ASYA: Güncel Gelişmeler ve Analizler



IŞİD SURİYE’DE FIRAT’IN AŞAĞI KISMINDA İSE ABD’NİN YUKARIDA İŞİ NE!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

“ABD liderliğindeki ‘cihatçı karşıtı’ koalisyonun destek verdiği Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri”, Suriye’nin doğusunda, IŞİD unsurlarına yönelik saldırılarına devam ediyormuş[i]… Haber, Mardin’e bağlı Nusaybin’in hemen güneyindeki Suriye/Kamışlı’dan verilmiş…

Bilindiği üzere, Suriye’de, ABD liderliğinde, cihatçılara karşı oluşturulmuş, çok uluslu bir güç var. Bir de, yine cihatçılara karşı kullanılan, Suriye Kürtlerinin liderliğinde, “Suriye Demokratik Güçleri-SDG” adı altında bir başka güç var. Her iki güç de, cihatçılar ile mücadelede birlikte çalışıyorlar.

“Cihatçı” denilerek mücadele edilen IŞİD’tır. IŞİD aleyhine oluşmuş (ya da oluşturulmuş) bir küresel karşıtlık var. ABD, Suriye’deki varlığını IŞİD ile ilişkilendirerek, hem buradaki varlığına meşruiyet kazandırıyor, hem de Suriye konusunda arkasına uluslararası destek alıyor. ABD liderliğindeki IŞİD karşıtı koalisyon bu suretle ortaya çıkmıştır. Ancak ABD, Suriye’deki varlığını IŞİD ile ilişkilendirerek sadece arkasına uluslararası destek almakla kalmıyor; bu ilişkilendirmeyi Suriye Kürtleri için de yaparak, o uluslararası desteği Suriye Kürtlerinin de arkasına koyuyor. Devamı…



ENERJİDE PAZAR KAPMA PEŞİNDEKİ ABD POLONYA’DA BUNU BAŞARMIŞ GİBİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD’nin Polonya’ya sıvı doğal gaz satmasını öngören anlaşma taraflar arasında imzalanmış… ABD, bu suretle, Polonya’nın enerji açısından Rusya’ya bağımlılığı azaltacakmış… Bu, bir başlangıçmış; ABD, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin tamamını enerjide Rusya’ya bağımlı olmaktan kurtarmayı hedefliyormuş[i]Devamı…



YUNANİSTAN’DA HÜKÜMET İLE KİLİSE ARASINDAKİ ANLAŞMA

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Yunanistan Hükümeti ve “bağımsız” Yunan Ortodoks Kilisesi, din ve devlet işlerini biri birinden ayırmaya yönelik, bir anlaşmayı imzalamış… Yunanistan’ın gerçekten laik bir ülke haline gelmesi bağlamında, anlaşma, tarihi önemde bulunuyor[i].

Anlaşma ile; toplam kamu çalışanlarının yaklaşık % 18’ne denk gelen din adamlarının devlet memuru statüsüne son veriliyor, “bordrodan” çıkarılıyor. Fakat bu, Kilise’nin, kamudan, eğitimden tamamen çıktığı (çekildiği) anlamına da gelmiyor.

Anlaşma ile; hükümet, her yıl 200 milyon Avro ile, Kilise’ye bağlı din adamlarının ücretlerinin ödenmesine katkı sağlayacak. Bu katkının miktarı, din adamlarının sayısı artsa da, azalsa da, değişmeyecek. Anlaşmanın, Kilise’nin kontrolündeki varlığın ortak bir fon eliyle yönetimini içerdiği de belirtiliyor. Devamı…



ABD PKK TERÖR ÖRGÜTÜ YÖNETİCİLERİ İÇİN ÖDÜL KOYMUŞ!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD, PKK terör örgütünün üst düzey yöneticilerinden Murat Karayılan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan’ın kimlik ya da yer tespitini mümkün kılacak bilgiler için para ödülü verileceğini açıklamış… Bu adım üzerinden, NATO’da müttefiki olan Türkiye ile ABD arasında mevcut olan terörle mücadeleye dair işbirliğine verilen değere dikkate çekmiş…

Öncelikle, ABD’nin bu adımının bana inandırıcı gelmediğini belirtmeliyim. Niçin böyle gördüğümü İzah edeyim. Devamı…



