ASYA: GÜNCEL GELİŞMELER VE ANALİZLER



SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ RAFİNERİ SALDIRISI: ARKASINDA İRAN MI, ABD Mİ?

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Suudi Arabistan’da Aramco’ya ait iki rafinerinin saldırıya uğraması ve bu suretle ortaya çıkan petrol arzındaki daralma sonrasında, İran’ın adı öne çıkmaya, İran’ı bu saldırı ile ilişkilendirmeye yönelik çabalar devam ediyor. Önce saldırının Yemen’deki İran destekli Husilerin silahlı insansız hava araçları ile yapıldığı öne çıkmıştı. Ancak Husilerin elinde, menzil olarak, Yemen’den Riyad’ın kuzeyindeki Aramco tesislerine ulaşacak insansız hava araçlarının bulunmadığı yavaş yavaş kabul edilmeye başlayınca, saldırı, özellikle ABD tarafından doğrudan İran ile ilişkilendirilmeye başlandı. ABD, sanki Aramco tesislerine yapılmış saldırı İran tarafından gerçekleştirilmiş gibi, bir taraftan İran’a yönelik yaptırımları artırma kararı almış, diğer taraftan da Aramco tesislerine yapılan saldırının Suudi Arabistan’a yapılmış bir saldırı olduğunu açıklamıştır. Açıklamanın, Suudi Arabistan’ı İran’ın karşısına daha çok iteceği açıktır. Devamı…



SUDAN’IN DEVRİK-HAPİSTEKİ DEVLET BAŞKANI ÖMER EL BEŞİR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Bugünkü (10 Eylül 2019) Türkgün Gazetesi’nin 11. sayfasında Sudan’ın devrik ve hapisteki Devlet Başkanı Ömer el Beşir hakkında bir haber var. “Nereden nereye” dedirten bir haber… Haber, ben de o kadar çok şeyi çağrıştırıyor ki… Bu yazı, bu çağrışımları konu edinen bir yazıdır.

Haber, Sudan’ın devrik lideri Ömer el Beşir’in en yakınındaki isim olan Başkanlık Ofisi yöneticisi general Yassir Beşir’in, Ömer el Beşir’in kimlere ne kadar para yardımı yaptığını mahkemede açıklamasını, yani Ömer el Beşir aleyhine tanıklık yapmasını içeriyor. Devamı…



İSRAİL’İN IRAK’TA İRAN HEDEFLERİNİ VURMASI ÜZERİNE

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İsrail’in, 1981’de Irak’ın Osirak nükleer santralini hedef alan saldırılarından sonra, şimdi de Irak’taki İran hedeflerini vurduğu medyaya yansıyor. İsrail, bu yöndeki haberleri yalanlamıyor, dolaylı olarak teyit ediyor. Bu duruma bağlı olarak da, İsrail-İran çatışmasında yeni cephenin Irak mı olduğu (olacağı) soruluyor.[i]

Haberde geçtiği üzere, İsrail’in Irak’a hava saldırısında bulunması yeni bir olay değil. Bundan 38 yıl önce de, İsrail Irak’a hava saldırısında bulunmuş, Irak’taki Osirak nükleer reaktörünü imha etmişti. İsrail’in 1981’deki bu saldırısı, İran İslam Devrimi’nin Şubat 1979’da gerçekleşmiş olduğu, İran-Irak savaşının da Eylül 1980’da başlamış olduğu bir sırada yaşanmıştı. İsrail’in, 1981’de Irak’taki Osirak nükleer saldırısını bu koşullarda gerçekleştirmiş olması dikkat çekicidir. Tabiatıyla, akla gelen soru, İsrail’in İran-Irak savaşı devam ederken 1981’de Irak’a yapmış olduğu saldırının, kimin işine geldiği, kimin için nükleer riski ortadan kaldırmış olduğudur. Devamı…



ABD HİNT-PASİFİK BÖLGESİNDEKİ ASKERİ VARLIĞINI ARTIRIYOR

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ABD’nin, Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması (INF)’ndan çekildikten sonra, Hint-Pasifik bölgesine yeniden/yeni füzeler konuşlandıracağı, bölgedeki askeri üs varlığını güçlendireceği ifade ediliyor[i]. Bu, münhasıran ABD Savunma Bakanı Mark Esper’in açıklamalarına dayandırılıyor. Bunlara bakılarak da, Başkan Trump’ın Asya stratejisinde hedefin ne olduğu sorgulanıyor. Devamı…



ERDOĞAN (AKP) YÖNETİMİNİN ABD VE HDP YAKLAŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Erdoğan (AKP) Yönetiminin ABD yaklaşımı ile HDP yaklaşımı o kadar çok biri birini çağrıştırıyor ki… ABD’ye de, HDP’ye de çok ağır eleştiriler tevcih ediliyor… En yetkili ağızlar, ABD’nin Türkiye’nin milli ve coğrafi bütünlüğünü tehdit eden PKK terör örgütünün Suriye kolu YPG terör örgütüne açıkça ve ciddi şekilde silah/teçhizat verdiğini söylüyor… İçişleri Bakanlığı, HDP’li belediyelerin belediye imkânlarını PKK terör örgütüne kullandırttığını, bunların somut olaylar üzerinden belgeli olduğunu ileri sürüyor…

ABD’nin yaptığı, uluslararası hukukun çok açık ihlalidir. HDP’nin yaptığı da, iç hukukun çok açık ihlalidir. Bu hukuksal ihlallerin, hukukta karşılığı bellidir. ABD’yi karşına alırsın, HDP’yi de kapatırsın… Uluslararası hukuk da, iç hukuk da, buna yol vermekte, yani himaye etmektedir.

