DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ



CUMHUR İTTİFAKI MHP’NİN GELECEĞİNİ KARARTIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

MHP, ırkçılıktan uzak bir anlayış içinde, kucaklayıcı ve toparlayıcı bir milli ve manevi değerler manzumesinden güç ve ilham alarak, büyük Türk Milletinin varlığını korumayı ve yüceltmeyi esas olan bir partidir. Büyük Türk Milleti’nin yükselişini, sahip olduğu milli ve manevi değerler manzumesinin ürünü “milliyetçilik ülküsü”nde görür. Türk Milletini yüceltmek, büyüklüğüne büyüklük katmak için, yıllardır böyle bir “milliyetçilik ülküsü” peşinde koşar. MHP demek; Türk Milletini, Türk Vatanını ve Türk Devletini, bir karşılık beklemeden sevmek, bu yolda feragat ve fedakârlık demektir. MHP, “milli devlet, güçlü iktidar, mutlu birey, müreffeh gelecek” yolunda, farklılıklardan ziyade ortak noktaları önceleyen; sevgiyi, hoşgörüyü, çok çalışmayı, üretimi, dostluğu, iyi komşuluğu, örnek olmayı öngören, bunları esas alan bir partidir. Devamı…



RAMAZAN BAYRAMI MESAJI

ASCMER olarak, izleyicilerimizin, dostlarımızın, meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin Ramazan Bayramlarını kutluyoruz.

Bayramın, tüm insanlık için, evrensel anlamda hukukun üstünlüğüne samimi olarak saygı gösterildiği; insanların gelecek endişesinden uzak olduğu; entrikaya, hileye, kumpasa ve iftiraya itibar edilmediği; gösterişten ve israftan kaçınıldığı; samimiyetin, iyi niyetin, dostluğun, iyi komşuluğun öne çıktığı; ayrımcılıktan, ötekileştirmekten ve dışlayıcılıktan uzaklaşıldığı; samimi ve akılcı bir yakınlaşmanın yaşandığı; dostluk ve barış havasının hâkim olduğu; özgürlüklerin kısıtlanmadığı; kamu düzeni ve güvenliği ile özgürlükler arasında kabul edilebilir/makul bir dengenin kurulduğu; aydınlık güzel günlere erişilmesine vesile olmasını temenni ediyoruz.

Herkes için esenlik diliyoruz.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı, 24 Mayıs 2020 Devamı…



19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI

19 Mayıs 1919, Büyük Türk Milleti’nin, vatan topraklarını düşman çizmeleri altında çiğnenmekten kurtarma azim ve kararlığını dışa vurduğu gündür. Osmanlı Yönetiminin özünden uzaklaştığı ve emperyalizme teslim olduğu bir ortamda, Büyük Türk Milleti için güneşin ufukta doğduğu gündür.

19 Mayıs 1919, İstanbul Hükümeti işgalcilerle Saraylarda bir araya gelip işgale direnişi ortadan kaldırmayı konuşurken, bu yolda işgalcilerle işbirliğine giderken, milli ve manevi değerler ile yoğrulu, yokluk ve yoksulluk içindeki Büyük Türk Milletinin, yüreğindeki uyanış-silkiniş-kurtuluş ateşinin ilk ışıkların dışa vurduğu gündür.

19 Mayıs 1919; Büyük Türk Milletinin özünü hatırladığı, özünden/tarihinden aldığı güç ve ilham ile silkinip ayağa katlığı gündür. Düşman işgaline direnişin başladığı gündür.

19 Mayıs 1919, yıllarca cepheden cepheye koşmaktan harap ve bitap düşmüş bir milletin bu durumunu fırsat kabul edip Anadolu’da masum sivil halkı sinsice, haince, vahşice katletme peşine düşmüş işgalci soykırımcılara dur denilmeye başlandığı gündür.

19 Mayıs 1919, son bir gayretle, özünü teşkil eden milli ve manevi değerlere sarılarak ayağa kalkan Büyük Türk Milletinin, zamanın emperyalist devletleri karşısında elde ettiği, savaştaki muhataplarının bile “Türk Mucizesi” diye tarif ettiği, Türk’e şan ve şeref katmış bir mücadelenin, Milli Mücadelenin, başladığı gündür.

19 Mayıs 1919, Büyük Türk Milleti’nin en kutlu günlerinden biridir.

Bir kere daha kutlu olsun.

“19 Mayıs 1919”’un 101. yılında; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve en yakınındaki arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadeleyi başlatan ve zafere ulaştıran asker-sivil bütün kadroyu, bu mücadelede can vermek, kan ve ter dökmek, elindeki-avucundakini vermek suretiyle zafere katkı sunmuş herkesi saygı ile anıyorum. Bütün şehitlerimize ve ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimize bu vesileyle bir kere daha Allah’tan rahmet, varsa hayatta olan gazilerimize Allah’tan sıhhat ve afiyet, diliyorum.

