ASYA: Güncel Gelişmeler ve Analizler



TÜRKİYE: BEKA SORUNUNDAN SÖZ EDİLİRKEN BU NASIL BİR PROPAGANDA!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Uluslararası ilişkilerde güç çok önemlidir. Niye önemlidir? Çünkü ülke içinden farklı olarak, uluslararası ilişkilerde bu ilişkiyi her yönüyle düzenleyen hukuk kurallar yoktur ya da eksiktir, olsa bile bu kurallara uyulmasına nezaret edecek yaptırım gücüne sahip ülkeler üstü bir güç yoktur. Bu, uluslararası ilişkilerde geniş bir boşluğa yol açmakta; bu boşluk ta, güçleri ile orantılı olarak ülkelerce doldurulmaktadır. Güçlü ülkeler, güçlerini öne çıkarmak suretiyle, istediklerini yapabilmektedirler. Güçleri sayesinde, muhataplarının normal koşullarda yapmak istemeyecekleri şeyleri onlara yaptırabilmekte, an azından belirgin bir caydırıcılığa sahip olabilmektedirler. Güçlü aktör lehine, “bunu yaparsam, bana bedel ödetir” şeklinde ifade edilebilecek yerleşik bir algıdan söz etmek mümkündür. Devamı…



TÜRKİYE: ERKEN SEÇİM Mİ DEDİNİZ? ERKEN SEÇİME BİR DE BÖYLE BAKINIZ…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Sayın Erdoğan’ın son ABD ziyareti ile birlikte Türkiye’nin bir erken seçim sürecine girdiğini düşünüyorum. Niye? İşte size, bende erken seçimi çağrıştıran bazı hususlar: Devamı…



BARIŞ PINARI HAREKATI’NA ARA VERMEYE DAİR MUTABAKAT BELGESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in dünkü Ankara ziyaretinde ortaya çıkan “Barış Pınarı Harekâtı’na 120 saatliğine (5 günlüğüne) ara verme”ye dair Mutabakat belgesini, şu aşamada, ayrıntılı olarak değerlendirmeyeceğim. Barış Pınarı Harekâtı başlarken verdiğim bir söz var. O söze sadık kalacağım. En azından 120 saat sonrasını beklemekte yarar görüyorum.

Ancak Mutabakat belgesinin medyada ele alınışı/değerlendirilişi karşısında, “önden” bazı hususları paylaşma ihtiyacı da duyuyorum. Mutabakat belgesine dair çok fazla soru ve sıkıntılı husus da var. Bu bağlamda, şimdilik, aşağıdaki sorular/hususlar ile yetineceğim. Devamı…



ŞAM’A ŞU MESAJI DA VERMELİ!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Medyada, Barış Pınarı Harekâtı nedeniyle sığınacak yer (hami) arayan PYD/YPG’nin Şam Yönetimine yanaştığı ve bu yanaşmanın sonucu olarak Şam Yönetiminin Menbiç de dâhil Suriye’nin kuzeyine yöneldiği, Türkiye ile karşı karşıya gelebileceği ifade ediliyor.

Şam Yönetiminin PYD/YPG ile birlikte hareket etmesi, Türkiye ile Suriye arasında, 20 Ekim 1998’de imzalanmış Adana Mutabakatı’na aykırıdır. Devamı…



SURİYE KONUSU: ABD, GÜVENLİ BÖLGE VE TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

I. Türkiye açısından Suriye konusunda belirgin bir hareketlilik var. Devamı…



TÜRKİYE’NİN ÇEK CUMHURİYETİ’NE ATADIĞI BÜYÜKELÇİ VE ABD

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Sayın Egemen Bağış, Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti (Çekya) nezdindeki yeni Büyükelçisi… Kamuoyunda ve Türk siyasetinde oldukça geniş yer bulmuş, tartışma konusu olmuş, bir atama… Bu, medyaya yansıyan haberlerden ve yorumlardan anlaşılabiliyor. Bu yazıda, önce kısaca bunun nedenine, sonra da işbu yazıyı yazmama neden olan, “küçük” gibi olsa da “benim dikkatimi çekmiş”, belki “buzdağının suyun altındaki kısmı” olarak da görülebilecek bir başka hususa değineceğim. Devamı…



