BEKA SORUNU, HERKES AYNI NOKTAYA VURURSA, GERİDE KALIR…

Türkiye-ABD askeri ilişkilerinin uygulaması konusunda uzun süre çalışmış bir akademisyen olarak söylüyorum: Bugün yaşananlar, yeni değil. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde, geçmişte de ciddi sorunlar yaşanmış ve bu tür gelişmeler ile karşılaşılmıştır. ABD ile yakın çalışan ülke yöneticilerinin bunun farkında olarak ilişkileri yürütmesi beklenir.

ABD, bir taraftan Barış Pınarı Harekatı’na “sözde” yeşil ışık yakmış, diğer taraftan da bugün yaşananları konu edinen bir senaryoyu uygulamaya koymuş gözükmektedir.

ABD’deki hemen her kurum, bu tür senaryolara bir şekilde dâhildir. Bu, hep böyle olmuştur. Çünkü ABD’de her kurumun, Amerikan sistemi içinde, kendine özgü bir ağırlığı/yeri vardır ve bu durum, dış politikada ABD çıkarlarının korunmasında etkili olarak işe yarar, ABD Yönetimi kurumları kullanılır. “Başkan istiyor ama, Kongre’yi aşamıyor” sözlerini çok duymuşumdur.

Türkiye “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”ne geçmiş olsa da, aynı zamanda iktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı da olan Sayın Cumhurbaşkanı’nın başında bulunduğu yürütmenin “resmi olarak” dışında kalan bütün kurumların, şimdi, bu aşamada, “kendi başlarına” ABD karşısında yürütmeye destek vermeleri zamanıdır. Tıpkı ABD’deki kurumlar gibi. Yasamanın, yargının, üniversitelerin, meslek kuruluşlarının, her alanda yurt içindeki/dışındaki stk’ların, medyanın yapacakları vardır. Ancak bunun, gündelik siyasetten uzak, Türkiye’nin beka sorunu ile karşı karşıya bulunduğu bilinci içinde yapılmasına ihtiyaç vardır.

ABD ile yaşanan mevcut sorunu Türkiye zarar görmeden aşabilmek ve durumu kontrol edilebilir/yürütülebilir bir noktada tutabilmek için, bana göre, “bu aşamada” bazı hususları özellikle hatırlamakta yarar vardır.

Birincisi, Batının, 11 Eylül hadisesinden bu yana maksatlı olarak “İslam”ı terörizmle ilişkilendirerek bugüne kadar “gerçekte” İslam’ı hedef aldığı, adeta “İslam”ı içten çökertmeye çalıştığı, bunun da ABD orijinli “medeniyetler çatışması” tezi ile ilgili olduğudur. Bu, Ortadoğu’nun mevcut durumunda açıkça görülebilmektedir.

İkincisi, AKP iktidarının dış politikaya ilişkin yaklaşımında din faktörünün günümüze doğru giderek öne çıktığı, “ümmetçi” bir çizginin bugün kendisini iyice belli ettiği, bu çizginin içeriden ve dışarıdan görülebildiğidir.

Üçüncüsü de, dış politikadaki bu “ümmetçi” çizginin nimetlerinden istifade eden Arap ve İslam ülkelerinin Barış Pınarı Harekâtı’nda Türkiye’yi yalnız bıraktıkları, hatta karşı açıklamalar yaptıkları; buna karşılık, “ümmetçi” çizgi nedeniyle ihmal edilmiş olmasına rağmen Türk Dünyasının Türkiye’ye açık ve tam destek vermiş olduğudur.

