DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ



29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97. yılını idrak ediyoruz… Cumhuriyet Bayramı, en büyük milli bayramımız…

Bütün Türk vatandaşlarının, kendilerini Türk hisseden herkesin, Cumhuriyet Bayramlarını kutluyorum.

Cumhuriyet’e giden yolun açılmasında, Cumhuriyet’in kurulmasında ve Cumhuriyet’in yaşatılıp bugünlere getirilmesi yolunda, mesai harcayan, emeği geçen, sivil-asker herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu yolda toprağa düşmüş bütün şehitleri ve bu yolda kan verip, ter döküp, yararlılık gösterip gazi olanlardan bugün hayatta olmayanları rahmetle ve şükranla anıyorum. Yine bu yolda mesai harcadıkları, can verdikleri, kan ve ter döktükleri halde görevleri gereği isimleri fazla bilinmeyen ve bugün aramızda bulunmayan şehit ve gazi, “isimsiz kahramanları” da aynı şekilde rahmetle ve şükranla anıyorum. Hepsinin ruhları şad olsun.

Cumhuriyeti yaşatma ve bugünlere getirme yolunda mesai harcayanlardan ve çaba içende olanlardan hayatta olanlara, bugün bu yolda yürüyenlere ve kendi koşullarında samimi olarak bu yolda emek harcayanlara sağlık, güç ve kuvvet diliyorum. Yolları açık olsun.

Türk’ün atası Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kurduğu Cumhuriyet’i Büyük Türk Milleti’ne armağan etmiş, miras bırakmıştır. Onun içindir ki, bu mirasa sahip çıkmak, kendisini Büyük Türk Milletinin bir ferdi olarak gören herkesin boynun borcudur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet, halkı yücelten ve halka değer veren, demokratik ve özgürlükçü bir yönetim şeklidir. Çünkü halkın egemenliğini, halkın iradesini ve özgür seçimleri esas alır. Cumhuriyet, Büyük Türk Milletinin “milli” benliğine ve karakterine en uygun yönetim şeklidir. Cumhuriyet’in bu nitelikleri, Büyük Türk Milletinin Cumhuriyet’i koruma sorumluluğunu ayrıca artırmaktadır.

Ben Cumhuriyet’i böyle yaşadım, böyle anladım, böyle gördüm.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı, Cumhuriyet ile taçlanmış ateş, yüreğimi hep ısıttı, ısıtmaya devam ediyor, devam da edecek…

Çünkü bu ateşte, Türk Milletinin birlik, beraberlik ve barış içinde bir arada yaşama iradesi var, Türk Milletinin büyük azmi, inanılmaz büyük gücü, fedakârlığı ve feragati var, Türk Milletinin kendi geleceğine kendisinin sahip çıkması, iç ve dış paydaşlarına duyduğu samimi sevgi ve saygı var, aklıl var, bilim var, gerçekçilik var, bütün bunlar nedeniyle huzur ve güven var, gelecek ümidi var… Cumhuriyet ateşi, bu özellikleri ile, Türk Tarihinin çok somut, çok büyük, yakın olduğu için çok iyi bilinen tezahürüdür.

Onun içindir ki, Cumhuriyet ateşi, Büyük Türk Milletinin yaşayan güç ve ilham kaynağıdır. Ve bu ateşin ışığı, yürüdüğüm yolu hep aydınlattı, hep aydınlatmaya devam edecek…

Türkiye Cumhuriyet Devleti, kuruluş değerlerini muhafaza ederek, ilelebet yaşayacaktır.

Kimsenin gücü, yüreğimdeki Gazi Mustafa Kemal Atatürk sevgisini silmeye ve Cumhuriyet ateşini söndürmeye yetmeyecektir.

Temennim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı Cumhuriyet ateşinin ışığından, hem istifade edip, hem de bu ışığı söndürme gayreti içinde gözükenlerin ellerini vicdanlarına koyarak bir an evvel durumlarını gözden geçirmeleridir.

İnanıyorum ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Büyük Türk Milleti, tez zamanda, bugünkü olumsuzlukları geride bırakacak ve daha güzel, daha aydınlık, daha ferah günlere ulaşacaktır. Buna olan inancım, tamdır. Hiç şüphesiz,  Türkiye Cumhuriyeti  Devleti güçlü bir devlettir, aziz Türk Milleti de mutluluğu, huzuru ve refahı fazlasıyla hak etmiş bir millettir.

Ne mutlu Türk’üm diyene.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 26 Ekim 2020. Devamı…



ERMENİSTAN’I TELİN VE ULUSLARARASI TOPLUMU GÖREVE DAVET MESAJI

Şu bilinmelidir ki, azizi Türk Milleti’nin ülküsü, uygar, insani ve barışçıdır.

