22 YILDIR AYNI GENEL BAŞKAN İLE MHP’NİN GELDİĞİ NOKTA…

Yazamayayım, yapmayayım diyorum ama, olmuyor.  Yazma ihtiyacı duyuyorum. Çünkü…

Çünkü bir ferdi olarak Büyük Türk Milletinin geleceği bağlamında sorumluluğum var. Ülkenin bugün gelmiş olduğu noktayı iyi görmüyorum, endişeliyim. Gönül verdiğim MHP’ye mevcut koşullarda büyük sorumluluk düşüyor.

Çünkü Türk vatanını canımdan aziz biliyorum. Bu toprakları kanları ile sulamış, bu suretle bugün özgürce dalgalanan altında özgürce yaşadığımız al bayrağa renklerini kazandırmış şehitlere, gazilere, nice isimsiz kahramana borcum var. Devraldığım bu emaneti korumak, gözüm gibi bakmak zorundayım. Milletimi ve vatanımı özümden çok seviyorum. Ve bu, bir çok parti gibi, MHP’nin de kuruluş felsefesine dâhil bir husustur.

Çünkü sadece vatandaşı olmakla iftihar etmekle yetinemem; ülkem için, ülküm var: Vatandaşı olsun-olmasın ülkesi üzerinde yaşayan herkese huzur ve güven içinde mutlu ve müreffeh bir yaşam sunan, dışarıda dostluğu aranan ve düşmanlığından kaçınılan güçlü bir Türkiye. Hep ileriye giden ve yükselen bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti…

Ve mensubiyet şuurumdan neşet eden yukarıdaki çünkülerden ayrı, bunlara ilave olarak, bir de aydın sorumluluğum var.

Ülkenin geldiği nokta ortada iken, sorumluluk ve ihtiyaç duyulup yazılmaz mı, yazılan paylaşılmaz mı?

Bu yazı, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin, bugünkü (11 Haziran 2019 Salı) Türkgün Gazetesi’nin 1.sayfasında, tırnak içinde verilen ifadelerinin ürünüdür. Sayın Devlet Bahçeli demiş ki; “Sözümüzden dönmedik, sevdamızdan ödün vermedik, özümüzün öğütülmesine müsaade etmedik. Dünden bugüne duruşumuz aynıdır.

Bu ifadeleri okuyunca, gelişmeleri iç ve dış medya üzerinden düzenli olarak takip etmeye çalışan bir akademisyen olmanın da etkisinde, MHP’ye gönül vermiş birisi olarak, şaştım kaldım.

Ben bir şey söylemeyeceğim. Fakat sizlere soruyorum: Sayın Devlet Bahçeli’nin bu ifadeleri, size ne kadar inandırıcı geliyor ya da sizlerde ne gibi çağrışımlara yol açıyor?

Ben artık çalışkan, dinamik, demokratik, katılımcı, kucaklayıcı, iç ve dış koşullardaki değişimi yakından izleyen, vizyon sahibi, iktidar hazırlığı tam bir MHP görmek istiyorum. İnanıyorum ki, sadece ben değil, benim gibi MHP’ye gönül vermiş olanlar ile diğer partilerden artık “sıtkı sıyrılmış (soğumuş)”, bir arayış içinde olanlar da MHP’ye benim baktığım gibi bakıyorlardır.

AKP söylemde milliyetçiliğe kaymış iken, Dünyanın birçok yerinde milliyetçi söyleme sahip partiler seçimlerden önde çıkarken, Türkiye’de MHP niye bu durumda, diye sorulmaz mı?

Dünyadan “bi haber”, iktidarın dış politikadaki benim “yanaşma” ya da “maraba” siyaseti dediğim siyasetini iç politikada güder gözüken bir siyaset yapma anlayışının MHP’yi her gün biraz daha bitireceği niçin görülemiyor ya da görülmek istenmiyor? Dünyadan kopuk, içeride dışlayıcı ve ötekileştirici bir siyaset yapma anlayışı ile, bir parti, o ülkede herkesi yönetmeye nasıl talip olabilir? Türkiye’nin uluslararası sistem içindeki yerini nasıl koruyabilir ve ileriye taşıyabilir? Böyle bir siyaset yapma anlayışına sahip bir partinin içeride ve dışarıda “karşılığı” ne kadar olabilir?

Yapmayın, etmeyin, MHP’ye yazık etmeyin… Sadece MHP’ye değil, bu suretle ülkeye da yazık ettiğinizi düşünüyorum. Lütfen en azından biraz öz eleştiri… Hani “önce ülkem, sonra partim, en sonda ben” idi!… İzlenen siyaset ile ülkenin ve partinin geldiği nokta ortada!… Bu takdirde “beni” i sorgulamak gerekemez mi? MHP’nin mevcut yönetimi ile ancak bu kadar olabiliyor, belli değil mi?

