ÇİN’İN AFGANİSTAN’A EĞİLMESİNİN GELDİĞİ ANLAM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Çin, Afganistan’a yeni bir büyükelçi atamış[i]. Büyükelçinin iki özelliğine vurgu var: Sincan-Uygur Özerk bölgesinde yetişmiş olması ve “Bir Yol, Bir Kuşak” projesinde çalışmış olması…

Her şeyden önce, radikal İslami söyleme de sahip Afganistan’daki çatışma ortamı hatırlandığında, Çin’in Afganistan’a büyükelçi olarak atadığı ismin Sincan-Uygur Özerk bölgesinde yetişmiş olması dikkati çekmektedir.

Eğer haritaya bakılırsa; (i) Çin’in Sincan-Uygur Özerk Bölgesinin Wakhan koridoru üzerinden Afganistan’a açıldığı, (ii) Afganistan’ın güneyinde Pakistan’ın yer aldığı, (iii) Çin’in genişleterek daha kullanılabilir hale getirdiği Pakistan’ın Gwadar limanının Pakistan’ın bu bölgesinde yer aldığı görülür.

Çin, Pakistan ile son dönemde çok yakınlaşmış ise de; kuzeydoğusundaki sorunlu bölgeler ve geçit vermeyen yüksek dağlar nedeniyle, Pakistan’ın Gwadar limanı ile başlayan ve Pakistan üzerinden Çin’e ulaşan “dış ticaret yolunun” işlemesi zorluklar arz eder. Risk vardır. Uzundur. Ulaşım maliyeti fazladır.

Durum böyle olduğu için, Çin’in Pakistan’ın Gwadar limanı ile olan bağlantısının Afganistan üzerinden sağlanması daha anlaşılır gelmektedir. Fakat burası için de, Afganistan’daki istikrarsızlık ve ülkede devam eden çatışma ortamı akla geliyor. Ayrıca Afganistan’da, bu ülkedeki askeri varlığını yeniden artıran, Çin ile rekabet eden ve Çin’i çevreleme peşinde olan ABD de vardır.

Ancak Afganistan konusundaki bu olumsuzlukları dengeleme bağlamında Çin için anlamlı olan hususlar da vardır. (i)  Çin-Pakistan ilişkileri artık çok yakındır. (ii) Pakistan-ABD ilişkileri artık gerileme sürecindedir.  (iv) Çin de, Pakistan da, ABD’nin Afganistan’daki varlığından ciddi şekilde rahatsızdırlar. (iv) Pakistan, Afganistan’a nüfuz etmede ciddi imkân ve kabiliyete sahiptir. (v) Pakistan’ın Gwadar limanı, “Bir Kuşak, Bir Yol” projesinde kritik bir yere sahiptir ve ekonomik yükselişi dış ticarete dayalı olan Çin bu limana ciddi yatırım yapmıştır.

Belirtilenler ışığında, Çin’in Afganistan’a verdiği “özel” önemin ekonomik, politik ve askeri açılardan yerinde ve isabetli olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Çünkü Çin’in Afganistan’a eğilmesi demek; (i) “Bir kuşak, Bir Yol” projesinin işlerlik kazanması, (ii) ABD’nin Çin’i çevreleme politikasının boşa çıkarılması (en azından dengelenmesi)  ve (iii) Çin-Pakistan ilişkilerinin güçlenmesi anlamlarına gelecektir.

Ayrıca Çin’in bu suretle, bir taraftan Hindistan’ın Güney Asya’daki nüfuzunu dengeleme, diğer taraftan İran ile daha kolay alış-veriş yapma imkânına kavuşacağını da görmek gerekir.

Peki Afganistan (Afganistan halkı) bundan etkilenecektir? Bu konu, şimdilik o kadar net gözükmemektedir.  Pekin’den yapılan açıklamalarda, Çin’in Afganistan’a barış ve istikrar gelmesi için çaba sarf edeceği hususu yer alsa da, bunun nasıl mümkün olacağı bugünden belli değildir. Görünen, Afganistan’daki çatışma ortamının daha karmaşık hale geleceği, belirsizlik ve istikrasızlık potansiyelinin yüksek olacağı yönündedir.

ABD’nin “değerlerine tehdit” olduğunu ifade ettiği Çin, bir alternatif olarak yeni dünya düzenine vücut vermede işe yarayabilecek kendi değerlerini “piyasaya sürmede” Afganistan’ı bir fırsat olarak görür mü, görürse işe yarar mı, Afgan halkının makus talihi bu suretle değişir mi, hep birlikte göreceğiz.

