BİR SEÇİM BAŞARISI İÇİN GÖNDERİLEN TEBRİK MESAJININ ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Hindistan’da seçim sona erdi. Başbakan Narendra Modi ve partisi Bharatiya Janata Partisi (BJP) Parlamentodaki konumlarını güçlendirmiş olarak seçimden çıktılar. Pakistan Başbakanı İmran Han, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’ye tebrik mesajı gönderiyor[i]: “Güney Asya’da barış, ilerleme ve refah yolunda birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum.” Cevap olumlu oluyor.

Hatırlanacağı üzere, Hindistan’daki seçim sürecinin başlangıcında Keşmir’de bombalı saldır olayı yaşanmış, taraflar karşı karşıya gelmiş, karşılıklı savaş uçağı kayıpları olmuş ve tansiyon çok yükselmişti. Öyle anlaşıyor ki; bu yaşananlar etkisini göstermiş, Narendra Modi’nin “Hindu Milliyetçisi” Bharatiya Janata Partisi (BJP) seçimden önde çıkmış!…

Hindistan’daki seçim sürecinin başlangıcında Hindistan ile Pakistan arasında ortaya çıkmış söz konusu tablo şimdi var mı? Yok.

O zaman buradan nasıl bir çıkarsamada bulunulabilir? Şu: ülkeler, eğer karşılıklı olarak yaşamsal çıkarları söz konusu ise, daha az bedele katlanarak, aralarında örtülü işbirliğine gidebiliyorlar. Bu her iki tarafın da çıkarına olabiliyor.

Bu vesileyle; bir kere daha çıkarın uluslararası ilişkilerin belirleyici faktörü olduğuna, uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer olmadığına, etnik-dinsel mensubiyetlerin uluslararası ilişkilerde “makul” bir seviyeye kadar anlamlı bulunabildiğine, uluslararası ilişkilerin kalıcı dostlukları ya da düşmanlıkları dışladığına işaret etmek isterim. Ve elbette ki, bu bağlamda Pakistan ve Hindistan diplomasilerinin üretkenliğine/dinamizmine dikkat çekmek isterim.

Sonra da, bahse konu haber üzerinden, “ülkelere müdahale” ya da “ülkelerin iç işlerine karışma” konusuna genelde değinmek isterim.

Bilindiği üzere, ABD’de, Trump’ın Başkan seçildiği seçimlere Rusya’nın müdahalesi konuşuluyordu!… Egemenliğe saygı, iç işlerine karışmama ilkeleri hatırlanmıştı…

Peki nasıl oluyor da, seçime müdahale ile, egemenliğe saygısızlık yapılmış ve iç işlerine karışılmış olunuyor da; açıkça uluslararası hukuka aykırı yaptırımlar ile bir ülkenin hedef alınması (bu suretle o ülkede yönetim/rejim değişikliğinin amaçlanması)  ya da bir ülkeye askeri müdahalede bulunulması, egemenliğe saygısızlık ve iç işlerine karışma olmuyor!…Ve bir an için olmuş kabul edilir ise Rusya’nın ABD’deki Başkanlık seçimlerine ilişkin tasarrufu ile, Hindistan’daki Parlamento seçimlerinin hemen öncesinde yaşanan Hindistan-Pakistan gerginliği arasında bir fark mıdır?

Özde, açığa düşsün-düşmesin, bunların hepsi “müdahale” ya da “karışma” değil midir? Siyasal egemenliğe saygısızlık anlamına gelmez mi? Seçime müdahale uluslararası hukuka aykırı iken, diğer açık ve daha ileri müdahalelerin uluslararası hukuka aykırı olmadığı düşünülebilir mi?

Dün, 1991’de Sovyetlerin resmen dağılması sonrasında, ABD, egemenliğe saygı ve iç işlerine karışmama ilkelerini görmezden geliyordu. Çünkü Sovyetler çökmüştü, Çin bugünkü kadar güçlü değildi, ABD tek hegemonik güçtü ve istediği kararları BM Güvenlik Konseyi’nden çıkartabiliyordu. ABD, BM Güvenlik Konseyi’nden çıkarttığı “uluslararası terörizmle mücadele” ve “insani müdahale” kararları üzerinden, ülkelerin egemenliğini hiç sayıp onların iç işlerine “istediği gibi” karışabiliyordu. Şimdi hem Rusya ve Çin nedeniyle, hem de o günlerdeki gücünden uzak olduğu için bunu yapamıyor.

Peki, ABD şimdi ne yapıyor? ABD, şimdi de, yansıttığı totalitarizme ya da otokratikleşmeye doğru gidiş ile bunu yapmaya çalışıyor gözükmektedir. Yani “ben yaptım-oldu” diyor. ABD, baba-oğul Bush’lar ile bu gidişatın önünü açmıştır. Trump Yönetimi de, ABD’nin bu durumunu daha belirgin hale getirmiştir.

