enerji yönünden Rusya’ya bağımlıdır. Güncel “Rusya tehdidini”, enerji zenginliğine pazar arayan ABD çıkarmıştır. Polonya, Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri içinde bu tehdidi en çok hisseden ülkelerden birdir. “Rusya tehdidi” karşısında güvenlik arayışına yönelen Polonya’nın ABD’ye yanaşması, enerjide kendisine pazar arayan ABD’nin peşinde koştuğu bir durumdur. Ve şimdi öğreniyoruz ki, kömür zengini Polonya, enerjide kömürden vazgeçiyor, sıvı doğal gaza geçiyor, ABD’den sıvı doğal gaz satın alınmasını öngören bir anlaşmayı imzalıyor.

Bu belirtilerden hareket ederek, hatta “Rusya tehdidini” yaratan ABD’nin, NATO’yu “kullanarak” tehdide ciddiyet kazandırdığı akla gelmiyor mu? Benim aklıma geliyor.

Kuvvetle muhtemel, Polonya’dan sonra, “Üç Deniz Girişimi”ne konu Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri de ABD’ye yanaşıp ABD ile enerji konusunda anlaşmalar yapacaktır. Bunun için, kalan ülkelerin “Rusya tehdidini” daha çok hissetmelerine ihtiyaç vardır. Bu noktada da aklıma, Rusya’nın devasa “Vostok 2018” tatbikatına cevaben NATO’nun Norveç’te düzenlediği, 28 gün sürecek (25 Ekim-23 Kasım 2018), kapsamlı “Trident Juncture 2018” tatbikatı gelmektedir. Bu tatbikat halen devam ediyor ve tatbikattan sonra, “Üç Deniz Girişimi”ne konu Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden bazılarının da ABD ile enerji konusunda anlaşma yapmaları sürpriz olmayacaktır. Tatbikat, “Rusya tehdidine” konu ülkelerin ABD’nin askeri imkan ve yeteneklerini (bunlara ABD’nin kontrolünde olduğu için NATO  da dahil edilebilir) yakından görmelerine ve ABD’nin sağlayacağı “güvenlik şemsiyesini” çekici bulmalarına hizmet ediyor. Tatbikatın yol açtığı bu çekicilik, ABD’nin, bir taraftan silah, diğer taraftan enerji satmasına hizmet ediyor. ABD için, enerji alımının doğuracağı “bağımlılık” silahtan daha değerli!…

Bu oyun Rusya’nın da işine geliyor. Rusya da silah satıyor. Bu suretle, enerji ağırlıklı ekonomisini biraz çeşitlendirmiş oluyor. Ayrıca Rusya için, bu oyunun, “zirveye tırmanma” ve/veya  “zirveye tutunma” işlevinden de söz edilebilir. Washington da, Moskova da, bu oyun konusunda deneyim sahibiler. Yeni oynamıyorlar. Soğuk Savaş yıllarında karşı karşıya iken de, bu tür oyunları oynuyorlardı. Örnekleri çok var.

Koşullar değişiyor, sömürü süreci ya da çarkı değişmiyor.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 10 kasım 2018.

[i] https://haberrus.com/economics/2018/11/09/abd-polonyaya-dogalgaz-vererek-rusyaya-bagimliligi-azaltacak.html, 10.11.2018.


BEKA SORUNU, “ULUS İNŞASI” VE GÜVENLİ BÖLGE UYGULAMASI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Türkiye’nin bir beka sorunu ile karşı karşıya bulunduğu doğrudur. Bu sorun, ayrılıkçı Kürtler ile ilgilidir. Ve sorunun arkasında, “şimdilik” Irak Kürtlerinin geldiği nokta ve Suriye Kürtleri ile ilgili mevcut gelişmeler vardır. Türkiye’nin beka sorunu ya da milli ve coğrafi bütünlüğüne yönelik yakın ve ciddi tehdit niçin ayrılıkçı Kürtler ile

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI NE SÖYLÜYOR, DUYAN VAR MI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Newsmax haber sitesine bir demeç veriyor. O demecinde, “ABD, Türklerin Suriye’de Kürtleri kıyıma uğratmamasını güvence altına almaya çalışıyor” ifadesi var.[i] Demeçte kullanılan kelime, “slaughter”… Kelimenin Türkçe karşılığı, “kıyım”, “katliam”…

ABD’DE “POWELL DOKTRİNİ” TARTIŞILIRKEN TÜRKİYE’DE NE KONUŞULUYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD’de, Suriye’ye ve Afganistan’a ilişkin olarak açıklanan çekilme kararları sonrasında, ABD’nin uluslararası uyuşmazlıklara askeri açıdan angaje olması tartışılıyor ve bu tartışma bağlamında “Powell Doktrini” hatırlanmış, bu doktrin öne çıkmış gözüküyor.[i]

İDDİA: TÜRKİYE ORTADOĞU’DA SUUDİ ARABİSTAN’IN YERİNİ ALMAYA SOYUNMUŞ…

Prof. Dr. Osman metin Öztürk ABD Başkanı Donald Trump: “Suudi Arabistan olmasaydı İsrail’in başı dertte olurdu” demiş[i]… Haberi görünce, twitter’da ve linkedin’de, habere yer vermiş ancak “yorum yapmayacağım” notunu düşmüştüm… Nedeni, haberin bendeki ilk çağrışımının, “bildiğim”(!) Suudi Arabistan algısı olması idi… Fakat sonra… Bir süredir, olaylardan-gelişmelerden hareketle, artık enerji satıcısı olan ABD’nin, Suudi Arabistan’ın enerji

ABD: TÜRK DIŞ POLİTİKASINDAKİ BÜYÜK SIKINTI…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çavuşoğlu açıklama yapıyor, diyor ki; “ABD ile aramızda iki sorun var. FETÖ elebaşının iade edilmemesi ve terör örgütü YPG/PKK’ya destek verilmesi[i]”… Sayın Bakan’ın bu açıklamasına konu dört aktör var. ABD ve üç terör örgütü… Ancak üç terör örgütünün ABD ile olan bağı-bağlantıları dikkate alındığında ortaya sadece

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.