ABD NE İLE UĞRAŞIYOR, TÜRKİYE NE İLE!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Hudson Institute uzmanları, geçtiğimiz günlerde, Washington’da, IŞİD sonrası Irak’ın ve Suriye’nin geleceğini masaya yatırmış[i]

Bu etkinlikte öne çıkan görüşlerden bazıları şunlar:

– IŞİD’ın yenilmesi ile iş bitmiş olmuyor. Sorun devam ediyor.

– ABD, İran’ın Irak’taki ve Suriye’deki yükselişine kör gözle bakmıştır.

– ABD, Sünni Arap müttefikleriyle yakın çalışmalıdır.

– Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını artırması ve Irak’taki İran nüfuzu ABD’nin bölgedeki menfaatlerini tehlikeye atmıştır.

– IŞİD, Suriye’de yenilmiş ama, Irak’ta El Kaide modeliyle çalışmaya devam ediyor. Eğer IŞİD Irak’ta var ise; bu, Suriye’de de olacağı anlamına gelir.

– ABD’nin Suriye’de İran’ın nüfuzunu kırma çabası, bölgesel müttefiklerini ne kadar kontrol ederse etsin, ABD’nin kendisi işin içinde (sahada) olmadığı sürece başarılı olmayacaktır.

Etkinlikte, önümüzdeki döneme ilişkin olarak ABD’yi Suriye konusunda bekleyen güçlükler de ele alınmıştır ki; bu güçlüklerden öne çıkanlar da, aşağıdaki şekilde işaret edilmiştir:

(i) IŞİD karşıtı koalisyona dâhil ülkelerin istikrar fonuna katkıda bulunmalarını sağlama.

(ii) Esad rejiminin güçlenmesine neden olmadan, IŞİD hücrelerine karşı Suriye köylerinin güvenliğini sağlama.

(iii) Sahada azalmış ABD askeri varlığına rağmen İran’ın nüfuzuna karşı durma ve geriletme.

(iv) Türkiye-Kürtler gerginliğine yol açamadan, yerel ortaklarla (Suriye Demokratik Güçleri-SDG ile) işbirliği yapma.

(v) Rusya ile yakın ortaklığı ve Esad rejiminin desteğini arama.

ABD, Atlantik’in öte yakasından Türkiye’nin bitişiğine geliyor ve geldiği bu yer için düşünce kuruluşlarını bu suretle çalıştırıyor… Peki ya Türkiye? Milli ve coğrafi bütünlüğüne yönelik yakın ve ciddi bir tehdit altında iken, beka sorunu ile karşı karşıya iken, Türkiye ne yapıyor ya da ne ile meşgul gözüküyor? ABD bölgedeki menfaatleri zarar görmesin diye bunları yaparken, Türkiye hemen yanı başındaki tehlike karşısında milli ve coğrafi bütünlüğünü korumak için ne yapıyor? Sorulmaz mı?

Aklıma, uluslararası ilişkilerde milli güç, milli gücün hangi unsurlardan oluştuğu ve Türkiye’nin bu unsurların her birinde durumu geliyor…

Bıraktım AKP iktidarını ve “mevcut yönetimi ile iktidarın destekçisi” MHP’yi,  ana muhalefet partisi CHP ve diğer muhalefet partileri ne ile uğraşıyorlar?

Türkiye beka sorunu ile karşı karşıya iken; mevcut siyasal tablo, Türkiye’nin beka sorununu ayrıca ağırlaştırmıyor mu?

Türkiye’nin varlığı ve geleceği konusunda endişeliyim, vebali siyasal partilerde ve siyaset adamlarında, bilesiniz.

Bu tablo nedeniyle; yıllardır (ister iktidar partisi olsun, ister muhalefet partileri olsun) partilerinin başında Türk siyasetinde yer alan siyaset adamlarının “devlet adamı” niteliğini kazanamamış olmaları aklıma geliyor. Türk siyasetteki seviye düşüklüğünü, kullanılan dilden-üsluptan çok, bu açıdan görmek gerektiğini düşünüyorum. Dil-üslup, görülen seviye düşüklüğünün bir işaretinden başka bir şey değildir. Seviye yüksek olsaydı, dil de, üslup da, bugünkü gibi olmazdı, ona göre olurdu.

osmetoz/ascmer, www.ascmer.org, 15 Nisan 2019.