Peki, Erdoğan (AKP) Yönetimi, ABD’yi karşısına alıyor mu? Karşısına almadığı gibi, Suriye’nin kuzeyinde ABD ile birlikte hareket etme peşinde…

Peki, Erdoğan (AKP) Yönetimi, HDP’yi PKK terör örgütü ile açıkça ilişkilendirmesine ve elinde belgeler ve ortada HDP mensupları (milletvekilleri ve üyeleri) hakkında verilmiş onca yargı kararı olmasına rağmen, HDP hakkında hukuksal bir süreci başlatıyor mu? Hayır.

ABD’ye de, HDP’ye de, hep söz, söz, söz… Devamı…


ÖNCEKİ GELİŞMELER VE ANALİZLER


GAZİLER GÜNÜ: MESAJ VE BU VESİLEYLE BİR DURUM TESPİTİ

Bugün, 19 Eylül…

Gaziler Günü…

Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş bütün gazilerimizi rahmetle ve şükranla anıyorum. Hayatta olan bütün gazilerimize esenlik içinde bir ömür diliyorum.

Bu topraklar, onlarla vatan.

Milli ve coğrafi bütünlüğümüz, onlarla bugünlere geldi.

Onların aziz hatırları, milli ve coğrafi bütünlüğümüzü koruma inancımızı ayrıca besliyor.

Türkiye, onların aziz hatırları ile, her şeye rağmen istikbale ümitle bakmaktadır.

Hepsini saygı ile anıyor, hepsinin önünde saygı ile eğiliyorum. Devamı…



“AYET-EL KÜRSİ YAZILI PİRİNÇ TANESİ…”

Devamı…



ZAFER AYI, ZAFER HAFTASI VE ZAFER BAYRAMI MESAJI

30 Ağustos Zafer Bayramı denilince hemen akla; 1922 yılının 26 Ağustos’unda başlayan ve 30 Ağustos’unda Dumlupınar’da zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi (Büyük Taarruz)  gelir.

Ancak 30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece “Başkomutanlık Meydan Muharebesi”nde (Dumlupınar’da) kazanılan zafere, Büyük Taarruz’a, işaret etmez. Hem Büyük Taarruz içinde cephelerde kazanılmış zaferler, hem de Türk Tarihinde Ağustos ayı içinde kazanılmış başka büyük zaferler de vardır; bunların hepsine işaret eder. Malazgirt Zaferi (26 Ağustos 1071), Otlukbeli Zaferi (11 Ağustos 1473), Çaldıran Zaferi (23 Ağustos 1514), Mercidabık Zaferi (24 Ağustos 1516), Mohaç Zaferi (29 Ağustos 1521), Kıbrıs Zaferi (01 Ağustos 1571) ve Sakarya Zaferi (23 Ağustos 1921), Türk Milletinin Ağustos ayında kazanmış olduğu diğer büyük zaferlerdendir.

Bütün bu zaferler, Türk Tarihinin şan ve şerefle dolu olmasında Ağustos ayının ayrı/özel bir yere sahip olmasına yol açmıştır.

Onun içindir ki, Zafer Bayramı’nda; sadece Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kazanılmış zaferi değil, yaklaşık bir hafta süren Büyük Taarruz’un her aşamasında (cephelerde) kazanılmış zaferleri ve Türk Tarihinde Ağustos ayı içinde kazanılmış diğer bütün zaferleri de kutlarız.

Ağustos ayında kazanılmış ve altın harflerle yazılmış olarak Türk Tarihinde yerlerini almış olan bu zaferleri bizlere armağan eden ve bugün mensubiyet şuuru içinde bu zaferleri kutlamamıza vesile olan, bu zaferlere bakarak en olumsuz koşullarda bile gelecek konusundaki umudumuzu korumamızı sağlayan, atalarımızı, şehitlerimizi, ebediyete intikal etmiş gazilerimizi, “zafer ayı”, “zafer haftası” ve Zafer Bayramı” münasebetiyle, bir kere daha rahmetle, şükranla anıyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet, olsun.

Türk Milletinin milli ve manevi değerlerden beslenen yüksek karakterinin ürünü olan bu zaferler, bize ışık olmaya ve yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.

Zafer ayınız, zafer haftanız ve  30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 24 Ağustos 2019. Devamı…

"DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ" ÖNCEKİ YAZILARI

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel/Fax: +90 312 235 1841

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.