CIA BAŞKANI’NIN İRANLI GENERALE MEKTUBU…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

CIA Başkanı Mike Pompeo, Irak’taki ABD askeri varlığına yönelik muhtemel bir saldırı için, İran Devrim Muhafızları’nın Yurt Dışı Operasyonlardan sorumlu, Kudüs Gücü olarak da bilinen, İran Özel Kuvvetleri’nin Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani’yi mektupla uyarıyor.[i]

Bu, bana, her şeyden önce, uluslararası ilişkiler açısından, “normal olmayan” bir durum olarak gelmiştir. Çünkü öncelikle bu uyarıyı yapmak CIA Başkanı’na düşmez. ABD Dışişleri Bakanlığı vardır. ABD medyasında geçen haberler hatırlandığında, buradan şu sonuç çıkarılabilmektedir: demek ki,mevcut Dışişleri Bakanı Tillerson’un yerini CIA Başkanına bırakacağı iddiaları epeyi ciddi!… İkinci olarak şu “anormallik göze batıyor: Mektubun konusu Irak’taki ABD askeri varlığı, ancak mektup Iraklı yetkililere değil, İranlı bir yetkiliye yazılıyor!… Demek ki, İran, Irak’tan da sorumlu ya da Irak İran’ın kontrolünde!… Bakalım, Bağdat Yönetiminden bu mektuba bir tepki gelecek mi?

Diğer taraftan, mektubun CIA Başkanı’ndan gelmesi, Irak’taki ABD askeri varlığını hedef alacak saldırı ihtimalinin zayıf olmadığı anlamına gelmektedir. Belli ki, elde somut bir istihbarat var ve bu istihbaratın değerlendirilmesinden de, saldırı olma ihtimalinin güçlü olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Somutlaştırılırsa; önümüzdeki günlerde, Irak’ta bu tür bir saldırı gerçekleşebilir.

Peki, bu gelişmeyi ya da konuyu, uluslararası politika bağlamında, nasıl anlamak uygun olur? Eğer Washington, Riyad ve Tel Aviv bağlantılı Orta Doğu’daki son gelişmeler hatırlanır ise; CIA’nin elindeki istihbaratın, bu “üçlüye” verilmiş bir “tepki mesaj” olduğu ileri sürülebilir. Kriz yönetimi açısından, İran’ın (ve İran ile birlikte hareket eden aktörlerin); duyulan rahatsızlığı ifade etmek, rahatsızlık konusu bu tür fiillere bir “sınır/hat” çekmek ve bu sırın/hattın ötesine geçilmesinin muhtemel sonuçlarını hatırlatmak için, CIA’nin böyle bir istihbaratı edinmesini özellikle ve “bilinçli” olarak istemiş olması da mümkündür.

Orta Doğu, bugünlerde, her ihtimale açık, belirsizliğin çok öne çıkmış olduğu, oldukça kritik bir dönemden geçmektedir. Bu sonucu doğuran ve/veya buna işaret eden, bölgede çok sayıda ciddi gelişme mevcuttur. Mısır-Rusya askeri yakınlaşması da, arkasında Washington, Riyad, Tel Aviv “üçlüsünün” olduğu bölgedeki bu hassas durum ışığında, buna verilmiş bir başka tepki olarak görülebilir.

Peki, acaba bu konuda Türkiye için de bir şeyler söylenebilir mi? Çağrışım yoluyla şunlar aklıma geliyor: Türkiye; içerideki “malum” iddialar ve ABD’deki “malum” dava üzerinden, şu veya bu yönde hareket etmeye zorlanıyor olabilir!.. Türkiye’deki ABD askeri varlığı için de benzeri bir istihbarat alınmış olabilir mi, var mıdır?  Türkiye’nin bir kere daha “saf değiştirme” görüntüsü vermesi, tamamıyla ihtimal dışı görülememektedir. Orta Doğu’da bunlar olurken ve bu olanlar Türkiye’yi çok yakından ilgilendirir iken, Ankara’nın gündeminde “bu olanların” olmaması, Türkiye’nin geleceği konusunda endişe duyulmasına yol açmaktadır.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 03 Aralık 2017.

[i] CIA director warns Iranian general on Iraq”

http://www.miamiherald.com/news/nation-world/article187772733.html, 03.12. 2017.

 


ABD, 12 MAYIS, İRAN İLE K.KORE’NİN NÜKLEER PROGRAMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk 12 Mayıs 2018, Başkan Trump’ın, 2015’de imzalanmış nükleer anlaşmanın bir parçası olarak İran’a karşı yaptırımlardan feragat edip etmeyeceği konusunda karar vermek için son tarihtir. Anlaşıldığı kadarı ile, bu tarih, K.Kore üzerinde baskı unsuru olarak kullanılmaktadır. Trump-Kim muhtemel görüşmesinin bu tarihten önce gerçekleşmesi beklenmektedir ki; bunun, Pyongyang’ı tavize zorlamayı, Trump Yönetimini

SURİYE BAĞLAMINDA RUSYA-İSRAİL İLİŞKİLERİ ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Uluslararası medyada, Rusya’nın Suriye krizine angaje olmasının ve sonrasında cereyan eden gelişmelerin, esasen yakın olduğu varsayılan Moskova-Tel Aviv ilişkilerini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği işleniyor.[i] Konu, önemlidir. Seçim sürecine girilmiş olmanın etkisinde Türk kamuoyunda bu konular artık fazla gündeme gelmese de, Türkiye’nin yakın ilgi göstermesi gerek bir konudur. Seçimlerden hemen sonra Ankara’nın

ABD’NİN SURİYE SALDIRISI NASIL OKUNMUŞ-OKUNUYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu çalışma, Brooking Institution’ın Dış Politika Programına dâhil, özellikle Ortadoğu konusundaki çalışmaları ile tanınmış bir isim olan, Martin S. Indyk’ın Foreign Policy’de yayınlanan “A Trump doctrine for the Middle East” başlıklı yazısı[i] üzerine bina edilmiştir.

BİR BAKIŞ: ERKEN SEÇİM ÖNERİSİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Türkiye’deki televizyon haberlerine “erken seçim” konusu hakim!… Akşam haberler erken seçim önerisi ile başladı, adeta bununla bitti… Türk medyası da, Türkiye’deki olumsuz değişimin bir parçası olmuş diye düşündüm. Medya, Dünyada olup-bitenler konusunda Türk kamuoyun aydınlatma gereğini bile duymuyor. Türk kamuoyunu dar bir alana adeta “hapsedip” o alan ile meşgul ediyor

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.