ABD’nin totalitarizmin ya da otokratikleşmenin önünü açan mevcut gidişatı, sadece Amerikan halkını ilgilendirmemektedir. Bütün Dünyayı yakından ilgilendirmektedir. ABD’deki bu gidişatın sonuçları, çok geç olmadan, iyi görülmelidir. Çin, hala Komünist Parti tarafından yönetilen bir ülke olmasına rağmen, Komünist Parti’nin zaten var olan gücünü pekiştirmeye yönelmiştir. Merkezi idarenin daha da güçlendirilmesine yönelik adımlar atmıştır. Öyle ki; Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Müslüman Uygur Türklerinin ileri teknoloji üzerinden yakın kontrol altına alındığı ve ileri teknolojiye dayalı bu yakın kontrolün tüm ülkeye, hatta Çin sınırlarının ötesine yayılmasından endişe duyulduğu ifade edilmektedir[ii]. Çin ile ilgili bu durum, ABD’nin totalitarizme ya da otokratikleşmeye doğru gidişin önünü açması ile ilişkilendirilebilecek bir durumdur. Keza Türkiye’de, Avrupa’da, Güneydoğu Asya’da son dönemde öne çıkan, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ile bağdaştırılması imkânı olmayan gelişmeler için de benzer bir ilişkilendirmede bulunmak mümkündür.

ABD, hala küresel sistemin en önde gelen aktörüdür ve ülkeler doğal olarak ABD’nin gidişatından etkilenmektedirler. “ABD yapıyorsa, ben de yapabilirim” ya da “ABD böyle yaparken, Dünya kamuoyu benim yaptığıma ses çıkarmaz” anlayışını görmek gerekir.

ABD, bugün, bir anlamda, yüzyıllar içerisinde inşa ettiği, artık evrenselleşmiş değerlerin içini boşaltma, bu değerleri yok etme gibi, tam tersi bir sürecin içine girmiş gözükmektedir. Bu durum, hem Trump Yönetimi ile Kongre arasında yaşanan çekişmeden, hem de hala bağımsızlığını-özgürlüğünü koruyabilmiş Amerikan medyasına yansıyan haber, yorum ve analizlerden de çıkarılabilmektedir.

Dünya bir düzensizliğe, kaosa doğru yol alıyor. Faturası, herkes için çok ağır olacaktır. Ancak herkesin faturası büyüklüğüne göre olacaktır!…

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 24 Mayıs 2019.

[i] https://www.reuters.com/article/us-india-election-pakistan/pakistan-says-wants-peace-with-india-modi-responds-after-victory-speech-idUSKCN1ST0LW, 24.5.2019.

[ii] https://www.nytimes.com/2019/05/22/world/asia/china-surveillance-xinjiang.html?nl=todaysheadlines&emc=edit_th_190523, 24.5.2019.


SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ RAFİNERİ SALDIRISI: ARKASINDA İRAN MI, ABD Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Suudi Arabistan’da Aramco’ya ait iki rafinerinin saldırıya uğraması ve bu suretle ortaya çıkan petrol arzındaki daralma sonrasında, İran’ın adı öne çıkmaya, İran’ı bu saldırı ile ilişkilendirmeye yönelik çabalar devam ediyor. Önce saldırının Yemen’deki İran destekli Husilerin silahlı insansız hava araçları ile yapıldığı öne çıkmıştı. Ancak Husilerin elinde, menzil

SUDAN’IN DEVRİK-HAPİSTEKİ DEVLET BAŞKANI ÖMER EL BEŞİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Bugünkü (10 Eylül 2019) Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında Sudan’ın devrik ve hapisteki Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında bir haber var. “Nereden nereye” dedirten bir haber… Haber, ben de o kadar çok şeyi çağrıştırıyor ki… Bu yazı, bu çağrışımları konu edinen bir yazıdır. Haber, Sudan’ın devrik lideri Ömer

İSRAİL’İN IRAK’TA İRAN HEDEFLERİNİ VURMASI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı İsrail’in, 1981’de Irak’ın Osirak nükleer santralini hedef alan saldırılarından sonra, şimdi de Irak’taki İran hedeflerini vurduğu medyaya yansıyor. İsrail, bu yöndeki haberleri yalanlamıyor, dolaylı olarak teyit ediyor. Bu duruma bağlı olarak da, İsrail-İran çatışmasında yeni cephenin Irak mı olduğu (olacağı) soruluyor.[i] Haberde geçtiği üzere, İsrail’in Irak’a hava saldırısında

ABD HİNT-PASİFİK BÖLGESİNDEKİ ASKERİ VARLIĞINI ARTIRIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı ABD’nin, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması (INF)’ndan çekildikten sonra, Hint-Pasifik bölgesine yeniden/yeni füzeler konuşlandıracağı, bölgedeki askeri üs varlığını güçlendireceği ifade ediliyor[i]. Bu, münhasıran ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in açıklamalarına dayandırılıyor. Bunlara bakılarak da, Başkan Trump’ın Asya stratejisinde hedefin ne olduğu sorgulanıyor.

ERDOĞAN (AKP) YÖNETİMİNİN ABD VE HDP YAKLAŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Erdoğan (AKP) Yönetiminin ABD yaklaşımı ile HDP yaklaşımı o kadar çok biri birini çağrıştırıyor ki… ABD’ye de, HDP’ye de çok ağır eleştiriler tevcih ediliyor… En yetkili ağızlar, ABD’nin Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü tehdit eden PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG terör örgütüne açıkça ve ciddi şekilde silah/teçhizat

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.