ABD BAŞKANI DONALD TRUMP’I KINAMA MESAJI

ABD Başkanı Donald Trump; Suriye’de Rakka ilinin IŞİD’dan temizlenmesi üzerine yayınladığı mesajında, gösterilen başarı için Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bağlamında PKK terör örgütüne (ve PYD’ye) de yollama yapmıştır.

PKK, sadece Türkiye’nin değil, ABD’nin de terör örgütü olarak kabul ve ilan ettiği bir örgüttür. Bu örgütün Türkiye’nin ülke ve ulus bütünlüğünü hedef aldığı, Türkiye’yi bölmeyi/parçalamayı amaçladığı, herkes tarafından kabul edilen bir husustur. Döktüğü kan, katlettiği masum sivil insanlar, bölgede yol açtığı güvensizlik, istikrarsızlık ve refah kaybı, ortadadır, herkesçe bilinmektedir.  Türkiye, PYD’yi de PKK terör örgütünün bir uzantısı olarak görmekte, kabul etmektedir ki; Rakka’nın IŞİD’dan geri alınması sonrasında asılan PKK terör örgütü “elebaşı” posteri de bunun bir kanıtı niteliğindedir.

Bilineceği üzere, BM Sistemi (BM Şartı ve BM bünyesinde alınmış kararlar), BM’ye üye ülkelerin; üye diğer ülkelerin toprak bütünlüğüne ve siyasal bağımsızlığına saygı göstereceklerini, üye diğer ülkelerin toprak bütünlüğünü ve siyasal bağımsızlığını hedef alan girişimlerden uzak duracağını ve bu tür girişimlere destek vermeyeceğini, aksine hareketlerin o üye ülkeye yapılmış bir “saldırı” anlamına geleceğini öngörmektedir.

Türkiye ve ABD BM üyesi olduğu için, BM Sisteminin öngördüğü bu esaslar ABD’yi bağlamaktadır.

Türkiye ve ABD, aynı zamanda NATO üyesidirler ki; NATO Antlaşması’nın lafzı ve ruhu, üye ülkeleri hedef alan tehditler karşısında, “elbirliği” içinde üye ülkelerin savunmalarının güçlendirilmesini öngörmektedir. Hatta İttifak, bunun için bir müşterek savunma mekanizması de geliştirmiştir. “11 Eylül olayı” olarak bilinen 2001’deki terörist saldırılar sonrasında, NATO’nun kullanımındaki erken uyarı uçaklarının ABD’nin hava sahasının korunmasına tahsis edilmesi ve NATO’nun ABD’ye yönelik bu terörist saldırılar ile ilişkilendirilen Afganistan’a askeri müdahalede bulunması, hem NATO’nun terörizmle mücadeleye ilişkin sorumluluğuna, hem de bu sorumluluğun İttifak üyesi ülkeler nezdinde ne suretle yerine getirilmiş olduğuna işaret eden çok somut bir örnektir ve Türkiye için oldukça “anlamlıdır.”

Türkiye, ABD’yi hedef alan o “terörist saldırılar” karşısında, BM’den ve NATO’dan kaynaklanan yükümlülüklerinin farkında olarak, ABD’nin yanında yer almış ve ABD’ye destek olmuştur.

Ancak Türkiye, ABD’nin sadece müttefiki değildir. Aynı zamanda, özgür ve bağımsız Dünyanın üyeleri olarak, iki ülke aynı zamanda dosttur ve tarafların bu dostluktan kaynaklanan sorumlulukları da bulunmaktadır.

Onun içindir ki; ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’de Rakka ilinin IŞİD’dan temizlenmesi üzerine yayınladığı mesajda gösterilen başarı için Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bağlamında PKK terör örgütüne (ve PYD’ye) yollama yapması; yukarıda belirtilen hususlarla bağdaşmamaktadır. BM Sistemine, NATO üyeliğine ve dostluğa aykırı, bunların hepsinin açık ihlali niteliğindedir.