MENBİÇ’TEKi ORTAK DEVRİYE GÖREVİNİ NASIL GÖRÜYORUM YA DA ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Geçtiğimiz Haziran (2018) ayında Menbiç’te başlaması gereken Türk askerinin Amerikan askeri ile ortak devriye görevi daha yeni başlıyor. Ortak devriye görevinin gerektirdiği “ortak eğitim” daha yeni gerçekleşti. Türk topçuları Fırat’ın doğusunu bombaladı, Menbiç’te ortak devriye görevi ancak bundan sonra fiilen başladı!…

Önce “devriye” nedir, ona bakalım. Devriye, kelime anlamı olarak; bir yerde, güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan güvenlik güçlerini ve/veya bunların “dolaşma” eylemini ifade eder. Yani “devriye”, güvenlik sorununa bağlı, bundan kaynaklanan bir olgudur. Dolayısıyla, güvenlik sorununu ortadan kaldırmak için icra edilir.

Buradan Menbiç’teki “ortak devriye” görevine geçelim. Türkiye, PKK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG terör örgütünün Menbiç’teki (ve Fırat’ın doğusundaki) varlığını ve faaliyetlerini, kendisi için ciddi bir güvenlik sorunu olarak algılıyor. Ve “beka” derecesinde önemli gördüğü bu güvenlik sorununu ortadan kaldıracağını, Menbiç’i (ve Fırat’ın doğusunu) YPG terör örgütünden temizleyeceğini, bunda kararlı olduğunu açıkça ve defaatle söylüyor. Peki, Türkiye’nin bu durumu ortada iken, Menbiç’te “ortak devriye” ne anlama geliyor? Devamı…



KAŞIKÇI OLAYI: ARAP BAHARI SUUDİ ARABİSTAN İLE DEVAM MI EDECEK?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Kaşıkçı olayında gelinen nokta, Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldüğü (öldürüldüğü) ve Riyad’ın bunu açıklamaya hazırlandığı yönünde… Başkan Trump, böyle bir durumda, ABD’nin Suudi Arabistan’a “cezai” yaptırımlar uygulayacağını açıkladı. ABD ve Batı medyasında da, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Salman ile “balayı” döneminin sona erdiğine dair haber ve yorumlar yer alıyor.

Kaşıkçı olayında bugün itibarıyla görünen tablo, Suudi Arabistan’ın insan haklarını açıkça ve ağır bir şekilde ihlal ettiği, diplomatik ilişkilerin yürütülmesine dair uluslararası hukuk düzenlemelerini bu ihlalde istismar ettiği şeklinde ele alınıyor, takdim ediliyor. Batı, bir bütün olarak, Kaşıkçı olayı üzerinden Suudi Arabistan konusunda adeta ayağa kalkmış gibidir. Bu, dikkat çekici bulunmaktadır. Niye? Çünkü Suudi Arabistan’ın insan hakları ve uluslararası hukuk karşısındaki durumu/duruşu Kaşıkçı olayı üzerinden yeni ortaya çıkmış ya da yeni fark edilmiş değildir. Hemen herkes, “dinden çıkmış Sünni cihatçıları” Suudi Arabistan ile ilişkilendirirken, bu cihatçılar “kafir” diye nitelediklerinin kafalarını din adına keserken, ABD’deki 11 Eylül saldırıları Suudi Arabistan ile ilişkilendirilirken, hatta 11 Eylül saldırılarından mağdur olmuş Amerikalılara Suudi Arabistan’a karşı dava açma yolunu açan bir kanun Kongre’de kabul edilirken, Suudi Arabistan’ın insan haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası hukuku açıkça çiğnediği görülmüyor, şimdi Kaşıkçı olayı üzerinden görülüyor ve gündeme getiriliyor!… Bu durum, dikkat çekici değil midir? Devamı…



ÇİN’İN SURİYE (İDLİB) İLGİSİ, BÖLGE VE TÜRKİYE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Geçtiğimiz haftalarda medyada eş zamanlı olarak yer alan Çin ile ilgili iki haber dikkat çekici bulunmuştur. Bunlar, Türkiye’nin “Çin atağından”[i] ve Çin’in Suriye’de sınırımıza çok yakın bölgeye (İdlib’e) asker göndereceğinden (konuşlandıracağından)[ii] söz eden haberlerdir. Türkiye’nin Çin’e açılacağını açıkladığı bir sırada Çin askerinin Suriye/İdlib’te konuşlandırılacağının gündeme gelmesi, Çin’in Ortadoğu’da sahaya inebileceği ve bunun münhasıran Türkiye ile bağlantılı olabileceği algısına yol açıyor. Devamı…



