ASYA: GÜNCEL GELİŞMELER VE ANALİZLER



ALMANYA’NIN VATANDAŞLIK HAMLESİ SIRADAN GÖZÜKSE DE GERÇEKTE ÇOK CİDDİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Almanya, geçtiğimiz günlerde, dikkat çekici bir haber ile yazılı medyada gündeme gelmişti… Alman vatandaşı olduktan sonra, “izinsiz” olarak, 2000 yılından sonra yeniden Türk vatandaşlığını aldığı tespit edilen 1 milyon civarında Türk kökenlinin Alman vatandaşlığı iptal edilmiş… Almanya, sonradan izinsiz olarak Türk vatandaşlığına geçenleri, Türkiye’de Yüksek Seçim Kurulu  (YSK) tarafından yayınlanan seçmen listeleri üzerinden tespit etmiş…

Almanya’nın bu kararı, anlamı/etkileri itibarıyla, Türkiye için, hem iç hem de dış politika açısından önemlidir. AKP/Sayın Erdoğan iktidarının dış politika anlayış ve uygulamasının yanlışlığına işaret eden güncel yeni bir işaret niteliğindedir. Türk iç politikasına yansımasının çok belirgin olacağı düşünülen bir karardır. Niçin böyle görüldüğüne aşağıda maddeler halinde açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Devamı…



ABD’NİN MÜSLÜMAN UYGUR TÜRKLERİNE İLGİSİNİN ÇAĞRIŞIMLARI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

ABD Senatosu’nda, Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Doğu Türkistan)’nde Müslüman Uygur Türklerine yönelik, “Uygur Human Rights Policy Act (Uygur İnsan Hakları Politikası Yasası)” tasarısı kabul edilmiş.[i] Senato’dan geçen metne göre; Pekin’in Müslüman Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerine karşı, Washington Çin Hükümeti yetkililerine yaptırımlar uygulayabilecek. Bölgedeki işkence, yargısız gözaltı, zorla kaybolma ve insan haklarının “açık ihlali” olayları. takip edilecek. Bu fiiller, faillerini de içerecek şekilde, bir rapor halinde düzenli olarak Kongre’ye sunulacak.

Hiç kuşku yok, önemli bir gelişme. Devamı…



YENİ SİSTEMDE HUKUKSAL AÇIDAN ASKERİ HAREKÂTIN SEVK VE İDARESİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

İdlib’de 33 Türk askerinin şehit düştüğü günlerde televizyon ekranlarındaki bazı görüntüler nedeniyle, “yeni sistemde” Milli Savunma Bakanı’nın Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları ile olan ilişkilerine değinme ihtiyacı duymuş ancak, acının dorukta olduğu bir sırada yanlış anlaşılabilirim endişesiyle o günlerde bunu yapmamıştım.

Televizyon ekranlarındaki o görüntüler, bana göre, bir anlamda, yeni sistemde Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanı’na “ayrı ayrı bağlı ve sorumlu” olmasının nasıl anlaşıldığına işaret ediyordu. Konu hakkında kitaplar dâhil akademik çalışmaları olan bir uzman olarak, Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarının Milli Savunma Bakanı’na “ayrı ayrı bağlı ve sorumlu” olmasının bu görüntülerde ifadesini bulduğunu düşündüğüm uygulamasının hukuken yanlış olduğunu düşünüyorum. Devamı…



ULUSLARARASI HUKUK IŞIĞINDA TÜRKİYE’NİN SURİYE’DEKİ (İDLİB’DEKİ) ASKERİ VARLIĞI

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Türkiye İdlib’de 34 askerini şehit vermesinin acısını yaşarken, iç ve dış kamuoyunda bir sorgulama var ki, yetkililerden Türkiye’nin Suriye’deki (İdlib’deki) varlığına dair açıklamaları duyuyoruz.  Türkiye’nin, “Suriye halkı davet ettiği için Suriye’de olduğu” ifade ediliyor, zaman zaman da Adana Protokolü’ne işaret ediliyor.