Türk Milleti’ne dair kötü emeller peşinde koşanlar, mevcut konjonktürden istifade etme düşüncesi ile adımlar atarken ya da atmaya hazırlanırken, aziz Türk Milleti’nin güç ve ilham kaynağı olan Türk Tarihini hatırlasalar iyi olur. Türkler, en olumsuz koşullarda büyük zaferler kazanmayı bilmiş, büyük bir millettir. Merak eden, tarihin sayfalarına bakabilir.

Aziz Türk Milleti, kimsenin düşmanı değildir.

Türk Milleti, sadece insanlığın düşmanı olanların düşmanıdır, zalimlerin düşmanıdır, vatanına/toprağına göz dikenlerin düşmanıdır. Bu tür düşmanlıkların sonunun nasıl bittiğini merak edenler de, yine tarihin sayfalarına bakabilirler.

Bu bağlamda, Karabağ da, aziz Türk Milleti’nin ata toprağıdır. Devamı…



MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞIMIZ NASIL OLMALI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Devamı…



ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir.

Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, yani Büyük Taarruz’a işaret etmez. Devamı…



1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak bu harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı mensupları ile, isimli-“isimsiz” bütün sivil kahramanları şükranla anıyorum.

Şehitere ve sonradan ebediyete intikal etmiş bütün gaziler ile “bilinmeyen” kahramanlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

Hayatta olan gazilere ve “bilinmeyen” kahramanlara esenlik diliyorum.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Tarihi’nin şanla ve şerefle dolu sayfalarında yerini almıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bunun bugüne gelmiş, yaşayan nişanesidir. Bu nişane, egemen ve bağımsız bir devlet olarak, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın aziz hatırası ile birlikte, sonsuz kadar yaşayacaktır.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 20 Temmuz 2020 Devamı…



TARİH YALAN SÖYLEMEZ. SAHİP ÇIKILIP İSTİFADE EDİLMELİ.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Tarih, çok boyutlu ve önemli bir disiplin…

Demokratik-meşru seçimler üzerinden ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerilerine almış olan siyaset adamları için, tarih, ayrıca ve özellikle önemlidir.

Niye?

Çünkü tarih/tarihçi, ülke yöneticilerine ışık tutar. Tarihin/tarihçilerin tuttuğu ışık, onları, ya geçmişte yapılmış hatalara düşmekten korur ya da geçmişte elde edilmiş başarıların güne uyarlanmış olarak tekrarlanmasına imkân ve fırsat verir. Yani tarih, aynı zamanda faydacı bir disiplindir. Onun içindir ki, tarihin faydacı işlevine aracılık etmek tarihçinin görevlerinden kabul edilir.

Tarihçi, bu belirttiğim işlevi ile, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerilerine almış siyaset adamlarının ülke kaynaklarını yerinde kullanmasına, yani ülke insanlarının dara/sıkıntıya düşmemesine, aydınlık-güzel günlere kavuşmasına, dolaylı ama önemli katkı sunar. Devamı…



MHP’DEKİ MEVCUT YÖNETİM VE HAS PARTİ/SAYIN NUMAN KURTULMUŞ ÖRNEĞİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Genel Başkan Sayın Bahçeli’nin ifadesiyle, MHP, “son kale”dir.

Ne demek, “son kale”?

Anladığım, AKP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerinin ve “milli” karakterinin korunmasına ve geleceğine dair artan bir endişe ortaya çıkmış; MHP diyor ki; “vatandaşlarımız endişe etmesin, MHP var, MHP ‘son kale’dir, buna geçit vermez.”

Doğru. Niye?

Çünkü MHP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerine ve “milli” karakterine sahip çıkan bir partidir. Özü, felsefesi budur. Bu,  tüzel kişiliğine vücut veren resmi belgelerde de ifadesini bulmuştur.

Peki, O zaman sorulmaz mı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerinin ve “milli” karakterinin korunmasına ve geleceğine dair artan endişe AKP iktidarında ortaya çıkmışsa ve bu endişe azalmıyor, devam ediyorsa, MHP’nin Cumhur İttifakı’nda, AKP’nin/Sayın Erdoğan’ın yanında, işi ne? Devamı…



CUMHUR İTTİFAKI MHP’NİN GELECEĞİNİ KARARTIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

MHP, ırkçılıktan uzak bir anlayış içinde, kucaklayıcı ve toparlayıcı bir milli ve manevi değerler manzumesinden güç ve ilham alarak, büyük Türk Milletinin varlığını korumayı ve yüceltmeyi esas olan bir partidir. Büyük Türk Milleti’nin yükselişini, sahip olduğu milli ve manevi değerler manzumesinin ürünü “milliyetçilik ülküsü”nde görür. Türk Milletini yüceltmek, büyüklüğüne büyüklük katmak için, yıllardır böyle bir “milliyetçilik ülküsü” peşinde koşar. MHP demek; Türk Milletini, Türk Vatanını ve Türk Devletini, bir karşılık beklemeden sevmek, bu yolda feragat ve fedakârlık demektir. MHP, “milli devlet, güçlü iktidar, mutlu birey, müreffeh gelecek” yolunda, farklılıklardan ziyade ortak noktaları önceleyen; sevgiyi, hoşgörüyü, çok çalışmayı, üretimi, dostluğu, iyi komşuluğu, örnek olmayı öngören, bunları esas alan bir partidir. Devamı…



