ABD TEMSİLCİLER MECLİSİ’NİN NDAA’DA YAPTIĞI DEĞİŞİKLİKLER VE ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (National Defense Authorization Act-NDAA) tasarısı, ABD Temsilciler Meclisi’nde değişiklikler ile onaylanmıştır. Tasarının kanunlaşabilmesi için, ABD mevzuatına göre, Senato’dan da geçmesi ve Başkan tarafından imzalanması gerekmektedir. Yani NDAA’nın yürürlüğe girebilmesinin önünde daha uzun bir süreç bulunmaktadır.

Böyle olmasına rağmen, Temsilciler Meclisi’nin onay verdiği tasarıdaki değişiklikler, ABD’nin hem iç hem de dış politikası açısından son derece önemlidir. Çünkü hemen yürürlüğe gireceği anlamına gelmese de, Temsilciler Meclisi’nin yasa ile birlikte onay verdiği değişiklikler ile[i];

i. ABD’nin Suudi Arabistan’a, “acil kaydı” ile bile olsa, silah satışı yapmasının önü kesilmiş,

ii. Yönetimin Yemen konusunda Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyona askeri desteğini sona erdirmiş,

iii. Trump Yönetiminin İran’a yönelik muhtemel askeri harekatı dayandırma peşinde olduğu, Irak’a karşı askeri güç kullanımına (Irak Savaşına) imkan vermiş 2002 yılına ait yetkilendirme yasası yürürlükten kaldırılmış,

iv. Kongre savaş ilan etmediği veya başka bir yasal izin istihsal edilmediği sürece ABD’nin İran’a karşı askeri harekata girişmesi yasaklanmış, yani Başkan Trump’ın İran’a askeri eylemde bulunması bloke edilmiştir.

Temsilciler Meclisi’nin onay verdiği bu değişiklikler;  27 Cumhuriyetçinin Demokratlar ile birlikte değişikliklere onay vermesi ve sadece 7 Demokratın karşı oy kullanmış olması nedeniyle, ayrıca önemlidir. Çünkü bu, Amerikan halkının Ortadoğu’da yeni bir savaş istemediği mesajını içeriyor.

Bu vesileyle, Başkan Trump’ın İran konusundaki yaklaşımının Kongre desteğinden yoksun olduğu, bir kere daha açık, net ve resmi olarak görülmüştür. Bunun, bir taraftan Trump Yönetimi karşısında Tahran’a güç vereceği, diğer taraftan da epeyidir konuşulan İran ile “görüşme” konusunun gerçeklik kazanmasına elverişli bir zemin yaratacağı söylenebilir. Ancak burada, Temsilciler Meclisi’nin söz konusu yasa tasarına getirdiği ve onay verdiği değişikliklerin, yazılarımda çeşitli kereler ifade ettiğim İran ile ABD arasındaki derin örtülü ilişki şüphesini güçlendirdiğine de işaret etmem gerekir.

Temsilciler Meclisi’nin söz konusu yasa tasarısı üzerinden ifadesini bulan Suudi Arabistan’a ilişkin yaklaşımı da, bende şu soruyu çağrıştırıyor: Acaba, Temsilciler Meclisi, Başkan Trump’tan esirgediği İran’a karşı askeri güç kullanma yetkisini, Suudi Arabistan konusunda kendisine verir mi? Mevcut konjonktür ve atmosfer ile, Trump Yönetiminin enerjipolitik merkezli dış politika uygulamaları ışığında, bu konu, önümüzdeki dönemde gündeme gelebilir. Eğer Başkan Trump buna karar verir ise,  Kongre’nin Suudi Arabistan’a askeri harekat konusunda kendisine yetki vermekten kaçınmayacağını düşünmekteyim. Bu noktada, 2016 Başkanlık Seçimlerine az bir süre kala, “9/11 olayı”nın mağdurlarının Suudi Arabistan Hükümetine karşı tazminat açmasına imkân veren yasanın Başkan Obama’nın vetosuna rağmen Kongre’den geçmiş olduğunu hatırlamak gerekir. Böylece, resmen ve hukuken, Suudi Arabistan “9/11 olayı” ile ilişkilendirilmiştir. Bir süredir görülen Suudi Arabistan’ın “Arap Baharı”na maruz kalabileceğine dair işaretler, bu ilişkilendirme ve “Kaşıkçı olayı” konusunda BM bünyesinde ortaya çıkan son rapor, bunların hepsi, bu ihtimali güçlendirmiştir. Ancak bu noktada da yine, ABD’nin bu suretle Suudi Arabistan’ı karşısına almasının İran’ın işine geleceğini ve İran-ABD örtülü derin ilişki şüphesini çağrıştıracağını görmek gerekir.

ABD tipi Başkanlık Sisteminde, Yasamanın Yürütmeye ilişkin işlevi Parlamenter Sistemden farklıdır, daha ileridir; dolayısıyla güçlüdür, etkilidir. Yasamanın yürütmeye ilişkin bu işlevi,  Başkan üzerinde yönlendiriciye bir etkiye yol açtığı kadar, belki bundan daha çok Başkan’a güç verir. Başkan, Yasama üzerinden, hukuksal/resmi desteğin dışında, seçmenlerin (halkın) desteğini de almış olur. Bunu; ABD’de parti disiplininin zayıf-siyasal geçişgenliğin olağan kabul edilmesi nedeniyle, Cumhuriyetçi Trump için, Demokratların çoğunluğunu elinde bulunduran Temsilciler Meclisi ile çalışmasının 2020 yılı seçimlerine yönelik bir şans olduğunu ifade etmek için belirttim. Suudi Arabistan’a askeri hareket, Başkan Trump’ın, hem ikinci kez Başkan seçilme şansını değerlendirmesine, hem de ABD’yi “yeniden büyük Amerika” yapma sözünü yerine getirmesine imkan verebilir.

