ABD’NİN HİNT-PASİFİK STRATEJİSİ ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Çin Halk Kurtuluş Ordusu Askeri Bilimler Akademisi araştırma görevlisi, Çin-Amerikan Savunma İlişkileri Merkezi Direktörü, Kıdemli Albay Zhao Xiaozhuo; Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (International Institute for Strategic Studies-IISS)’nün düzenlediği, 30 Mayıs 2019 Cuma günü Singapur’da başlayacak, Asya-Pasifik güvenliğine dair Shangri-La Diyalogu 18. Toplantısı münasebetiyle hazırladığı makalesinde Trump Yönetiminin Hint-Pasifik Stratejisinin üç farklı “ikilemi (çelişkiyi)” içerdiğini söylemiş[i]..

Zhao Xiaozhuo’ya göre; ABD;

a. hem küresel anlaşmalardan çekiliyor, hem de tek süper güç rolünü oynamak istiyor.

b. hem Çin’i karşısına almış, hem de yeni bir soğuk savaştan kaçınmak istiyor.

c. hem askeri güç gösterisinde bulunuyor, hem de silahlı çatışmadan kaçınıyor.

Ve bu ikilemler (çelişkiler), kendisine göre, ABD için aşılması güç zorluklardır. Bu nedenle, Trump Yönetiminin Hint-Pasifik stratejisinin geleceği parlak değildir.

Makalede; Trump Yönetiminin, (i) iklim değişikliğine dair Paris Antlaşması’ndan, (ii) Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP)’dan, (iii) BM bünyesindeki UNESCO’dan, (iv) BM İnsan Hakları Konseyi’nden ve (v) en son P5+1 ülkelerinin İran ile yapmış olduğu nükleer anlaşmadan çekilmesi ile, (vi) mevcut ve yürürlükte olan anlaşmalara rağmen müttefiklerini ABD askeri konuşlandırmalarının maliyetini daha çok paylaşmaya zorlamasına ve (vii) Tayvan Boğazı ile Güney Çin Denizi’ndeki askeri gerginliğe yapılan vurgu özellikle dikkat çekicidir.

Makaledeki bu görüşler, hiç şüphesiz tartışmaya açıktır. Bunun en temel etkenlerinden biri, makalenin yazarının Çin Ordusunun bir mensubu olmasıdır. Küresel koşullar ile Asya’daki dengeler makalede ele alınmamıştır. Bir “değişime direnç olgusu” ya da içerdiği kolaycılık nedeniyle genelde hep çekici bulunmuş “alışkanlıkları sürdürme olgusu” vardır. Bir başka husus; şimdilerde fazla konuşulmasa da, Çin’in mevcut yükselişini sürdürmesi ile nasıl bir küresel sisteme ulaşılacağıdır. Çin, görünür gelecek bağlamında, bugünün “özgür Dünyası” için neyi ifade ediyor?

Makalede bunlara ve benzeri hususlara değinilmediği için, münhasıran belirtilen ikilemlerden (çelişkilerden) yola çıkılarak ABD’nin Hint-Pasifik stratejisi hakkında kesin bir yargıya ulaşmanın isabetli olmayacağı değerlendirilmektedir. Kaldı ki; çelişkili görülen bu yaklaşımın, ABD’ye daha geniş bir küresel kamuoyu desteği sağlayabileceği düşünüldüğünde, bilinçli bir tercihin ürünü olabileceği de akla gelmektedir. Birileri ABD’ye antipati duyarken, başka birileri de ABD’ye sempati duyuyorsa ve ABD’ye antipati duyanlar “batık maliyetler” nedeniyle ABD’den kopamıyorsa, son tahlilde ABD’nin söz konusu stratejisinin geleceğinin parlak olmadığı tartışmaya açık olmaz mı? Evet, ABD için güçlükler vardır. Ancak gerek ABD’nin içinde bulunduğu durum (iç/ekonomik sorunları ve küresel hegemonik pozisyonunu kaybetme riski), gerekse Hint-Pasifik bölgesinin doğrudan küresel hegemonya ile ilgili bir coğrafya olması nedeniyle, ABD’nin bu güçlüğü göze almasından başka bir çıkar yolu yoktur. Koşullar, ABD’yi böyle bir strateji içinde olmaya zorlamaktadır diye düşünülmektedir.