[i] https://mail.yahoo.com/d/folders/1/messages/31851?guce_referrer=aHR0cHM6Ly9sb2dpbi55YWhvby5jb20v&guce_referrer_sig=AQAAACJMHnIAmquElW_wLo9eP8_8t-67ZgS3cni7H1DEOpmlVw9IN8xAlHt8KryeMxMUIMgp4GjBdtreeEy4TuRDI0eLzwrPkcboWwJAjXSihPD44uQ9oPW5BtUPkBqIyHas1KSCinc9K2HhXOHpjDbUSs-_SW03AaJIcu2jBm8yw7bQ, 15.4.2019.


ABD KATAR’DA TALİBAN İLE “NİYE” VE “NEYİ” GÖRÜŞÜYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu hafta Katar’da gerçekleşmesi beklenen Afganistan konusundaki ABD-Taliban görüşmesi yapılamamış, ertelenmiş… Bu gelişme, “yalpalama” olarak yorumlanıyor[i]. Ancak ertelemenin, görüşmenin katılımcı listesi ve gündemi ile ilgili bir anlaşmazlıktan ileri gelmediği; sorunun, barışı sağlamaya dair bu girişimin zamanlaması olduğu ifade ediliyor. Deniliyor ki, tarafların Afganistan’da barışı sağalama isteğinden şüphe duyulmamaktadır. Bu görüşe

ÇİN’E BAKARKEN BUNU DA GÖRMEK GEREKMEZ Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bu çalışmanın konusu, Çin hakkında dikkatimi çeken, gelecek adına anlamlı bulduğum bir makaledir[i]. Makalenin çıkış noktası, Çin’in “açık sözlü ve reformist” Maliye Bakanı Lou Jiwei’nin görev yerinin değiştirilmesi, daha alt seviyede bir göreve getirilmesi… Bu görev yeri değişikliği; önceki Maliye Bakanlarının görevden ayrılma yaşları ve görev süreleri ile karşılaştırılıyor, bunlarla

SUDAN ÜZERİNDEN EŞ ZAMANLI İKİ FARKLI KÜRESEL EĞİLİM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Bugün itibarıyla, ülkelerin yönetimi konusunda, Dünyanın eş zamanlı iki farklı eğilimin etkisinde olduğu gözüküyor. Birincisi evrensel hale gelmiş Batılı değerlerin bayraktarlığını yapan ABD’de, Başkan Trump ile görülmeye başlanan, evrensel demokrasiden ve hukuktan uzaklaşma eğilimi (uluslararası hukuku açıkça yok varsayma ve uluslararası kurumlara sırtını dönme eğilimi); aynı şekilde küresel hegemonik güç

ABD’NİN İRAN DEVRİM MUHAFIZLARINI TERÖR ÖRGÜTLERİ LİSTESİNE DÂHİL ETMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD Başkanı Trump, İran Devrim Muhafızları Komutanlığı’nı uluslararası terör örgütleri listesine dâhil eden kararı imzalamış… Karar, önümüzdeki haftadan itibaren uygulanmaya başlanacakmış[i]… ABD’nin; bu karar sonrasında, uluslararası terörizmle mücadeleye, özellikle terörizmin finansmanının önlenmesine dair mevcut uluslararası düzenlemelere dayandıracağı yaptırımları devreye sokacağı ifade ediliyor. Buna bağlı olarak kararın akla gelen ilk sonucu,

KAZAKİSTAN’DA NAZARBAYEV’İN GÖREVİNDEN AYRILMASINI NASIL ANLIYORUM?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Kazakistan’ı Sovyetler Birliği’nin dağılması ile birlikte bağımsızlığını ilan ettiği 10 Aralık 1991 tarihinden 20 Mart 2019 tarihine kadar Cumhurbaşkanı olarak yöneten Nursultan Nazarbayev, bu tarih itibarıyla görevini bıraktı. Aralıksız 28 yıla yakın bir süre Kazakistan’ı yöneten Nazarbayev’in ayrılışı, bütün Dünyada fazla gündeme gelmedi; Türkiye’de de devam eden yerel seçim sürecinin

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.