“Ümmeti Muhammed’in” sorunlarına eğilmiş gözüken, masumlara ve mazlumlara kucak açtığını her fırsatta dile getiren Ankara; acaba “Muhammed’in ümmeti”ne dahil, masum, mazlum ve kardeş Afgan halkının acısına ne zaman yakından ilgi duyacak, merak ediyorum. Bu ilginin, istenirse Türk diplomasisinin eline güç verebileceği niçin görülemiyor? Üstelik Afganistan’da “Muhammed’in ümmetine” dâhil ciddi bir Türk nüfus da var…

Bir bütün olarak Afgan halkının acılarının artık dinmesi temennisiyle…

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 03 Şubat 2018.

 

[i] http://www.scmp.com/news/china/diplomacy-defence/article/2131819/beijing-sends-new-envoy-sign-it-wants-bigger-role?utm_source=emarsys&utm_medium=email&utm_content=20180203&utm_campaign=scmp_today&aid=190131336&sc_src=email_2144507&sc_llid=29359&sc_lid=148901175&sc_uid=Qc2KmijIx5&utm_source=emarsys&utm_medium=email, 03.02.2018.


“NATO ÜYELİĞİ ONAY SÜRECİ KOLAY DEĞİLDİR”

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Yukarıdaki başlık bana ait değil. Başlık, Sayın Konur Alp Koçak’ın, 11 Kasım 2022 tarihli Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında yer alan köşe yazısının başlığıdır. Sayın Koçak’ın köşe yazısında yer alan bazı hususlar, işbu çalışmayı kaleme alma ihtiyacını doğurmuştur. Sayın Koçak, köşe yazısında, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in geçtiğimiz günlerde Türkiye’yi ziyareti

ABD’NİN GİRİT’TE VE BATI TRAKYA’DA ARTAN ASKERİ VARLIĞI ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Yunanistan’ın, NATO üyesi olarak ülkesini zaten ABD’ye açmış iken, son dönemde bu işi daha da ileriye taşımasını, ABD’ye Girit’te ve Batı Trakya’da daha ileri konuşlanma imkânı tanımasını, burada biraz farklı ele almaya çalışacağım. Elbette ki, Yunanistan’ın bu yaptıkları, Yunan emeli ve ABD’nin güncel Türkiye yaklaşımı ile birlikte mütalaa edildiğinde, Türkiye

TÜRKİYE CİDDİ TEHDİT/TEHLİKE ALTINDA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu 30 Ağustos’ta aklıma gelenler…. Lütfen hatırlayınız… 1821’de Osmanlı’ya isyan eden ve bu isyan neticesinde 1832’de Osmanlı’dan koparak ayrı bir devlete sahip olan Yunanlılar, Mayıs 1919’da Anadolu’yu işgale başlıyor… Yaklaşık 100 yıl önce (1821) emperyalist Batının desteği ile Osmanlı’dan kopan isyancılar, yaklaşık 100 yıl sonra (1919) yine emperyalist Batının desteği

UKRAYNA’DAKİ ÇATIŞMANIN TRANSDİNYESTER CUMHURİYETİ’NE YANSIMA İHTİMALİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Moldova’nın doğusunda, fazla derinliği olmayan kuzeyden güneye doğru ince bir şerit halinde uzanan 1990’da Moldova’dan kopup tek taraflı bağımsızlık ilan eden, Ukrayna’nın batısından Ukrayna’ya komşu, Rusya himayesindeki, bugüne kadar Rusya dışında kimsenin bağımsızlığını tanımadığı Transdinyester Cumhuriyeti’nde dikkat çekici üç ayrı terör saldırısı yaşanıyor.[i] Bu çalışma, bu saldırıları çıkış noktası

PENÇE KİLİT OPERASYONU, “ERBİL GAZI” VE KÜRTLERE “ULUS İNŞASI”…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Linkedin’de Sayın Erkan Ayan’ın “AB-D neden Kuzey Irak’ta Pençe Kilidi Operasyonuna sessiz?” sorusu ile başlayan, benim bağlantı ağıma dâhil Sayın Murat Sekmen üzerinden muttali olduğum bir paylaşım ile karşılaştım. Bu paylaşımda, Türkiye’nin PKK terör örgütüne yönelik olarak Irak’ın kuzeyinde icra ettiği Pençe Kilit Operasyonu, (Erbil’in kontrolündeki) bölgenin petrol ve doğal

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.