İran konusunda Başkan Trump’a yol vermeyen Kongre, Suudi Arabistan konusunda yol verebilir. Bu bağlamda iki husus kendisini gösteriyor. Birincisi ABD-İran örtülü derin ilişkisinin, İslam’ın kutsal mekânlarına sahip Suudi Arabistan ile ilgili olabileceğidir. ABD, Suudi Arabistan’ı karşısına aldığında, İslam Dünyasından gelebilecek tepkileri İran ile dengelemeyi (karşılamayı) düşünüyor olabilir. Hatta ABD mahreçli “İslami terörizm” nitelemesi de bu bağlamda mütalaa edilebilir. İkincisi de, ABD’nin İran’ı kontrol altında tutarak Suudi Arabistan’ı karşısına almasının ABD-İsrail ilişkilerine nasıl yansıyacağıdır. ABD’nin “yüzyılın anlaşması” diye nitelendirdiği, henüz tam olarak açıklanmamış yeni Ortadoğu Planı da, bu bağlamda İsrail’i kontrol altında tutmaya yönelik bir araç olarak görülebilir.

Bu noktada Çin’i ve Rusya’yı unutmuş, ihmal etmiş değilim. Ancak burada bunlara değinmeyeceğim.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 13 Temmuz 2019.

[i] https://mail.yahoo.com/d/folders/1/messages/33736?guce_referrer=aHR0cHM6Ly9sb2dpbi55YWhvby5jb20v&guce_referrer_sig=AQAAACJMHnIAmquElW_wLo9eP8_8t-67ZgS3cni7H1DEOpmlVw9IN8xAlHt8KryeMxMUIMgp4GjBdtreeEy4TuRDI0eLzwrPkcboWwJAjXSihPD44uQ9oPW5BtUPkBqIyHas1KSCinc9K2HhXOHpjDbUSs-_SW03AaJIcu2jBm8yw7bQ, 13.7.2019.


BİDEN YÖNETİMİNİN İLK SAVUNMA BÜTÇESİ TASLAĞI NELER SÖYLÜYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk I. Biden Yönetiminin ilk savunma bütçesi taslağı Kongre’ye sunulmuş. Yeni mali yıla ilişkin taslakta, savunma bütçesi olarak 753 milyar dolar öngörülmüş. Bu rakamın, 715 milyar doları Pentagon’a gidecekmiş ve Pentagon’a gidecek bu rakam, bir önceki yılın rakamına göre, mütevazi bir artışı içeriyormuş.[i]

“KİŞİSELLEŞMİŞ” DEVLETLER ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı İsrail’de, Netanyahu’nun 12. yıla giren iktidarında, ideolojinin ve siyaset felsefesinin arkalara gittiği, sağ ve sol ayrımının kalmadığı, bunların yerini “Netanyahu taraftarlarının” ve “Netanyahu karşıtlarının” aldığı belirtiliyor. İsrail’de geçtiğimiz günlerde gerçekleşen erken genel seçimin sonuçları ışığında yapılmış kısa analizde[i] geçen bu tespit, acaba, i. küresel ölçekte bu yönde bir

JAPONYA’NIN VE GÜNEY KORE’NİN ÇİN YAKLAŞIMLARI VE ABD

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Savunma Bakanı Lloyd Austin’in, geçtiğimiz günlerde, Japonya’yı ve Güney Kore’yi ziyaret ettiği; bu ziyarette, Tokyo ile Seul’un Çin’e ilişkin yaklaşımları arasında farklar olduğunun görüldüğü; Japonya Çin’e karşı sert bir yaklaşım içinde gözükürken, G. Kore’nin Çin karşısında uzlaştırıcı bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Ayrıca Japonya-Çin ve

TÜRKİYE İLE AZERBAYCAN ARASINDAKİ STRATEJİK İŞBİRLİĞİ DERİNLEŞİYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Türkiye ile Azerbaycan, imzaladıkları Mutabakat Muhtırası[i] ile, medya alanında stratejik işbirliğine gitmiş, “Ortak Medya Platformu” oluşturmaya karar vermişler… Geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Ermenilerin başlattığı sınır çatışması olarak kendisini gösteren, daha sonra Azerbaycan’ın Ermenilerin işgalindeki Karabağ’ı bu işgalden kurtarmak içi giriştikleri Eylül-Kasım aylarındaki “cephe savaşına” dönüşen “Karabağ Savaşı”nda Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği

“ANKARA TAVİZ VERMEYE AÇIK” GÖRÜNÜYORMUŞ!…

Türk medyasında yer alan bir habere[i] göre, “…Avrupalı ve ABD’li diplomatlar, Biden’ın, ‘Ankara taviz vermeye açık gözüktüğü için’ Brüksel’e (AB’ye) Türkiye’ye yaptırım uygulamama çağrısı yaptığını” belirtmiş… Türkiye’ye yeni yaptırımlar yokmuş, mevcut yaptırımlar da askıya alınacakmış… “Türkiye taviz vermeye açık” ifadesi!.. Türkiye için, hem iç politika, hem de bölgedeki mevcut durum açısından çok anlamlı bir ifade…

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.