24 HAZİRAN İÇİN GEREKÇESİ İLE BİRLİKTE OYUMU AÇIKLIYORUM

Türkiye’yi 15-16 yıldır, AKP iktidarı ve başında bulunduğu Sayın Erdoğan, tek başına yönetiyor. Erken seçim, daha yapılmamış iken, kampanya sürecinde, 15-16 yılda Türkiye’nin geldiği noktanın anlaşılmasına aracılık etmiştir.

Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye, 15-16 yıl içinde, ekonomik, siyasal ve güvenlik açılarından oldukça “tehlikeli” bir noktaya gelmiştir.

15-16 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AKP’nin ve Sayın Erdoğan’ın, Türkiye’yi uçuruma doğru götürdüğünü ve bunu durduracak “süpermeni” konu edinen çizgi film, bugün gelinen noktayı ortaya koymaya yetmektedir.

Seçim kampanyalarına bakıyorum, AKP ve Genel Başkanları Sayın Erdoğan, ortaya attıkları konuların devamını getiremiyorlar…  Bu da, ya hazırlıklarının (dolayısıyla verebilecekleri cevaplarının) olmadığı, ya da “eski defterlerin” açılmasını istemedikleri (bunun işlerine gelmediğini düşündükleri) algısına yol açıyor.

Kendi seçim videolarından, AKP’nin ve Sayın Erdoğan’ın Türk Milleti’ne, Türk’e ve Mustafa Kemal Atatürk’e ilişkin sorunlu bakışlarının devam ettiğini, bunun seçim sürecinde bile hız kesmediğini anlıyorum, çıkarıyorum.

AKP ve Genel Başkanları Sayın Erdoğan döneminde İslamiyet’in nasıl “istismar“ edildiğini, bu kez onlarla birlikte “Milli Görüş” geleneğinden gelen muhalifleri söylüyor… Yani AKP-Erdoğan dönemindeki  “dini istismar”, daha vahim olarak ortaya konuluyor. Milli Görüş geleneğinden gelen muhaliflerin “Ayet değişmez, düzeni değiştir.” sloganı, bu vahametin çok somut bir işareti…

Bu tabloda, bugün, Türkiye’yi 15 -16 yıldır yönetenler için, “Bu topraklar, 1071’den beri bu denli yüzsüz siyasetçi görmedi”, “Her şeye müsaitler” ifadeleri kullanılıyor…

Seçim kampanyaları göstermiştir ki; AKP’nin aralıksız 15-16 yıl tek başına iktidarı döneminde, Türkiye, uçurumun kenarına getirilmiş ve beka sorunu ile karşı karşıya bırakılmış; AKP iktidarı, artık Türkiye’yi yönetememektedir.

İlginçtir; böyle bir tabloda, sağduyu da kaybolmuştur. Akıl ve mantıkla bağdaşmayan, somut gerçeklerle uyuşmayan, ciddiyetten uzak iddialar gündeme gelir ve bunları sahiplenenler olur iken, AKP’ye ve Sayın Erdoğan’a muhalif olmaya tahammülsüzlük de kabul edilebilir sınırların ötesine geçmiştir.

Mevcut bu tabloya rağmen, AKP’ye ve Sayın Erdoğan’a müzahir (“koltuk değneği”) olabilen muhalif siyasal partileri anlamak ise, nereden bakarsanız bakın, anlaşılır gelmemektedir. Bu bağlamda, MHP, nasıl olur da, AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’ı destekler, anlamış değilim.

Hakkında olumlu yazılar yazdığım, gıyabında çıkıp kendisini savunduğum ve medyada hakkında çıkan olumsuz yazılar için yazarlarına (açıklayıcı-aydınlatıcı) yazılar ile cevap verme ihtiyacı duyduğum MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin “Cumhur İttifakı”nın mimarı olmasını ise, hiç anlayabilmiş değilim.

Çalışma ve uzmanlık alanı, birikimi, milli-manevi değerleri belli-öne çıkmış birisi olarak, “Cumhur İttifakı”nı anlayamadığım gibi, “Millet Aklı”nın bu ittifakın neresinde olduğunu da görebilmiş değilim.

Bu mülahazalar ışığında, bugüne kadar hep MHP’ye oy vermiş bir seçmen olarak, MHP İstanbul Milletvekili Sayın Atila Kaya’nın geçtiğimiz günlerde bir televizyonda işaret ettiği gibi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyumu AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan’a vermeyeceğimi buradan ilan ediyorum.

Yüce Allah’tan niyazım, 24 Haziran seçimlerinin, Büyük Türk Milleti’nin “tasallut”tan kurtulmasına, önünün açılmasına, birlik ve beraberliğini tazelemesine; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de uçurumun kenarından uzaklaşmasına, düzlüğe çıkmasına, istikrara kavuşmasına, sorunlarını geride bırakmasına ve Dünya Milletler ailesi içindeki saygın yerine dönmesine vesile olmasıdır.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 21 Haziran 2018

 


ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir. Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, Büyük Taarruz’a işaret etmez. Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde, Ağustos ayı içinde kazanılmış,

KURBAN BAYRAMI MESAJI

ASCMER olarak, takipçilerimizin Kurban Bayramlarını en iyi dileklerimizle kutluyor, kendilerine esenlik dolu günler diliyoruz. 16 Ağustos 2018. Prof. Dr. Osman Metin Öztürk Başkan

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak, harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mukavemet

BU MÜNHASIRAN BİR “8 TEMMUZ” YAZISIDIR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.