Ortada çok somut ve güncel bir işaret var. Lütfen 31 Mart’taki mahalli idareler seçimlerinin resmi sonuçlarına bir bakın ve bu sonuçları 2014’deki mahalli idareler seçimlerinin sonuçları ile bir karşılaştırınız.

MHP Yönetimi, 31 Mart’taki mahalli idareler seçimlerine, iktidar partisi AKP ile “Cumhur İttifakı” şapkası altında birlikte girmiş olmasına, yani iktidarın eleştirilerden uzak ve nimetlerinden yararlanmış olarak bu seçime katılmış olmasına rağmen ortaya şu tablo çıkmıştır:

MHP’nin oyları; İl Genel Meclisi Üyeliğinde % 20.71’den % 18.82’ye; Büyükşehir Belediye Başkanlığında % 13.65’den % 9.15’e (% 9.15 oranı, MHP’nin 2014’deki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde aldığı % 3.97 oranı eklenmek suretiyle bulunmuştur), Belediye Başkanlığında % 17.76’dan % 7.44’e, Belediye Meclisi Üyeliğinde de % 17.82’den % 7.46’ya düşmüştür.

Eğer sözden dönülmemişse,  eğer sevdadan ödün verilmemişse, eğer özün öğütülmesine müsaade edilmemişse, eğer dünden bugüne duruşta bir değişiklik yoksa, bu somut ve güncel sonuçlar ne oluyor, bu sonuçları nasıl okumak/anlamak gerekir?

Siyasal partiler varlık nedenlerini, siyaset adamları da asıl görevlerini unutmamalıdırlar. Unuturlarsa, o partide, o ülkede kaos olur.

Sayın Devlet Bahçeli de dâhil, gençlik yılları 1970’li yıllara denk düşen MHP’ye gönül vermiş hemen herkes, MHP’nin o yıllarda, “hak, hukuk, adalet, Milliyetçi Hareket” sloganını kullandığını eminim hatırlayacaktır. Bu sloganı, bana göre, mevcut koşullarda, birçok açıdan, çok anlamlı bir slogan.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 11 Haziran 2019.

Anahtar Kelimeler: Devlet Bahçeli,  MHP, 

MEMLEKETİN HALİ: MASLOW’DAN NAMIK KEMAL’E

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Önce, AKP’nin aralıksız ve tek başına 17 yıllık iktidarında memleketin geldiği noktaya dair bir tespit; (i) geçmişinden koparılmaya çalışılan, (ii) bütün meşgalesi günlük geçimini sağlamak olan, (iii) hayatı günlük geçimini sağalama etrafında döndüğü için geleceği unutmuş gözüken, memleketin mevcut manzarası… Hem geçmişinden, hem de bugünkü geçimine odaklandığı için

KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN KURULUŞ YILDÖNÜMÜ (CUMHURİYET BAYRAMI) MESAJI

Kıbrıs Türk halkının, hürriyetine ve egemenliğine sahip çıkışının ve bu mücadelesini Cumhuriyet ile taçlandırmasının 36. yılını idrak ediyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugünlere nasıl ulaştığını çok iyi biliyor ve Kıbrıs Türk Halkının egemen varlığının simgesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, bilinçli nesillerle sonsuza kadar yaşayacağına, yaşatılacağına yürekten inanıyorum.

10 KASIM-ATATÜRK’Ü ANMA MESAJI

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikal edişinin 81. yılında rahmetle ve şükranla anıyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk; arka arkaya yaşanan savaşlardan yoksul, yorgun, yıpranmış ve güç kaybetmiş olarak çıkmış Büyük Türk Milleti’ne inanarak ve güvenerek Milli Mücadeleyi başlatmış, “Kurtuluş Savaşı Mucizesi”ni gerçekleştirmiş, Cumhuriyet’i kurmuş, az zamanda her alanda büyük işler yapmış,

MHP VE CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı MHP’de bir strateji tayin-tespit birimi var mı bilmiyorum. MHP’nin iç işleyişine vakıf olabilecek bir durumum da yok. MHP’yi, MHP’nin yayın organı olarak bilinen Türkgün Gazetesi üzerinden takip ediyorum. Dışarıdan gördüğüm, MHP’de bir strateji tayin-tespit biriminin olmadığı; varsa bile, olması gerektiği gibi işlemediği; esasen, MHP’de belirgin bir yönetim sorunu

BEN ABD’Yİ KINAMIYORUM, TÜRK SİYASETİNİ KINIYORUM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk ABD Temsilciler Meclisi’nde “yine” asılsız Ermeni iddiaları gündeme gelmiş… ABD’ye tepki vermeyeceğim, kınamayacağım, buna gerek görmüyorum. Artık “sıradanlaşmış” bu tür tepkilerin bir anlamı-değeri yok. Olsaydı, bu konu hala önümüze geliyor olmazdı. Konuyu önümüze getirenlerin “emelleri” de, bundan vazgeçmeyecekleri de, belli, biliniyor. ABD, dün olduğu gibi, bugün de, çıkarlarının peşinde, çıkarlarının

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.