İdlib üzerinden Suriye krizinde bugün gelinen noktada, iç ve dış kamuoyunda Türkiye’nin aleyhine “istismarları” önlemek için, Türkiye’nin Suriye’deki varlığının hukuksal dayanağının açık ve net olarak ortaya konulmasına ihtiyaç vardır. Eğer konu tezekkür edilip bu ortaya konulur ve her yetkili açıklamasında bu suretle aynı hukuksal gerekçelere işaret eder ise, hem kafalarda soru işaretleri olmaz, hem istismarların önü kesilmiş olur, hem de Türkiye kendi eliyle ileride kendisine yeni gaileler için kapı aralamamış olur. Devamı…



İDLİB: ULUSLARARASI HUKUK VE KORONA VİRÜSÜ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Sayın Erdoğan’ın İdlib konusunda muhataplarına verdiği süre dolmak üzere… Son üç güne girildi… Evet, Türkiye’nin İdlib’deki varlığı “önleyici savunma” kapsamında görülebilir, Türkiye Suriye’de terörizmle mücadele edebilir ama, bir de bu işin “aması” var… Devamı…


ÖNCEKİ GELİŞMELER VE ANALİZLER


1974 KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI’NIN YILDÖNÜMÜ MESAJI

Kıbrıs Türklerinin kendi topraklarında egemen olmasının, özgür ve bağımsız olarak yaşamasının önünü açan 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 46. yıldönümünde; başta “Kıbrıs Davası”nın asla unutulmayacak ismi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin “Kurucu” Cumhurbaşkanı “Gazi” Rauf R. Denktaş olmak üzere, bu harekata katılarak bu harekatta şehit düşen, gazi olan ve ter döken Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kıbrıs Türk Mukavemet Teşkilatı mensupları ile, isimli-“isimsiz” bütün sivil kahramanları şükranla anıyorum.

Şehitere ve sonradan ebediyete intikal etmiş bütün gaziler ile “bilinmeyen” kahramanlara yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhları şad olsun.

Hayatta olan gazilere ve “bilinmeyen” kahramanlara esenlik diliyorum.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Tarihi’nin şanla ve şerefle dolu sayfalarında yerini almıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bunun bugüne gelmiş, yaşayan nişanesidir. Bu nişane, egemen ve bağımsız bir devlet olarak, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın aziz hatırası ile birlikte, sonsuz kadar yaşayacaktır.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk

ASCMER Başkanı

Ankara, 20 Temmuz 2020 Devamı…



TARİH YALAN SÖYLEMEZ. SAHİP ÇIKILIP İSTİFADE EDİLMELİ.

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Tarih, çok boyutlu ve önemli bir disiplin…

Demokratik-meşru seçimler üzerinden ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerilerine almış olan siyaset adamları için, tarih, ayrıca ve özellikle önemlidir.

Niye?

Çünkü tarih/tarihçi, ülke yöneticilerine ışık tutar. Tarihin/tarihçilerin tuttuğu ışık, onları, ya geçmişte yapılmış hatalara düşmekten korur ya da geçmişte elde edilmiş başarıların güne uyarlanmış olarak tekrarlanmasına imkân ve fırsat verir. Yani tarih, aynı zamanda faydacı bir disiplindir. Onun içindir ki, tarihin faydacı işlevine aracılık etmek tarihçinin görevlerinden kabul edilir.

Tarihçi, bu belirttiğim işlevi ile, ülkeyi yönetme sorumluluğunu üzerilerine almış siyaset adamlarının ülke kaynaklarını yerinde kullanmasına, yani ülke insanlarının dara/sıkıntıya düşmemesine, aydınlık-güzel günlere kavuşmasına, dolaylı ama önemli katkı sunar. Devamı…



MHP’DEKİ MEVCUT YÖNETİM VE HAS PARTİ/SAYIN NUMAN KURTULMUŞ ÖRNEĞİ

Prof. Dr. Osman Metin Öztürk, ASCMER Başkanı

Genel Başkan Sayın Bahçeli’nin ifadesiyle, MHP, “son kale”dir.

Ne demek, “son kale”?

Anladığım, AKP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerinin ve “milli” karakterinin korunmasına ve geleceğine dair artan bir endişe ortaya çıkmış; MHP diyor ki; “vatandaşlarımız endişe etmesin, MHP var, MHP ‘son kale’dir, buna geçit vermez.”

Doğru. Niye?

Çünkü MHP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerine ve “milli” karakterine sahip çıkan bir partidir. Özü, felsefesi budur. Bu,  tüzel kişiliğine vücut veren resmi belgelerde de ifadesini bulmuştur.

Peki, O zaman sorulmaz mı; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş değerlerinin ve “milli” karakterinin korunmasına ve geleceğine dair artan endişe AKP iktidarında ortaya çıkmışsa ve bu endişe azalmıyor, devam ediyorsa, MHP’nin Cumhur İttifakı’nda, AKP’nin/Sayın Erdoğan’ın yanında, işi ne? Devamı…

"DİĞER KONULAR/DUYURU KÖŞESİ" ÖNCEKİ YAZILARI

E-mail: bilgi@ascmer.org

Tel: +90 532 414 48 98

Dükkan
© 2014 Tüm Hakları Saklıdır. Sitedeki yazılar ve analizler kaynak gösterilmeden kullanılamaz.