DURUMDAN RAHATSIZ AMERİKALI KOMUTANLAR MI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ABD’de “geçit töreni”ni de içeren “4 Temmuz” etkinliğini konu edinen haberde[i], bu etkinliğe katıl(a)mayacak komutanlara özellikle işaret edilmesi dikkatimi çekti… Haberde bu bağlamda dört komutanın ismi geçiyor. Bunlar:  Air Force Chief of Staff Gen. David Goldfein, Chief of Naval Operations Adm. John Richardson, Marine Corps Commandant Gen. Robert Neller ve Army Chief of Staff Gen. Mark Milley. Bu isimler, “4 Temmuz” etkinliğinde yer almayacakmış.

Habere göre; Amerikan Ordusu’nda önemli makamlarda bulunan bu dört komutan, Trump tarafından bulundukları komutanlıkların başına atanması (seçilmesi) söz konusu olabilecek isimlermiş ve daha önce belirlenmiş angajmanları (randevuları) nedeniyle “4 Temmuz” etkinliğine katılmayacakmış…

Bu konumdaki ve durumdaki dört komutanın, bu gerekçe ile “4 Temmuz” etkinliğine katılmaması, gerçekçi bulunmamış; bu komutanların, Başkan Trump’a, duydukları rahatsızlıkları ihsas etmek için bu yola gitmiş olabilecekleri değerlendirilmiştir.

Niçin böyle değerlendirildiği sorusuna cevap teşkil edecek, başka bir ifade ile de bu değerlendirmeye dayanak teşkil eden hususlar vardır ve bunları şöyle sırlamak mümkündür: (i) “4 Temmuz”, “Amerikan Bağımsızlık Günü (Independence Day)’dür ve bugün nasıl kutlanacağı devlet protokolünde bellidir. Hem yazılı bir düzenlemenin hem de yılların ürünü yapılageliş kurallarının olduğunu varsaymak gerekir. (ii) Bağımsızlık Günü kutlamaları, genelde ordunun ve askerin öne çıktığı, ağırlıklı olarak yer aldığı etkinliklerdir. Amerikan (Harp) Tarihinin canlı tutulmasına hizmet eder.  (iii) İsmi geçen komutanlar, üst düzey komutanlardır ve bu etkinliğin nasıl kutlandığını görerek, yaşayarak, zaman zaman bu kutlamaların bir parçası olarak, o rütbeye ve bulundukları makama gelmişlerdir. (iv) Dolayısıyla bu seviyedeki komutanların randevularını belirlerken, otomatikman “4 Temmuz”u dikkate almaları ve buna göre randevu vermeleri beklenir. iv) Üstelik bu komutanlar, bulundukları komutanlıkların başına atanması konuşulan isimlerdir. Normalde, bu durumdaki komutanların, “4 Temmuz” etkinliğine katılması özellikle beklenir. Çünkü bu katılım, onların kendilerini Başkan Trump’a göstermelerine (hatırlatmalarına) aracılık eder. Bütün bu belirtilen hususlar nedeniyledir ki; söz konusu komutanların “4 Temmuz” etkinliğine katılmamasının asıl nedeninin, Başkan Trump’a, duydukları rahatsızlığı ihsas etmek olduğu değerlendirmesinde bulunulmuştur.

Ancak bu değerlendirmeye rağmen, şu ihtimali yok varsayamayacağımı da belirtmeliyim: Bu dört komutan, 4 Temmuz günü, ABD için hayati önemi haiz bir konuda Başkan Trump tarafından verilmiş bir görev üzerinde çalışıyor da olabilirler. Çünkü yukarıda sıralanmış hususlara rağmen, halen bulundukları makamlar, çok zayıf da olsa, bu dört komutanın “müşterek” bir görev üzerinde çalışıyor olabileceğini de çağrıştırmaktadır.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 04 Temmuz 2019.

[i] The Hill, Overnight Defense, https://mail.yahoo.com/d/folders/1/messages/33572?guce_referrer=aHR0cHM6Ly9sb2dpbi55YWhvby5jb20v&guce_referrer_sig=AQAAACJMHnIAmquElW_wLo9eP8_8t-67ZgS3cni7H1DEOpmlVw9IN8xAlHt8KryeMxMUIMgp4GjBdtreeEy4TuRDI0eLzwrPkcboWwJAjXSihPD44uQ9oPW5BtUPkBqIyHas1KSCinc9K2HhXOHpjDbUSs-_SW03AaJIcu2jBm8yw7bQ, 04.7.2019.


ABD’NİN MÜSLÜMAN UYGUR TÜRKLERİNE İLGİSİNİN ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı ABD Senatosu’nda, Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan)’nde Müslüman Uygur Türklerine yönelik, “Uygur Human Rights Policy Act (Uygur İnsan Hakları Politikası Yasası)” tasarısı kabul edilmiş.[i] Senato’dan geçen metne göre; Pekin’in Müslüman Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerine karşı, Washington Çin Hükümeti yetkililerine yaptırımlar uygulayabilecek. Bölgedeki işkence, yargısız gözaltı,

YENİ SİSTEMDE HUKUKSAL AÇIDAN ASKERİ HAREKÂTIN SEVK VE İDARESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı İdlib’de 33 Türk askerinin şehit düştüğü günlerde televizyon ekranlarındaki bazı görüntüler nedeniyle, “yeni sistemde” Milli Savunma Bakanı’nın Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile olan ilişkilerine değinme ihtiyacı duymuş ancak, acının dorukta olduğu bir sırada yanlış anlaşılabilirim endişesiyle o günlerde bunu yapmamıştım. Televizyon ekranlarındaki o görüntüler, bana göre, bir

ULUSLARARASI HUKUK IŞIĞINDA TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ (İDLİB’DEKİ) ASKERİ VARLIĞI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Türkiye İdlib’de 34 askerini şehit vermesinin acısını yaşarken, iç ve dış kamuoyunda bir sorgulama var ki, yetkililerden Türkiye’nin Suriye’deki (İdlib’deki) varlığına dair açıklamaları duyuyoruz.  Türkiye’nin, “Suriye halkı davet ettiği için Suriye’de olduğu” ifade ediliyor, zaman zaman da Adana Protokolü’ne işaret ediliyor. İdlib üzerinden Suriye krizinde bugün gelinen noktada,

İDLİB: ULUSLARARASI HUKUK VE KORONA VİRÜSÜ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Sayın Erdoğan’ın İdlib konusunda muhataplarına verdiği süre dolmak üzere… Son üç güne girildi… Evet, Türkiye’nin İdlib’deki varlığı “önleyici savunma” kapsamında görülebilir, Türkiye Suriye’de terörizmle mücadele edebilir ama, bir de bu işin “aması” var…

PAKİSTAN’DAN İDLİB’E BİR DİZİ ÇAĞRIŞIM…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı ABD’li “The National İnterest”den, Çin’in Pakistan’ı aşağıladığına (sömürge muamelesi yaptığına) değinen ve Pakistan Başbakanı İmran Han’ı Pakistan halkı ile karşı karşıya getirme amacının güdüldüğü algısına yol açan (içeridiğinden böyle bir algı potansiyeli çıkarılabilen) ilginç bir makale[i]… ABD’nin, yeniden Pakistan ile yakınlaşma çabası içinde olduğu çağrışımına da yol açıyor…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.