Hepsinin aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.

Hatıraları, yolumu aydınlatmaya, bana güç ve ilham vermeye devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu suretle ortaya çıkmış kuruluş değerleri ile, milli ve coğrafi bütünlüğünü muhafaza ederek, sonsuza kadar yaşayacaktır.

Buna inancım tamdır.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 18 Mayıs 2020.     Devamı…



DÜNYA TÜRKLERİNİN GÜNÜ: “3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1923 yılında, Türk Ocakları’nda yaptıkları konuşmada şunları söylemiş:

“… Biz milliyet fikirlerini uygulamada çok gecikmiş ve çok ilgisizlik göstermiş bir milletiz. Devamı…



23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK BAYRAMI MESAJI

“Milli irade”nin tecelli yeri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin “Büyük Millet Meclisi (BMM)” olarak kuruluşunun, milli egemenliğin ilan edilişinin 100. yılında, aziz Türk Milleti’nin “23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı”nı kutluyorum. Devamı…



DUYURU

ASCMER Başkanı Prof. Dr. Osman Metin Öztürk’ün, siyasete, dış politikaya ve uluslararası ilişkilere dair güncel gelişmeler hakkındaki, “düzenli” ve çoğu “anlık” olan değerlendirmelerini, twitter.com/osmetoz ve linkedin.com üzerinden takip edebilirsiniz.  Devamı…



MHP’DE PARTİ TÜZÜĞÜ VE PARTİ PROGRAMI RAFA MI KALDIRILMIŞ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

I. MHP, bugün, 08 Kasım 2009 tarihinde gerçekleşmiş 9. Olağan Büyük Kongre’de kabul edilerek yürürlüğe girmiş Parti Tüzüğü ve Parti Programı ile yönetilmektedir. Parti Tüzüğü, Anayasa ve ilgili kanunlar ışığında, genel esasları itibarıyla, MHP’nin nasıl işleyeceğini ve çalışacağını öngörüyor. Parti Programı ise, bu işleyişin ve çalışmanın detaylarındırıldığı, partinin işleyiş ve çalışma esaslarının somutlaştırıldığı bir belgedir.

Parti Tüzüğü ve Parti Programı, temelde MHP tabanından beslenmiş, dünü, bugünü ve yarını dikkate alan, MHP tabanı da da dâhil, MHP’nin bütün seçmenlere sunmuş olduğu, tek taraflı, resmi, hukuksal ve siyasal bağlayıcılığı olan “siyasal taahhüt” sözleşmeleridir. Bu iki belgeyi, MHP’nin “biz buyuz” belgeleri olarak görmek de mümkündür.

Mahiyeti bu olduğu için, Parti Tüzüğü ve Parti Programı, Genel Başkan da dâhil, partinin bütün organlarını hukuksal ve siyasal açıdan bağlar. Parti Tüzüğüne ve Parti Programına uyma zorunluluğu vardır. Nitekim bu husus, MHP’nin Parti Tüzüğünün 1. maddesinde de açıkça öngörülmüştür. Devamı…



İDLİB’DEKİ MENFUR SALDIRIYA DAİR

Öncelikle Yüce Allah’tan,

– İdlib’de hayatını kaybeden askerlerimize rahmet,

– yaralanan askerlerimize acil şifa,

– şehit askerlerimizin geride bıraktığı yakınlarına sabır,

diliyorum.

Türk Milleti büyük, Türk Devleti güçlüdür.

Ne diyeyim!…

Diyeceğim, Yüce Allah’ın, bu menfur saldırının faillerinin ve müsebbiplerinin müstehakını vermesi, onları merhametinden mahrum bırakması…

Yaşanan bu menfur saldırıda, ABD’nin, Türkiye’yi İdlib konusunda “maksatlı” tahrikinin payı vardır. Saldırıya Rus uçaklarının katılmamış olması, Rusya’nın saldırının bir parçası olduğu gerçeğini değiştirmez.  Bu mülahazalar ile, ABD’yi de, Rusya’yı da şiddetle kınıyorum.

Menfur saldırının; “dili”, kıvrak zekâsı, birikimi hemen herkesçe bilinen, Genelkurmay Başkanlığı makamına kadar çıkmış emekli bir asker olan Sayın Akar’ın Milli Savunma Bakanı olduğu bir sırada yaşanmış olmasına, ayrıca üzülüyorum ve inanın bu durumu anlayamıyorum.

