10 KASIM-ATATÜRK’Ü ANMA-MESAJI

Vefatının 82. yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, rahmetle, şükranla ve özlemle anıyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk; arka arkaya yaşanan savaşlardan yoksul, yorgun, yıpranmış ve güç kaybetmiş olarak çıkmış Türk Milleti’ne inanarak ve güvenerek Milli Mücadeleyi başlatmış, “Kurtuluş Savaşı Mucizesi”ni gerçekleştirmiş, Cumhuriyet’i kurmuş, az zamanda her alanda büyük işler yapmış, Türk Milleti’ne “haysiyet, hürriyet, istiklal, güzel şeyler armağan etmiş”, bir şahsiyettir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hem büyük Türk Milleti’nin bir ferdi, hem de Türk’ün atasıdır. Türk Tarihinde eşsiz bir yere sahiptir. Milli Mücadele’nin, “Kurtuluş Savaşı Mucizesi”nin, kahramanı ve önderidir. Bugün vatandaşı olmakla iftihar ettiğimiz, nitelikleri Anayasamızda yazılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusudur. Türk çağdaşlaşmasının lideridir. Askerdir, komutandır, siyaset adamıdır, eğitimcidir, devlet adamıdır, Dünyadan okuyan-Dünyadaki gelişmeleri takip edendir, gelecek öngörüsü kuvvetlidir, ilerlemecidir, stratejisttir, diplomattır, vatan ve millet sevdalısıdır, hep milleti ile iç içe yaşamıştır, ne güç/servet peşinde koşmuş ne de yayılmacı bir heves içinde olmuştur. Düşmanların saygı duyması, başka milletlerin gıpta ile bakması, Türk Milleti’nin kalbinden sökülüp atılamaması işte bunlardan ötürüdür.

“1922 Ağustosunda Almanya’da bulunan Azerbaycanlı Mir Yakup Seyid Mehdi, ‘Anadolu’dan çıkan bu zafer haberi (30 Ağustos zaferi), bir yıldırım süratiyle ne kadar seri bir surette Türk ruhunun beslendiği, Türk kalbinin çarptığı, büyük, geniş Turan’ın uzak köşelerinde ne büyük şenliklere sebep olmuş, ne büyük ümitler doğurmuştur.’ diyor.” (Dr. Bilal Şimşir, Atatürk Dönemi -İncelemeler-, Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, Ankara, 2006, s. XI) Hem ‘Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini insanlığın ve uygarlığın refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olarak görüp bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı ilkelerinden biri olarak sayacaksın, hem de Turan’ın uzak köşelerinde büyük sevince, heyecana ve ümide yol açacaksın…

Türk’ün atası Gazi Mustafa Kemal Atatürk, işte budur.

1860 yılında Adana’da doğmuş, 1932 yılında Afyonkarahisar’da hayatını kaybetmiş, divan şairi, âşık tarzı şiirleri ile de bilinen, Adanalı Ziya’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e dair “deyişi”nden alınma (Âşıklardan Yüce Atatürk’e Deyişler-Güldeste-, Der. İ. Ü. Nasrattınoğlu, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Ankara, 1992, s. 195) aşağıdaki dörtlük, “yaşayan” Atatürk sevgisini her yönüyle yalın olarak açıklamıyor mu?

“Sen şu viran mülki mâmur eyledin

Harikanla hasmı makhûr eyledin

Bir güneşsin zulmeti nûr eyledin

Milletinle çok yaşa Gazi Kemal”

Türk’ün atası Gazi Mustafa Kemal Atatürk, işte budur.

Yürüyerek açtığı, ışığı ile aydınlattığı yolda, yılmadan, yürümeye devam edeceğim.

Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Milletinle sonsuza kadar yaşa “Gazi Kemal”

Ne mutlu Türk’üm diyene.

 Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara/ 09 Kasım 2020

 


24 KASIM’DA EĞİTİMİN DURUMU: SİYASET PENCERESİNDEN BİR BAKIŞ

Prof. Dr.r Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı Bugün Öğretmenler Günü… Kutlu olsun. Ülkenin bugün gelmiş olduğu noktaya rağmen, Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı ve aydınlattığı yolda hala yürüyebilen öğretmenlerimizi saygı ile selamlıyorum. Allah, onlara önce sağlık, sonra da güç-kuvvet-sabır versin. Bu özel günde, dışarıdan devlet destekli PKK terör örgütünün Batman/Kozluk’ta şehit ettiği öğretmen Aybüke

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97. yılını idrak ediyoruz… Cumhuriyet Bayramı, en büyük milli bayramımız… Bütün Türk vatandaşlarının, kendilerini Türk hisseden herkesin, Cumhuriyet Bayramlarını kutluyorum.

ERMENİSTAN’I TELİN VE ULUSLARARASI TOPLUMU GÖREVE DAVET MESAJI

Şu bilinmelidir ki, azizi Türk Milleti’nin ülküsü, uygar, insani ve barışçıdır. Türk Milleti’ne dair kötü emeller peşinde koşanlar, mevcut konjonktürden istifade etme düşüncesi ile adımlar atarken ya da atmaya hazırlanırken, aziz Türk Milleti’nin güç ve ilham kaynağı olan Türk Tarihini hatırlasalar iyi olur. Türkler, en olumsuz koşullarda büyük zaferler kazanmayı bilmiş, büyük bir millettir. Merak

MİLLİYETÇİLİK ANLAYIŞIMIZ NASIL OLMALI?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir. Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, yani Büyük Taarruz’a işaret etmez.

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.