İç siyaset artık bütün Dünyada her zamankinden daha çok dış siyaset üzerinden yapıldığı için; bu noktada aklıma, güncel Türk iç siyaseti de geliyor. Türkiye’de, ikilemleri (çelişkileri) bana göre ayyuka çıkmış ama, 18 yıldır aralıksız ve tek başına Türkiye’yi yöneten bir parti var: AKP. Demek ki, olabiliyormuş…

Buradan,  dış siyasette de, iç siyasette de, iklimlerin (çelişkilerin), bilinçli tercihlerin ürünü olabileceği çıkmaktadır. Sorun, bu bilinçli tercihlerin, sahiplerini nereye kadar taşıyabileceğindedir. Söz konusu tercih, varacağı yer felaket olan bir hat üzerinde işleyen bir trene binmeye benzetilebilir. Bu trenin varacağı yer felaket ise, hangi istasyonda inileceğinin rasyonel bir şekilde iyi tayin edilmesi gerekir. Çünkü aksi felaket olacaktır. Böyle bir trende, giderek (bir süre sonra) yalnız kalma riski çok yüksektir. Bu riskin ucunda da, önce inmek için treni durdurma imkanını kaybetme, sonra da trenle birlikte felakete yuvarlanma vardır.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 30 Mayıs 2019.

[i] https://www.scmp.com/comment/insight-opinion/article/3012138/trump-administrations-indo-pacific-strategy-overshadowed?utm_medium=email&utm_source=mailchimp&utm_campaign=enlz-scmp_today&utm_content=20190530&MCUID=6453d665d8&MCCampaignID=b13c0c7857&MCAccountID=3775521f5f542047246d9c827&tc=9, 30.5.2019.


SURİYE KONUSU: ABD, GÜVENLİ BÖLGE VE TÜRKİYE İÇİN BİR ÖNERİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı I. Türkiye açısından Suriye konusunda belirgin bir hareketlilik var.

TÜRKİYE’NİN ÇEK CUMHURİYETİ’NE ATADIĞI BÜYÜKELÇİ VE ABD

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Sayın Egemen Bağış, Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti (Çekya) nezdindeki yeni Büyükelçisi… Kamuoyunda ve Türk siyasetinde oldukça geniş yer bulmuş, tartışma konusu olmuş, bir atama… Bu, medyaya yansıyan haberlerden ve yorumlardan anlaşılabiliyor. Bu yazıda, önce kısaca bunun nedenine, sonra da işbu yazıyı yazmama neden olan, “küçük” gibi olsa da “benim

MÜNİH’İN HONG KONG’UN YERİNİ ALMASI ÖNERİSİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Hong Kong, daha önce Britanya Krallığı’na (İngiltere’ye) bağlı iken 01 Temmuz 1997 tarihinden itibaren Çin’e bağlı “özel yönetim” bölgesine dönüşen, bu tarihten itibaren “bir devlet, iki sistem” olarak ifade edilen bir yaklaşım ile Pekin tarafından “uzaktan” yönetilmektedir. Çin’in ana karasının bir parçasıdır. Hong Kong, Çin’in güney kıyısında yer

SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ RAFİNERİ SALDIRISI: ARKASINDA İRAN MI, ABD Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Suudi Arabistan’da Aramco’ya ait iki rafinerinin saldırıya uğraması ve bu suretle ortaya çıkan petrol arzındaki daralma sonrasında, İran’ın adı öne çıkmaya, İran’ı bu saldırı ile ilişkilendirmeye yönelik çabalar devam ediyor. Önce saldırının Yemen’deki İran destekli Husilerin silahlı insansız hava araçları ile yapıldığı öne çıkmıştı. Ancak Husilerin elinde, menzil

SUDAN’IN DEVRİK-HAPİSTEKİ DEVLET BAŞKANI ÖMER EL BEŞİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Bugünkü (10 Eylül 2019) Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında Sudan’ın devrik ve hapisteki Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında bir haber var. “Nereden nereye” dedirten bir haber… Haber, ben de o kadar çok şeyi çağrıştırıyor ki… Bu yazı, bu çağrışımları konu edinen bir yazıdır. Haber, Sudan’ın devrik lideri Ömer

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.