Bu hususları, ABD ile ilişkilerde bugün gelinmiş noktada, akılcı ve gerekçi olma gereğine dikkat çekmek için belirttim. Türkiye beka sorunu ile karşı karşıya iken, ABD de dâhil, ülkeler ile olan ilişkilerde duygusallığa yer olamaz. Çünkü beka sorunu varken gösterilecek duygusallık; devlet, vatan ve millet konularında telafisi olmayan çok ciddi yaralara yol açabilir. Türkiye’nin, bu bağlamda, çok kritik bir noktada olduğunu düşünüyorum. Onun içindir ki; kurumların ABD karşısında yürütmeye verecekleri destek açıklamalarının “ümmetçi” vurgudan uzak olmasına ve açıklamalar için yürürlükteki Türkiye Cumhuriyeti  Anayasası’nın 2. maddesindeki niteliklerin dikkate alınmasına ihtiyaç vardır. Çünkü Anayasadaki bu nitelikler, herkesin ortak paydasıdır ve bu suretle herkesin ABD karşısında aynı noktaya vurmuş olması sağlanacaktır.

Birlik-beraberlik içinde, gündelik siyasete takılmadan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü kormuş olarak, hep birlikte, bu sıkıntılı süreci geride bırakacağımıza yürekten inanıyorum. Bundan şüphe duymuyorum.

Yüce Allah doğruların yardımcısıdır, Büyük Türk Milleti ile birliktedir.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 17 Ekim 2019.


CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ: SAYIN DEVLET BAHÇELİ, MHP VE MİLLİYETÇİLİK

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Türkiye, Temmuz 2018’den beri (30 ayı aşkın bir süre) “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi (CHS)” ile yönetilmektedir. Dolayısıyla, CHS’nin uygulamasının sonuçları az çok belli olmuştur. CHS ile ülkenin gelmiş olduğu nokta, hemen her anlamda herkesin gözünün önündedir. Mevcut ortamda, geçtiğimiz günlerde, Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı sıfatlarını uhdesinde bulunduran

SİYASETTE MİLLİYETÇİLİK REVAÇTA İKEN MHP VE DURUM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk MHP tabanı ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket bağlamında anlamlı bulduğum güncel üç hususa işaret edeceğim. Birincisi, merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in (bir dönem siyaset yapmış küçük oğlundan sonra) “AKP’de siyaset yapan” büyük oğlu Sayın Tuğrul Türkeş’in açıklamasında kullandığı “azgın milliyetçilik” ifadesi. İkincisi, Cumhuriyet’te (25.1.21, s.9), gazeteci Sayın İpek Özbey’e mülakata veren Sayın Prof.

SAYIN BAHÇELİ HDP KONUSUNDA “YÖNTEM” HATASI YAPIYOR OLABİLİR Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli, HDP konusunda dikkat çekici bir çıkış daha yaptı, bir defa daha bu partinin kapatılması için harekete geçilmesini istedi. Bu seferki çıkışı öncekilere göre daha ileri ve kararlılığı yansıtıyor. Çünkü diyor ki, eğer harekete geçilmez ise, MHP, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde harekete geçecek…

SORULARLA “SÖZDE” TARTIŞMASI: ANAYASA NE DİYOR, UYGULAMADA DURUM NEDİR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine, kullandığı “sözde Cumhurbaşkanı” ifadesi için, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından 1 milyon liralık tazminat davası açılmış… Duruma, üzüldüm. CHP’li değilim, siyasal çizgim belli, biliniyor, Sayın Erdoğan’ın Sayın Kılıçdaroğlu aleyhine yine yüklü miktarda yeni bir tazminat davası

CUMHURBAŞKANI RAUF DENKTAŞ’I ANMA MESAJI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ı, ebediyete intikal edişinin 9. yılında rahmetle, şükranla ve özlemle anıyorum. Denktaş, hayatını Kıbrıs Türk Halkına adamış; sahip olduğu mücadele adamı, mücahit, hukukçu, diplomat, devlet adamı ve lider kimlikleri, Kıbrıs Türk Halkının yok olmanın eşiğinden müstakil ve egemen bir devlete kavuşmasında ifadesini bulmuş; Türk Milletinin içinden çıkmış,

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.