Çünkü karine olarak, Sayın Erdoğan, savunma ve güvenlik konularını Sayın Akar kadar bilmez, bilemez. Eğer bunun Sayın Akar’a Sayın Erdoğan’ın İdlib konusundaki yaklaşımını etkileme imkânı verdiği düşünülürse, Sayın Akar’ın bu imkânı ne kadar kullandığı, bu menfur saldırı münasebetiyle sorgulanmaz mı? Üzüntüm bundandır.

Yaşananlara rağmen, Ankara serinkanlı olmak zorundadır.

Bu vesileyle bir kere daha ifade etmek isterim: “boğaz dokuz boğumdur” ve uluslararası ilişkilerde gizlilik (örtü) ayrıca bir güç unsurudur.

Kimse merak etmesin; çünkü Türk Milleti büyük, Türk Devleti güçlüdür.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 28 Şubat 2020. Devamı…



TÜRK SİYASETİNDE GÜNCEL TABLO

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

PKK terör örgütünün kırmızı bültenle aranan Avrupa’daki üst düzey yöneticilerinin Avrupa Parlamentosu (AP)’nda “ağırlanmasına” yönelik siyasilerin tepki açıklamaları bugünkü medyada öne çıkmış gördüm. Hatırlarsanız, AP’da, geçtiğimiz günlerde de Türk Bayrağı yakılmıştı…

Kimden ne tepki geldi diye, bugünkü medyaya bir göz gezdirdim. Ana muhalefet partisi CHP’den bir tepki açıklamasına -baktıklarımda- rastlamadım. MHP’nin ve AKP’nin tepki açıklamalarını gördüm. Dışişleri ve Adalet Bakanlıkları ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da tepki açıklamaları yapmış. (Sözcü, 7.2.20, s.10)

Tepki açıklamalarına dair bazı haber başlığı örnekleri aşağıdaki gibi:

– “Tevili olamayacak bir kepazelik ve soysuzluk” (MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli, Türkgün, 7.2.20, s.8)

– “Bahçeli: Kandil AP’ye taşındı” (MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli, Cumhuriyet, 7.2.20, s.5)

– “(AP) Türkiye düşmanlarının gösteri mekânlarına dönüştü” (AKP Sözcüsü Sayın Çelik, Türkgün, 7.2.20, s.8)

Bu tepkiler Türk siyasetinin -bana göre- “içler acısı” durumuna işaret ediyor. Niye? Çünkü;

i. Ana muhalefet partisi CHP’yi, adeta “AKP’nin kurulduğu yıllardaki işlevine” soyunmuş, bu suretle iktidar olma peşinde diye görüyorum.

ii. AKP, “iktidar” olduğu halde ve siyaseten/hukuken yapabilecekleri varken, sadece eleştirmiş, sanki kendileri iktidar değil ve İlgili bakanlıklarının yapabileceği bir şey yok!…

iii. MHP ise, her zamanki gibi tepki açıklaması yapmakla yetinmiş. Cumhur İttifakı çatısı altında bir arada olduğu iktidar partisine, birkaç gün önce aynı yerde Türk Bayrağının yakılmış olduğuna da işaret ederek, “ne oluyor, niye, gereken adımlar niye atılmıyor” diye sormuyor. Nedense AKP’ye sesi çıkmıyor gözüküyor. Devamı…



MEVCUT/HÂKİM SİYASET YAPMA ANLAYIŞI ÜZERİNE…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Türkiye’nin, Türk siyasetine hâkim mevcut siyaset yapma anlayışı ile, huzura, güvene ve refaha kavuşması mümkün değil.

Böyle görüyorum. Sadece hukuksal anlamda değil, genelde, öne çıkmış/belirgin bir “adaletsizlik” tablosu var. Medyaya bakınca görüyorsunuz: “adalet çarkı”na güven eriyor, gelir dağılımı adil değil, vergi yükü adil değil, kayırmacılık ve görevi suistimal yaygın, rüşvetin işe yaramadığı yer kalmamış gibi, yolsuzluk resmi belgelerden adeta taşıyor, vs.

Ülke ekonomisinin durumuna hiç girmiyorum. Biliniyor.

Dış politikada durum ortada… Bitişiğimizde Suriye “bataklığı” yetmemiş gibi, şimdi de “Libya bataklığı”na girme çabası var. AB ve ABD ile ilişkilerde ciddi sorunlar var, ilişkilerdeki gerileme çok belirgin. Ege’deki, Karadeniz’deki tabloya hiç değinmiyorum. Rusya ile olan ilişkileri, “diken” üstünde görüyorum. İran ile olan ilişkiler, ciddi belirsizlikleri içeriyor, çok ciddi risklere gebe olduğunu düşünüyorum. Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.