SURİYE KRİZİNDE KRİTİK EŞİK: FIRAT’IN DOĞUSU…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bildiğim kadarıyla, ABD’nin Suriye’deki varlığı terörle mücadeleye ilişkindir ve IŞİD ile sınırlıdır. ABD liderliğindeki Koalisyon Güçleri, BM Güvenlik Konseyi’nin IŞİD ile mücadeleye dair kararı uyarınca Suriye’de bulunmaktadır.

Bugün itibarıyla, Suriye’nin IŞİD’dan temizlenmesinde sona gelinmiştir. Fırat’ın doğusunda IŞİD kalmamıştır. IŞİD, Türkiye’nin da çabaları ile, Fırat’ın doğusundan temizlenmiştir.

Peki, Fırat’ın doğusunda, terör örgütü olarak, şimdi ne vardır? Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü tehdit eden YPG terör örgütü, bölücü/ayrılıkçı Suriyeli Kürtler vardır.

Bu durumda sorulması gereken soru şu değil midir? Eğer Fırat’ın doğusu IŞİD’dan temizlenmişse, ABD’nin orada ne işi vardır? ABD’nin Fırat’ın doğusunda kalışı, uluslararası hukuka aykırıdır, BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’ye ilişkin kararı ile çelişmektedir. Fakat ABD Fırat’ın doğusunda kalmakla kalmıyor, daha fazlasını yapıyor!… Devamı…



İSTANBUL’DAKİ PATRİKHANE NEYİN KİMİN NESİ?

 Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

İstanbul’daki Patrikhane ile Yunan Ortodoks Kilisesi arasında kriz çıkmış… Nedeni, Yunan Danıştay’ının, üzerinde kiliseler olan anlaşmazlık konusu arazilerin ve bu durumdaki kiliselerde ayin düzenleme yetkisinin İstanbul’daki Patrikhane’ye ait olduğuna karar vermesi imiş[i]

Bu gelişme, önce hukuksal, sonra da siyasal açıdan son derece anlamlı ve önemli bir gelişmedir. Bilindiği üzere, Lozan Barış Antlaşması’na göre, Patrikhane’nin Türkiye’de kalmasına, Türkiye’de kalmayı tercih etmiş Rum azınlığın dinsel ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilmiştir. Patrikhane’nin, “Fener ‘Rum’ Patrikhanesi” olarak anılması da bundan ileri gelmektedir. Patrikhane’nin faaliyetlerine dair Türk mevzuatının muhtevası da, hukuksal açıdan İstanbul’daki Patrikhane’nin “olması gereken” bu statüsünü hiç tereddütsüz teyit etmektedir. Devamı…



SURİYE KRİZİ “KRİTİK” DEĞİŞİMLERİ YAŞIYOR GİBİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’ne dâhil Kürtler, Suriye’de IŞİD ile mücadelede sona gelinmesi ile birlikte, ABD’nin Suriye ilgisinin “yenilenmiş” ve ABD’nin daha kararlı gözüktüğünü; bunun, ABD’nin çekileceği endişesi ile Şam Yönetimi ile başlatılmış diyalogu zayıflattığını, görüşmelerin durma noktasına geldiğini; bunda, Şam Yönetiminin anayasada Kürtler lehine değişiklik yapmaya yanaşmamasının da payının olduğunu ifade ediyorlar[i] . Haberde, Rusya’nın, Suriye Kürtlerinin bazı haklarını diyalog yoluyla alabileceğine, ABD’nin Suriye’deki varlığının bunun önünde engel olduğuna ve Suriye Kürtlerinin Şam’daki meşru hükümet dışında (Şam’a rağmen) çalışabileceklerini düşünmelerinin yanlış olduğuna işaret ettiği de yer alıyor.

Haberde geçen hususlar, eş zamanlı sayılabilecek gelişmeler ile birlikte mütalaa edildiğinde, Suriye krizinde kritik değişimlerin yaşandığı, en azından krizin bu sonucu doğurma ihtimali yüksek bir sürece girdiği akla gelmektedir. Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.