MÜNİH’İN HONG KONG’UN YERİNİ ALMASI ÖNERİSİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Hong Kong, daha önce Britanya Krallığı’na (İngiltere’ye) bağlı iken 01 Temmuz 1997 tarihinden itibaren Çin’e bağlı “özel yönetim” bölgesine dönüşen, bu tarihten itibaren “bir devlet, iki sistem” olarak ifade edilen bir yaklaşım ile Pekin tarafından “uzaktan” yönetilmektedir. Çin’in ana karasının bir parçasıdır. Hong Kong, Çin’in güney kıyısında yer alan bir liman kentidir. “Asya’nın Dünya kenti” olarak bilinir. Bir iş, ticaret, finans, taşımacılık, ulaştırma ve haberleşme merkezidir. Bu özellikleri ile (özellikle iş, ticaret ve finans merkezi olma özelliği ile) bütün Dünyada öne çıkmıştır. Devamı…



SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ RAFİNERİ SALDIRISI: ARKASINDA İRAN MI, ABD Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Suudi Arabistan’da Aramco’ya ait iki rafinerinin saldırıya uğraması ve bu suretle ortaya çıkan petrol arzındaki daralma sonrasında, İran’ın adı öne çıkmaya, İran’ı bu saldırı ile ilişkilendirmeye yönelik çabalar devam ediyor. Önce saldırının Yemen’deki İran destekli Husilerin silahlı insansız hava araçları ile yapıldığı öne çıkmıştı. Ancak Husilerin elinde, menzil olarak, Yemen’den Riyad’ın kuzeyindeki Aramco tesislerine ulaşacak insansız hava araçlarının bulunmadığı yavaş yavaş kabul edilmeye başlayınca, saldırı, özellikle ABD tarafından doğrudan İran ile ilişkilendirilmeye başlandı. ABD, sanki Aramco tesislerine yapılmış saldırı İran tarafından gerçekleştirilmiş gibi, bir taraftan İran’a yönelik yaptırımları artırma kararı almış, diğer taraftan da Aramco tesislerine yapılan saldırının Suudi Arabistan’a yapılmış bir saldırı olduğunu açıklamıştır. Açıklamanın, Suudi Arabistan’ı İran’ın karşısına daha çok iteceği açıktır. Devamı…



SUDAN’IN DEVRİK-HAPİSTEKİ DEVLET BAŞKANI ÖMER EL BEŞİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Bugünkü (10 Eylül 2019) Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında Sudan’ın devrik ve hapisteki Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında bir haber var. “Nereden nereye” dedirten bir haber… Haber, ben de o kadar çok şeyi çağrıştırıyor ki… Bu yazı, bu çağrışımları konu edinen bir yazıdır.

Haber, Sudan’ın devrik lideri Ömer el Beşir’in en yakınındaki isim olan Başkanlık Ofisi yöneticisi general Yassir Beşir’in, Ömer el Beşir’in kimlere ne kadar para yardımı yaptığını mahkemede açıklamasını, yani Ömer el Beşir aleyhine tanıklık yapmasını içeriyor. Devamı…



İSRAİL’İN IRAK’TA İRAN HEDEFLERİNİ VURMASI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İsrail’in, 1981’de Irak’ın Osirak nükleer santralini hedef alan saldırılarından sonra, şimdi de Irak’taki İran hedeflerini vurduğu medyaya yansıyor. İsrail, bu yöndeki haberleri yalanlamıyor, dolaylı olarak teyit ediyor. Bu duruma bağlı olarak da, İsrail-İran çatışmasında yeni cephenin Irak mı olduğu (olacağı) soruluyor.[i]

Haberde geçtiği üzere, İsrail’in Irak’a hava saldırısında bulunması yeni bir olay değil. Bundan 38 yıl önce de, İsrail Irak’a hava saldırısında bulunmuş, Irak’taki Osirak nükleer reaktörünü imha etmişti. İsrail’in 1981’deki bu saldırısı, İran İslam Devrimi’nin Şubat 1979’da gerçekleşmiş olduğu, İran-Irak savaşının da Eylül 1980’da başlamış olduğu bir sırada yaşanmıştı. İsrail’in, 1981’de Irak’taki Osirak nükleer saldırısını bu koşullarda gerçekleştirmiş olması dikkat çekicidir. Tabiatıyla, akla gelen soru, İsrail’in İran-Irak savaşı devam ederken 1981’de Irak’a yapmış olduğu saldırının, kimin işine geldiği, kimin için nükleer riski ortadan kaldırmış olduğudur. Devamı…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.