RAMAZAN BAYRAMI MESAJI

ASCMER olarak, izleyicilerimizin, dostlarımızın, meslektaşlarımızın ve öğrencilerimizin Ramazan Bayramlarını kutluyoruz.

Bayramın, tüm insanlık için, evrensel anlamda hukukun üstünlüğüne samimi olarak saygı gösterildiği; insanların gelecek endişesinden uzak olduğu; entrikaya, hileye, kumpasa ve iftiraya itibar edilmediği; gösterişten ve israftan kaçınıldığı; samimiyetin, iyi niyetin, dostluğun, iyi komşuluğun öne çıktığı; ayrımcılıktan, ötekileştirmekten ve dışlayıcılıktan uzaklaşıldığı; samimi ve akılcı bir yakınlaşmanın yaşandığı; dostluk ve barış havasının hâkim olduğu; özgürlüklerin kısıtlanmadığı; kamu düzeni ve güvenliği ile özgürlükler arasında kabul edilebilir/makul bir dengenin kurulduğu; aydınlık güzel günlere erişilmesine vesile olmasını temenni ediyoruz.

Herkes için esenlik diliyoruz.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı, 24 Mayıs 2020 Devamı…



19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI MESAJI

19 Mayıs 1919, Büyük Türk Milleti’nin, vatan topraklarını düşman çizmeleri altında çiğnenmekten kurtarma azim ve kararlığını dışa vurduğu gündür. Osmanlı Yönetiminin özünden uzaklaştığı ve emperyalizme teslim olduğu bir ortamda, Büyük Türk Milleti için güneşin ufukta doğduğu gündür.

19 Mayıs 1919, İstanbul Hükümeti işgalcilerle Saraylarda bir araya gelip işgale direnişi ortadan kaldırmayı konuşurken, bu yolda işgalcilerle işbirliğine giderken, milli ve manevi değerler ile yoğrulu, yokluk ve yoksulluk içindeki Büyük Türk Milletinin, yüreğindeki uyanış-silkiniş-kurtuluş ateşinin ilk ışıkların dışa vurduğu gündür.

19 Mayıs 1919; Büyük Türk Milletinin özünü hatırladığı, özünden/tarihinden aldığı güç ve ilham ile silkinip ayağa katlığı gündür. Düşman işgaline direnişin başladığı gündür.

19 Mayıs 1919, yıllarca cepheden cepheye koşmaktan harap ve bitap düşmüş bir milletin bu durumunu fırsat kabul edip Anadolu’da masum sivil halkı sinsice, haince, vahşice katletme peşine düşmüş işgalci soykırımcılara dur denilmeye başlandığı gündür.

19 Mayıs 1919, son bir gayretle, özünü teşkil eden milli ve manevi değerlere sarılarak ayağa kalkan Büyük Türk Milletinin, zamanın emperyalist devletleri karşısında elde ettiği, savaştaki muhataplarının bile “Türk Mucizesi” diye tarif ettiği, Türk’e şan ve şeref katmış bir mücadelenin, Milli Mücadelenin, başladığı gündür.

19 Mayıs 1919, Büyük Türk Milleti’nin en kutlu günlerinden biridir.

Bir kere daha kutlu olsun.

“19 Mayıs 1919”’un 101. yılında; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve en yakınındaki arkadaşları olmak üzere, Milli Mücadeleyi başlatan ve zafere ulaştıran asker-sivil bütün kadroyu, bu mücadelede can vermek, kan ve ter dökmek, elindeki-avucundakini vermek suretiyle zafere katkı sunmuş herkesi saygı ile anıyorum. Bütün şehitlerimize ve ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimize bu vesileyle bir kere daha Allah’tan rahmet, varsa hayatta olan gazilerimize Allah’tan sıhhat ve afiyet, diliyorum.

Hepsinin aziz hatıraları önünde saygı ile eğiliyorum.

Hatıraları, yolumu aydınlatmaya, bana güç ve ilham vermeye devam edecektir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu suretle ortaya çıkmış kuruluş değerleri ile, milli ve coğrafi bütünlüğünü muhafaza ederek, sonsuza kadar yaşayacaktır.

Buna inancım tamdır.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 18 Mayıs 2020.     Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.