ASYA: GÜNCEL GELİŞMELER VE ANALİZLER



ABD KATAR’DA TALİBAN İLE “NİYE” VE “NEYİ” GÖRÜŞÜYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bu hafta Katar’da gerçekleşmesi beklenen Afganistan konusundaki ABD-Taliban görüşmesi yapılamamış, ertelenmiş… Bu gelişme, “yalpalama” olarak yorumlanıyor[i]. Ancak ertelemenin, görüşmenin katılımcı listesi ve gündemi ile ilgili bir anlaşmazlıktan ileri gelmediği; sorunun, barışı sağlamaya dair bu girişimin zamanlaması olduğu ifade ediliyor.

Deniliyor ki, tarafların Afganistan’da barışı sağalama isteğinden şüphe duyulmamaktadır. Bu görüşe belki Taliban açısından iştirak edilebilir. Fakat ABD açısından aynı şeyi söylemek bana güç gelmektedir. Çünkü Afganistan’a barış gelmesi demek, ABD’nin Afganistan’daki varlığına ihtiyaç duyulmaması, dolayısıyla Afganistan’ı terk etmek zorunda kalması demektir. Peki, ABD, bugün ve görünür gelecek itibarıyla, Afganistan’ı terk edebilir mi? Devamı…



ÇİN’E BAKARKEN BUNU DA GÖRMEK GEREKMEZ Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bu çalışmanın konusu, Çin hakkında dikkatimi çeken, gelecek adına anlamlı bulduğum bir makaledir[i]. Makalenin çıkış noktası, Çin’in “açık sözlü ve reformist” Maliye Bakanı Lou Jiwei’nin görev yerinin değiştirilmesi, daha alt seviyede bir göreve getirilmesi… Bu görev yeri değişikliği; önceki Maliye Bakanlarının görevden ayrılma yaşları ve görev süreleri ile karşılaştırılıyor, bunlarla paralellik arz etmediğine işaret ediliyor ve görev değişikliği (eski deyimle “tenzili rütbe”), Lou’nun “açık sözlü ve reformist” olmasına bağlanıyor. Devamı…



SUDAN ÜZERİNDEN EŞ ZAMANLI İKİ FARKLI KÜRESEL EĞİLİM

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Bugün itibarıyla, ülkelerin yönetimi konusunda, Dünyanın eş zamanlı iki farklı eğilimin etkisinde olduğu gözüküyor. Birincisi evrensel hale gelmiş Batılı değerlerin bayraktarlığını yapan ABD’de, Başkan Trump ile görülmeye başlanan, evrensel demokrasiden ve hukuktan uzaklaşma eğilimi (uluslararası hukuku açıkça yok varsayma ve uluslararası kurumlara sırtını dönme eğilimi); aynı şekilde küresel hegemonik güç olma yolunda istikrarlı bir şekilde ilerliyor gözüken Çin’de görülen, içeride muhalif görüşlere hoşgörüsüzlük, sadakatin ve uyumun ödüllendirildiği merkezi liderliğe doğru bir gidiş ve bu gidişin geçen her gün biraz daha güçlenmekte olmasıdır. İkinci eğilim de, son birkaç ay için, gelişmemiş ya da gelişme yolundaki ülkelerde görülen, uzun yıllar ülkelerini yönetmiş isimlerin değişmiş olmasıdır. Uluslararası politikaya ilişkin gelişmelerden, gelişmemiş ya da gelişme yolundaki ülkelerde görülen yönetim değişikliğine, aynı durumdaki başka ülkelerin de dahil olabileceği çıkarılmaktadır. Devamı…



ABD NE İLE UĞRAŞIYOR, TÜRKİYE NE İLE!…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Hudson Institute uzmanları, geçtiğimiz günlerde, Washington’da, IŞİD sonrası Irak’ın ve Suriye’nin geleceğini masaya yatırmış[i]

Bu etkinlikte öne çıkan görüşlerden bazıları şunlar:

– IŞİD’ın yenilmesi ile iş bitmiş olmuyor. Sorun devam ediyor.

– ABD, İran’ın Irak’taki ve Suriye’deki yükselişine kör gözle bakmıştır.

– ABD, Sünni Arap müttefikleriyle yakın çalışmalıdır.

– Rusya’nın Suriye’deki askeri varlığını artırması ve Irak’taki İran nüfuzu ABD’nin bölgedeki menfaatlerini tehlikeye atmıştır.

– IŞİD, Suriye’de yenilmiş ama, Irak’ta El Kaide modeliyle çalışmaya devam ediyor. Eğer IŞİD Irak’ta var ise; bu, Suriye’de de olacağı anlamına gelir. Devamı…



ABD’NİN İRAN DEVRİM MUHAFIZLARINI TERÖR ÖRGÜTLERİ LİSTESİNE DÂHİL ETMESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ABD Başkanı Trump, İran Devrim Muhafızları Komutanlığı’nı uluslararası terör örgütleri listesine dâhil eden kararı imzalamış… Karar, önümüzdeki haftadan itibaren uygulanmaya başlanacakmış[i]… ABD’nin; bu karar sonrasında, uluslararası terörizmle mücadeleye, özellikle terörizmin finansmanının önlenmesine dair mevcut uluslararası düzenlemelere dayandıracağı yaptırımları devreye sokacağı ifade ediliyor. Buna bağlı olarak kararın akla gelen ilk sonucu, İran’ın ve Devrim Muhafızları Komutanlığı unsurlarına ev sahipliği yapan ve onlarla “iş yapan” ülkelerin yeni yaptırımlar ile karşı karşıya kalacağı olmaktadır. Bu bağlamda öne çıkan ülkeler, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen olmaktadır. Bu da, Tahran üzerindeki baskının, sadece İran’da değil, İran’ın nüfuz alanına dâhil bu coğrafyalarda da artacağı anlamına gelmektedir.