Türkiye, bugün ülkede yaşananlara ve içinde bulunduğu duruma rağmen, köklü ve güçlü bir ülkedir. Yaşananlar ve içinde bulunduğu durum geçicidir. Yani mevcut koşullara bakarak “bugün” Türkiye’yi görmezden gelenler için, “ileride” bunun bedeli ağır olabilir. Tarih, Türkiye’nin “görülmeyen ya da ihmal edilen” gerçek gücü ve geniş etki alanı, ileriye yönelik olarak Türkiye’ye çok şeyler vaat etmektedir. Bugünler geride kalacaktır. Ve Türkiye, yeniden “dostluğuna güvenilen”, “düşmanlığından çekinilen” bir ülke olacaktır. Buna yürekten inanıyorum. Başkan Donald Trump’ın, Türk kamuoyundaki yaygın ve güçlü bu inancın farkında olmadığını, bunun kendisine anlatılmadığını düşünüyorum.

Diğer taraftan somut bazı gelişmeler ABD’nin uluslararası politikada bir “iniş” sürecini yaşamakta olduğuna işaret etmektedir ki; Başkan Donald Trump’ın Türkiye’yi görmezden gelmesi, bu süreci hızlandırmaktan başka bir işe yaramayacağı da değerlendirilmektedir. Bu nedenle, ABD’nin içinde bulunduğu mevcut koşullarda Başkan Donald Trump’ın, Türkiye’nin imkân ve yeteneklerini küçümseme gibi bir “lüksünün” olmadığını da düşünüyorum.

Bu mülahazalar ışığında, Başkan Donald Trump’ı; PKK terör örgütüne (ve PYD’ye) yaptığı yollama için kınıyorum ve kendisine “samimi” bir şekilde bunu “telafi etme” çağrısında bulunuyorum.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Ankara, 24 Ekim 2017

www.ascmer.org


MHP’NİN MEVCUT YÖNETİMİNİ VE SAYIN DEVLET BAHÇELİ’Yİ ARTIK KONU YAPMAYACAĞIM…

Orta Doğu çok ciddi gelişmelere açık… Kuzeyde Karadeniz, Batıda Ege de öyle… Güneyde, kara sınırlarımız boyunca devam eden bir “kaynama” ve bunun daha da artması ihtimali var. Bir bütün olarak bu tablonun Türkiye’yi etkileme ve/veya Türkiye’yi içine çekme potansiyeli yüksek… Hal böyle iken, Sayın Devlet Bahçeli, bir süredir ısrarla sürdürdüğü, MHP’nin misyonu/çizgisi ile de örtüşmeyen

HZ. ALİ’DEN ÖZLÜ SÖZLER…

– “Halk için en büyük felaket, düşünce ve bilim adamlarının düşük ahlaklı kimseler oluşudur.” – “Her huyun en iyisini kendin için seç.” – “Her kişinin değeri, yaptığı güzel işiyle ölçülür.” – “Her şey akla muhtaçtır, akıl da eğitime.” (Kaynak: Ortadoğu, 28 Aralık 2017, s. 12)

YENİ YIL MESAJI

Türkiye’den görünen, küresel, bölgesel ve ülkesel koşulların iyiye gitmediği… Umarız, 2018 yılı; Dünya, bölge, ülke, aile ve birey olarak, 2017 yılını aramayacağımız; herkes için barış, dostluk, kardeşlik, sağlık, mutluluk, huzur, iyilik ve güzellik dolu iyi bir yıl olur. Bu düşünce ve duygularla, ASCMER olarak, yeni yılınızı kutluyoruz. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ASCMER Asya Çalışmaları

“MHP İL BAŞKANLARINA 20. YILA ÖZEL HEDİYE”

Yazının başlığı, bana ait değil. 25 Aralık 2017 tarihli Ortadoğu Gazetesi’nin 10. sayfasında yer alan haberin başlığıdır. Tırnak içinde verilmesinden de anlaşılacağı üzere, oradan aynen alınmıştır. Yazının ilk paragrafında, “MHP Lideri Devlet Bahçeli, Genel Başkanlığı görevinin 20. yılı nedeniyle kendi tasarladığı köstekli özel saatleri Türkiye’nin dört bir tarafındaki MHP il başkanlarına gönderdi. Saatte ‘Devlet Bahçeli’

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.