BAŞKAN TRUMP: NEREDEN NEREYE?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Başkan Trump’ı eleştiren ilginç bir çalışma… Çalışmada geçen, Başkan Trump’ın K.Kore yaklaşımının bir benzerini İran’a da uygulayabileceği, yani yaptırımlara rağmen İran ile de görüşe bileceği; ekibinin sürekli değiştiği; senkronize olmayan bir ulusal güvenlik ekibi ile çalıştığı; Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ı artık uzağında tuttuğu yolundaki ifadeler[i] dikkatimi çekti.

Çalışmadaki eleştirilere “genel olarak” iştirak edemiyorum.

Siyasette sonuç ve kamuoyunda oluşan algı önemlidir. ABD’nin dışından Trump Yönetiminin dış politikasına baktığımda; enerjipolitik ağırlıklı bir dış politikanın izlendiğini, ticaret savaşları ve yaratılan gerginlikler üzerinden bu politikada mesafe alındığını görüyorum.

Başkan Trump’ın ekibinde sürekli değişim olmasını normal. Çünkü Trump’ın kendisi iş dünyasından geliyor ve ekibi de başlangıçta iş dünyası ile bağlantılı isimlerdi. Bu, ABD’nin yönetiminde zayıflığa yol açıyordu, görülüyordu. Zayıflık, eş zamanlı ya da paralel iki gelişmeye yol açmıştır. Birincisi, Trump’ın geçen her gün ABD’yi ve Dünyayı “devlet gözüyle görmeye başladığıdır. İkincisi de, Başkan Trump’ın ilk icraatlarının devleti zayıflatıcı etkisinin devlette endişeye yol açması ve bu endişeyi taşıyan devlet unsurlarının Başkan Trump’a yaklaşmaları ya da sokulmalarıdır. Ekibindeki değişimi, bu iki gelişme ile açıklamak mümkündür diye düşünülmektedir.

The Brookings Institution’ın söz konusu çalışması, bende şu kritik soruyu çağrıştırıyor: ABD için hangisi önemlidir, Amerikalı iş adamlarının iş yapması mı, yoksa artık Dünyanın en büyük enerji üreticisi olan ABD’nin enerjideki bu zenginliğini değerlendirmesi mi? Ya da öncelik, bunların hangisinde olmalıdır? Bu sorudan yola çıktığımda da, The Brookings Institution’ın söz konusu çalışması, Amerikalı iş adamlarına önem-öncelik veren bir çalışma gibi gelmektedir. Bu noktada, Başkan Obama döneminde, sırf Çin ile iş yapabilmek için ABD’nin ulusal güvenliğini riske attığı ileri sürülen Amerikalı iş adamları ve onların bu tür adımlarını önlemeye yönelik yapılan düzenlemeler aklıma geliyor.

Hiç şüphesiz uluslararası ilişkiler düzeyinde her ekonomik olgunun, az veya çok politik ve askeri/güvenlik işlevi ya da boyutu vardır. Ancak konu petrol ve doğal gaz olunca, bu işlev/boyut çok daha belirgin ve güçlüdür. Rusya örneğinde bunu çok gördük, biliyoruz. O yüzden Trump Yönetiminin enerjipolitik yaklaşımının ABD açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Trump Yönetiminin enerjipolitik yaklaşımının gözler önünde olmasına rağmen fazla konuşulmamasını önemsemek gerekir.

Başkan Trump; enerjipolitik ağırlıklı dış politika anlayışı ve uygulaması ile, hem Başkanlık koltuğuna ikinci kez oturabilir, hem de ABD’yi uluslararası politikada eski güçlü konumuna yeniden taşıyabilir. Bugün itibarıyla böyle düşünüyorum.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 09 Temmuz 2019

[i] https://www.brookings.edu/blog/order-from-chaos/2019/07/06/trump-couldnt-ignore-the-contradictions-of-his-foreign-policy-any-longer/?utm_campaign=Brookings%20Brief&utm_source=hs_email&utm_medium=email&utm_content=74435782, 09.7.2019.


SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ RAFİNERİ SALDIRISI: ARKASINDA İRAN MI, ABD Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Suudi Arabistan’da Aramco’ya ait iki rafinerinin saldırıya uğraması ve bu suretle ortaya çıkan petrol arzındaki daralma sonrasında, İran’ın adı öne çıkmaya, İran’ı bu saldırı ile ilişkilendirmeye yönelik çabalar devam ediyor. Önce saldırının Yemen’deki İran destekli Husilerin silahlı insansız hava araçları ile yapıldığı öne çıkmıştı. Ancak Husilerin elinde, menzil

SUDAN’IN DEVRİK-HAPİSTEKİ DEVLET BAŞKANI ÖMER EL BEŞİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Bugünkü (10 Eylül 2019) Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında Sudan’ın devrik ve hapisteki Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında bir haber var. “Nereden nereye” dedirten bir haber… Haber, ben de o kadar çok şeyi çağrıştırıyor ki… Bu yazı, bu çağrışımları konu edinen bir yazıdır. Haber, Sudan’ın devrik lideri Ömer

İSRAİL’İN IRAK’TA İRAN HEDEFLERİNİ VURMASI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı İsrail’in, 1981’de Irak’ın Osirak nükleer santralini hedef alan saldırılarından sonra, şimdi de Irak’taki İran hedeflerini vurduğu medyaya yansıyor. İsrail, bu yöndeki haberleri yalanlamıyor, dolaylı olarak teyit ediyor. Bu duruma bağlı olarak da, İsrail-İran çatışmasında yeni cephenin Irak mı olduğu (olacağı) soruluyor.[i] Haberde geçtiği üzere, İsrail’in Irak’a hava saldırısında

ABD HİNT-PASİFİK BÖLGESİNDEKİ ASKERİ VARLIĞINI ARTIRIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı ABD’nin, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması (INF)’ndan çekildikten sonra, Hint-Pasifik bölgesine yeniden/yeni füzeler konuşlandıracağı, bölgedeki askeri üs varlığını güçlendireceği ifade ediliyor[i]. Bu, münhasıran ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in açıklamalarına dayandırılıyor. Bunlara bakılarak da, Başkan Trump’ın Asya stratejisinde hedefin ne olduğu sorgulanıyor.

ERDOĞAN (AKP) YÖNETİMİNİN ABD VE HDP YAKLAŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Erdoğan (AKP) Yönetiminin ABD yaklaşımı ile HDP yaklaşımı o kadar çok biri birini çağrıştırıyor ki… ABD’ye de, HDP’ye de çok ağır eleştiriler tevcih ediliyor… En yetkili ağızlar, ABD’nin Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü tehdit eden PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG terör örgütüne açıkça ve ciddi şekilde silah/teçhizat

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.