İsrail’de Başbakan Netanyahu, ABD Başkanı Trump’ın imzaladığı söz konusu karardan büyük bir memnuniyet duyduğunu açıklamıştır.

İran, ABD’nin bu kararına tepki olarak, sorumluluk alanına Ortadoğu da dâhil olan ABD Merkez Komutanlığı (USCENTCOM)’nı terör örgütü sayan bir karar almıştır. Devamı…


ÖNCEKİ GELİŞMELER VE ANALİZLER


23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK BAYRAMI MESAJI

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nin “Büyük Millet Meclisi (BMM)” olarak kuruluşunun 99. yılında, aziz Türk Milleti’nin “23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı”nı kutluyorum.

“23 Nisan”, genel Türk Tarihi bağlamında olduğu kadar, Türk Demokrasi ve Hukuk Tarihi bağlamında da önemli bir yere sahiptir.

Herkes bilir ki; aynı millete mensup olmanın bir ölçüsü de, sevinçlerin ve üzüntülerin ortak olması, bir olayın milletçe aynı şekilde karşılanmasıdır. Eğer milletin bir kesimi “23 Nisan”ı coşku içinde kutlarken, bir kesimi de “23 Nisan”a sırtını dönmüş bir görüntü veriyorsa; bu, millet mensubiyetinin sorgulanmasına yol açar, dolayısıyla hem milli birliğe ve beraberliğe zarar verir, hem de devletin gücünde zafiyete yol açar.

Maalesef Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu durum, bunları dile getirmeyi gerektiriyor.

Bir tarafta, devletimizi ve milletimizi içeriden ve dışarıdan hedef alan bilinçli ve sistemli bir çaba; diğer tarafta, “23 Nisan”ın da bir parçası olduğu milli değerlere sahip çıkmada görülen belirgin zayıflık…

Bugün, hem Türkiye’nin yeni bir milli mücadele verdiğine, yerli-milli olma gereğine işaret ediliyor, hem de milli değerleri hedef alan olaylara/gelişmelere gereken cevap verilmiyor!… Biri, diğeri ile örtüşmüyor. Bir çelişki olduğu açıkça görülebiliyor..

Nerede o eski 23 Nisan coşkuları demekten kendimi alamıyorum.

Üzülüyorum. Endişeliyim. Ama ümitsiz değilim. İnanıyorum ki; Türkiye, bugünleri aramayacağı daha güzel günleri yaşayacak; o günlerde, “23 Nisan”, eskiden olduğu gibi, birlik ve beraberlik içinde, büyük bir coşku ile kutlanacaktır.

Bu duygu ve düşünceler ile, ve “23 Nisan” kutlaması münasebeti ile; başta Milli Mücadeleye önderlik etmiş, Türk’ün Atası, Gazi Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, vatanın düşman işgalinden kurtarılması ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulması ve bugünlere gelmesi uğruna hayatlarını hiçe saymış, kanları ve terleri ile aziz vatan topraklarını sulamış, Türk Bayrağını canlarından aziz bilip kanları ile ona rengini vermiş, isimli-isimsiz bütün kahraman şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimizi rahmetle ve şükranla anıyorum, ruhları şad olsun.

Hayatta olan gazilerimizi şükranla anıyor, onlara esenlik diliyorum.

Bütün şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırları önünde, bir kere daha içten saygı ile eğiliyorum.

Kim ne yaparsa yapsın, kim ne derse desin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk Vatanında ve büyük Türk Milleti’nin himayesinde sonsuza dek yaşayacak; yaşamakla kalmayacak yükselecektir.

Buna olan inancım “tam”dır. Ve benim gibi inanca sahip milyonlarca vatan evladı olduğuna inanıyorum. Onlara da buradan selam olsun…

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

23 Nisan 2019, Ankara/Türkiye Devamı…



SAYIN EKREM İMAMOĞLU’NU TEBRİK EDİYORUM

Devamı…



SAYIN BİNALİ YILDIRIM SİYASETTE NEREYE YÜRÜYOR?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

Sayın Binali Yıldırım hakkında, daha önce, 30 Aralık 2018 tarihli bir yazı kaleme almıştım[i]. O yazımın başlangıcında da ifade ettiğim gibi, siyasal duruşu belli olan birisiyim. Gerek o yazım, gerekse bu yazım, Sayın Binali Yıldırım’a, ne destek için, ne de deyim yerindeyse “köstek olmak” için kaleme alınmıştır. Bu yazıların çıkış noktası, bunlar değildir. Devamı…

"DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ" ÖNCEKİ YAZILARI

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.